Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Yalova’da Trafik ve Sorunları

Yazının Giriş Tarihi: 12.12.2011 05:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.12.2011 05:00

Yayaların, hayvanların ve araçların karayolları üzerindeki hâl ve hareketlerine “Trafik” denir.

Trafik, bir kurallar bütünüdür. Trafik kuralları eksiksiz işlediğinde, sağlıklı bir trafik düzeni sağlanır. Trafikte kimse istediği gibi davranamaz. Yayalar istedikleri yerden karşıdan karşıya geçemedikleri gibi, araç sürücüleri de karayollarında istedikleri gibi süratle gidip, istedikleri yerde dönüş yapıp, istedikleri yerde kalıcı park yapamazlar.

Trafik düzeni sağlıklı olduğunda, yaşadığınız kent de sağlıklı demektir.

Daha önce trafik ile ilgili olarak tekrar tekrar yazdığım konuları bir arada toparlamaya çalıştım. Umarım bir işe yarar.

***



GÖZÜME ÇARPANLAR:

Yaya Yolu ya da Yaya Kaldırımı: karayolunun, taşıt yolu kenarı ile gerçek veya tüzel kişilere ait mülkler arasında kalan ve yalnız yayaların kullanımına ayrılmış olan kısmıdır.

Tanımdaki “YALNIZ YAYALARIN KULLANIMINA AYRILMIŞ OLAN KISMI” ibaresine dikkatinizi çekerim.

Bütün yerleşim merkezlerinde yaygın bir yaya kaldırım ağının bulunması, bu kaldırımların sadece yayalara ait olması, yayaların temel hakkıdır

Yaya kaldırımları, yayalar içindir, araçların park etmesi ve masa sandalye konulması için değil !...

Kaldırımı işgal etmiş araçlar için örnek mi istiyorsunuz, herhangi bir zamanda Fatih Caddesi- Hürriyet Sokak’a girin, kaldırımı işgal etmiş araçları göreceksiniz.

Yalova’da kent merkezinde bazı kaldırımlarda yürürken, başınıza süpürge, paspas, tuvalet temizleme fırçası, eteklik, bluz, pantolon, şort, iç çamaşırı, gecelik, hatta kurutulmuş patlıcan- biber çarpıyor.

Yazları Gazipaşa Caddesi’nde; yazları ve kışları güzel havalarda Huzur Sokak’taki kaldırımlara yemek masaları konuyor. Yayalar da, kaldırımlar yemek masalarıyla dolu olduğu için yolun ortasından yürümek zorunda kalıyor. Karşıdan ya da arkadan gelen otomobil ya da kamyonet, yayaya yoldan çekilmesi için korna çaldığında, yayalar, nereye kaçacaklarını bilemiyor.. Masa ile dolu kaldırımların arasındaki yol, aynı anda hem araç, hem de yaya trafiğine açık olabilir mi? Burada meydana gelebilecek bir kazanın sorumlusu kimdir?

Olaya bir de, kaldırıma konmuş masada yemek yiyenin gözünden yaklaşalım. Yanınızdan geçen otomobil yol tıkandığı için durduğunda, otomobilin eksozundan çıkan gazı düşünün. Bu şekilde yemek yemek ne kadar sağlıklıdır?

Kent merkezinde, hafta arasında ve iş gününün en hareketli saatlerinde, ana caddelerde, cadde kenarındaki binada yapılan inşaat nedeniyle kaldırımlar kapatılabiliyor. Yayalar da, kaldırımda yürüyemedikleri için araç trafiğinin yoğun olduğu yola çıkmak zorunda kalıyor. Oysa, her isteyen kaldırımı işgal edemez. Bunun bir müeyyidesi vardır. Yol kenarında bir inşaat varsa, inşaat sahibi, kaldırımı yaya kullanımına kapatamaz.

Bakın Trafik Kanunu’nun 13 ncü Maddesinde ne yazıyor:

“ Şehir içi karayolu kenarında çeşitli tesislerin yapımı süresince; kaldırımlarda tünel, tünel aydınlatılması ve benzerlerini yaparak güvenli geçiş sağlamak ve yaya yollarını trafiğe açık bulundurmak zorundadırlar. Bu çalışmalar sırasında meydana getirilen tehlikeli durum ve engeller bütün sorumluluk, bunları yaratan kişilere ait olmak üzere zabıtaca kaldırılır, yapılan masraflar sorumlulara ödetilir.”

Maddede bir de para cezası var, onu yazmadım.Ana caddelerde, kaldırımı kapatan inşaatlar, herhalde benden başkasına gözükmedi- gözükmüyor (!)

Kent merkezinde bisiklet yolları yetersiz olduğu ve bazı yerlerde de araç sahipleri bisiklet yollarını park yeri olarak kullandığı için, bisikletliler kaldırımları kullanıyor. Kaldırımda sakin sakin yürürken birden yanınızdan sessizce ve hızla bir bisiklet geçiyor. O an ters bir hareket yapacak olsanız, bunu canınızla ödeyebilirsiniz.

