Katar Dünya Barışına Ne Katar?

12 Haziran 2017 09:59

Ramazan ayının yarısını geçtiğimiz bu günlerde havalar serin hatta yağışlı geçerken  gündem oldukça sıcak. Suni olarak oluşturulan Katar krizi bence dünya barışına bir şeyler katacak.



Çünkü uluslararası oyuncuların   menfaate ve savaş ekonomisine dayalı stratejileri, daha doğrusu maskeleri düştü. Düşman ilan eden, her türlü yaptırım uygulanması için diğer ülkelere de baskı yapan süper güçler senaryoları ters tepince arabulucu olmak ve çözüm üretme adına Katar’a teklifte bulunmaları sonrasında Katar’dan yüz bulamamaları bence siyasi karizmanın yerlerde sürünmesine yol açtı. Ülkemizin krizin ilk gününden beri tutumu ve yaklaşımı çok yerinde doğru . Katar terör örgütlerine el altından silah mı vermiş, ekonomik destekte mi bulunmuş, ayrılıkçı sosyal yaralara tuz mu basmış? Ne yapmış dünya barışını zedeleyici? Hiç, sadece hiç. İş tamamıyla her zamanki gibi silah tüccarı çok uluslu şirketlerin ülke yönetimlerine olan baskıları ve daha çok kriz, daha çok savaş, daha çok para mantalitesinden başka bir şey değil… Bu suni krizi çıkartan ve müeyyide uygulayan ülkeler bir bir çözülüyorlar. Ekonomik olarak bu yaklaşımlarından zarar görmeye başlayan ülkeler u dönüşü yapmaya başladılar.

Burada Arap ülkelerinin tutumları maalesef utanç verici. Uydu yönetim sergileyen zihniyetteki arap yarımadasındaki ülke yönetimlerine bir gün gelir deve kuşu misali kendi başlarına çorap örülür ve kurtuluşları olmaz. Uluslararası arenada kuruluşlar nasıl böyle basit bir senaryoya seslerini çıkartmıyorlar anlayamıyorum. Kaynak sömürüsü ve kaynaklara kolayca konma amacından başka bir amacı olmayan bu yaklaşımlar 2017 yılında sökmüyor artık. Ülkeler arasında basit konuları kaşıyarak, yara yapıp, sonra bir ülkeye-terörist gruplara  silah satıp, diğerini vurdup, sonra da diğerine koruma amacıyla silah satıp, savaşı körüklemek. Hep böyle olmadı mı? İran Irak savaşı onlarca yıl sürmedi mi? Körfez savaşında Irak’a “ Sen Küveyt’e gir denmemiş miydi?” Şimdi durum farklı ve Katar dünya barışına çok şey katacak. 

Ramazan ayında nefsani duygular tamamıyla  yerini insani değerlere bırakmış durumda. “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir”  anlayışı bu ayda daha da yerini buluyor. Sözün anlamını bulduğu , insan olma onurunu birlikte yaşadığımız bu ay dopdolu geçmesini temenni ediyorum. Belki de açlığı hissederek, yokluğun ne demek olduğunu yaşayarak öğreniyoruz.

Dünyanın neresinde olursa olsun  Müslüman kardeşlerimize uygulanan ve Ramazan ayının gereklerini yaşamada bile yapılan  kısıtlama ve işkenceler kabul edilebilir değil. Dünyanın neresinde olursa olsun mazlumun en azından kalben ve yürekten yanında olmayı arzuluyoruz.  Dua ediyoruz şimdilik. Rabbim inancı, rengi, milleti hangisi olursa olsun eziyet çeken ,  mağdur olan herkesi bu Ramazan ayının merhamet iklimi içerisinde kurtuluşa ulaştırsın.

Ramazan sofralarımızı fakir sofraları ile paylaşmak gerekiyor bu ayda. İsrafı bile aşan ve adeta 1001 çeşit yiyeceğin olduğu sofraların fotoğraflarının bu ayda sosyal medyada paylaşılması kabul edilebilir değil. İftarda yiyeceğini temin etmede sıkıntı yaşayanların gözüne sokarcasına bu egoizm dürtülerini bu ayda kontrol etmek lazım.  Ne olur bir fakiri sevindirsek, bir yetimin başını okşasak, onlara kol kanat gersek? Yardımlaşma ve dayanışma bu ayda daha fazla  lazım . Yerel yönetimlerimizden bazılarının fakir fukarayı rencide etmeden ayağına iftarlığını götürdüğünü biliyorum. Veren el alan elden üstündür elbette. Allah düşürmesin. Ama düşene de yardımcı olmak bizim boynumuzun borcu. Herkes öncelik sırasına göre bunu ifa ederek fakir kardeşlerimize kol kanat gererek dini vecibemizi de en iyi şekilde yerine getirmiş oluruz.

"Sosyal Belediyecilik” kavramının önemini yeterince kavrayamamış belediye başkanlarına sade bir vatandaş olarak  diyorum ki “ Gece aç yatan bir yetimin vebali sizin boynunuzdadır. Bunun hesabını iki dünyada veremezsiniz. İki yakanız da bir araya gelmez.” Zengin olanların ve sadece  protokolün yer aldığı iftar davetleri yerine ,  rencide etmeden fakirin ayağına kadar gıda ve diğer sosyal desteklerde en yüksek seviyede bulunulması gereken bir aydır Ramazan. Gereğince davranıp bu hassasiyetle vicdanının sesine göre Şehr-i Emin olanlardan da Allah razı olsun.

Ramazan ayının merhamet iklimi içinde ailenizle birlikte  en güzel günlerin sizin olmasını temenni ederek saygılar sunarım.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle