Budizm’de anlatılan dört bardağın hikâyesi, yola çıkmakta başarısız olan insanların hikâyesidir.
Fırsatların göz önünde ve bolca olmasına rağmen üst benliklerine asla ulaşamaz ve dönüşemezler.
Bu durum dört karakter ile anlatılır.
1-Dolu bardak:
Bir bardak dolu olduğunda, üzerine bir şey ekleyemezsin. Bu durum, ‘her şeye bir cevabı olan’ insanlar için geçerlidir. Bu insanlar kendi fikirleri ve bakış açılarıyla dolu oldukları için gerçeklik veya yeni iç görülere kapalıdırlar. Zihin bardağınızı boş ve açık tutun.
2-Kirli bardak:
Bir bardak kirli olduğunda içine dökülen her şeyi kirletir. Bu durum aklı önyargı, ayrımcılık ve yanlış öngörülerle dolu insanlar için geçerlidir. Bu insanlar kaba oldukları gibi asil düşünceleri öğrenip hayatlarına entegre etmeleri imkansızdır. Zihin bardağınızı zehirli maddelerden arındırıp temiz tutun.
3-Ter çevrilmiş bardak:
Bir bardak ters çevrildiğinde, içine hiçbir şey doldurulamaz. Bu durum, akılları yıkanmış insanlar için geçerlidir. Bu insanlar, ‘Benim inancım tek gerçektir’ derler. Zihin bardağınızı böyle illüzyon ve hayallerden uzak tutun.
4-Çatlak bardak:
Bir bardak çatladığında, içine hâlâ su veya çay doldurabilirsiniz, fakat sıvı çatlaklardan sızar, içinde kalmaz. Bu durum, belki iyi niyetleri olan ama umursamaz, ihmalkâr ve bağlılıklarını sürdüremeyen insanlar için geçerlidir. Zihin bardağınızı, odak ve disiplininizi koruyarak çatlamaktan uzak tutun.
Bu öğretiyi hayatında uygulayanların faydasını göreceklerine inanıyorum.
Özetle; öğrenmeye açık olmalıyız, zihnimizi temiz tutmalıyız, hayalci değil gerçekçi olmalıyız, zihnimize aldıklarımızı hafızamızda tutmayı başarmalıyız.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
YONCA BADERNA
Dört Bardağın Hikâyesi
Budizm’de anlatılan dört bardağın hikâyesi, yola çıkmakta başarısız olan insanların hikâyesidir.
Fırsatların göz önünde ve bolca olmasına rağmen üst benliklerine asla ulaşamaz ve dönüşemezler.
Bu durum dört karakter ile anlatılır.
1-Dolu bardak:
Bir bardak dolu olduğunda, üzerine bir şey ekleyemezsin. Bu durum, ‘her şeye bir cevabı olan’ insanlar için geçerlidir. Bu insanlar kendi fikirleri ve bakış açılarıyla dolu oldukları için gerçeklik veya yeni iç görülere kapalıdırlar. Zihin bardağınızı boş ve açık tutun.
2-Kirli bardak:
Bir bardak kirli olduğunda içine dökülen her şeyi kirletir. Bu durum aklı önyargı, ayrımcılık ve yanlış öngörülerle dolu insanlar için geçerlidir. Bu insanlar kaba oldukları gibi asil düşünceleri öğrenip hayatlarına entegre etmeleri imkansızdır. Zihin bardağınızı zehirli maddelerden arındırıp temiz tutun.
3-Ter çevrilmiş bardak:
Bir bardak ters çevrildiğinde, içine hiçbir şey doldurulamaz. Bu durum, akılları yıkanmış insanlar için geçerlidir. Bu insanlar, ‘Benim inancım tek gerçektir’ derler. Zihin bardağınızı böyle illüzyon ve hayallerden uzak tutun.
4-Çatlak bardak:
Bir bardak çatladığında, içine hâlâ su veya çay doldurabilirsiniz, fakat sıvı çatlaklardan sızar, içinde kalmaz. Bu durum, belki iyi niyetleri olan ama umursamaz, ihmalkâr ve bağlılıklarını sürdüremeyen insanlar için geçerlidir. Zihin bardağınızı, odak ve disiplininizi koruyarak çatlamaktan uzak tutun.
Bu öğretiyi hayatında uygulayanların faydasını göreceklerine inanıyorum.
Özetle; öğrenmeye açık olmalıyız, zihnimizi temiz tutmalıyız, hayalci değil gerçekçi olmalıyız, zihnimize aldıklarımızı hafızamızda tutmayı başarmalıyız.