Taşıt yolunda, yayaların güvenli geçebilmelerini sağlamak üzere, trafik işaretleri ile belirlenmiş alanlara “Yaya Geçidi” denir.

Yalova’da yaya geçitleri eksik ve mevcutlar da genellikle son derece yetersizdir. Trafiğin yoğun olduğu bazı yerlerde yaya geçidi hiç yoktur. Örneğin Şehit Ömer Faydalı Caddesi’nde, Tonami Meydan ağzından Yusuf Ziya İlköğretim Okulu kavşağına kadar olan bölümde yaya geçiş yeri yoktur. En azından ben fark etmedim. Özellikle UEDAŞ’a gitmek zorunda olanların kullanması için onun önünde bir yaya geçidi olması gerekmez mi ? Bu cadde üzerindeki özel hastanenin önünde de yaya geçidi yok. İlginçtir bu bölümde, Çınarcık yönünden gelen araçların hastaneye girişi için kavşak veya dönüş yeri de yok.

Cumhuriyet Caddesi’nin Cumhuriyet Meydanı ağzındaki yaya geçit yerinde de, yaya geçidin üzerinde taksi durağı var.

Yalova kent merkezindeki hemen hemen tüm cadde ve sokaklar araç park yeri olarak kullanılıyor.. Oysa karayolları, araç trafiği içindir, park yeri olarak kullanmak için değil !..Bu durum bilinmesine rağmen, otopark konusu çeşitli nedenlerle yıllardır ihmal edilmiş durumda...

Trafiğin en yoğun olduğu saatlerde bile, Fatih Caddesi ve Şahin Sokak’taki köprülerin üstü iki taraflı araç park yeri olarak kullanılıyor.

Park yeri düşünülmeden, sokak içinde veya ana caddede bir hastane veya iş yeri açılmasına izin vermek demek, o civarda bulunan bütün sokakların park yeri olarak kullanılmasına göz yummak demektir. Bu nedenle, özel hastanelerin bulundukları sokak ve civar sokaklar yoğun bir araç park yeri konumuna düşürülmüştür.

Birkaç senedir Gazipaşa Caddesi, yazları gezinti amaçlı düşünülmesine rağmen, özellikle motosikletliler ve bazı devriye unsurları hâlâ bu caddeyi kullanıyor.

Cumhuriyet Meydanı’nın kuzeyindeki deniz otobüsü terminali, kent merkezinin yoğun trafik baskısı altında kalmasına, burada ayrıca yoğun bir otopark ihtiyacına neden olmaktadır.

Hızlı Feribot İskelesi’nde, yolcuların özel araçları ile taksiler, yol üstünde bekliyorlar. Bu da hem yoğunluk hem de çirkin bir görüntü yaratıyor.

Yalı Caddesi’nde, Cumhuriyet Meydanı istikametinden gelen araçların Hızlı Feribot İskelesi’ne girişleri plânlanmamış zannediyorum. Bu istikametten gelen araçlar, Araştırma Enstitüsü önünde “U Dönüşü” yapıyorlar. Bu durum son derece tehlikelidir. Bir zamanlar burada “U Dönüşü Yapılmaz” işareti vardı, neden kaldırıldı bilmiyorum.

Karayolları Trafik Kanunu Madde 53’e göre: sağa dönüşlerde sürücüler; sağ şeride girmeye, dar bir kavisle dönmeye, dönülen karayolunun en sağ şeridine girmeye zorunludur.
Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü karşısındaki Süvari Sokak’ta, sağa dönüş için sağa yanaşan bir aracın, dar bir kavisle sağa dönmesi mümkün değildir. Sokak burada dar bir açı yaptığı için, sağa dönebilmek için sola yanaşmak ve geniş bir açıyla sağa dönmek gerekiyor.

Süvari Sokak’ta Yalı Caddesi’nin karşı tarafına geçiş de, son derece tehlikeli…Karşıya geçmek için ileri yanaşan araçların sağdan Tonami Meydanı’ndan gelen araçları görebilmeleri çok zor.

Çiftlikköy istikametine gidecek minibüs, Yalı Caddesi’ndeki otelin yanındaki boşluktan kalktıktan sonra, Cumhuriyet Meydanı’na yöneliyor. Göbekten döndükten sonra Yalı Caddesi’nden yolcu ala ala Tonami Meydanı’na doğru ilerliyor. Sağda, eski itfaiyenin bulunduğu bölgeden de yolcu aldıktan sonra sola dönüyor.

Bu sırada kent içinden gelen veya hızlı feribottan inip Bursa istikametine gidecek araçlar, kavşağa kadar gelip ışıkta duruyor. Işıklar araçlar için yeşil yanınca, sağdaki Çiftlikköy minibüsleri sola dönerken, yolun ortasından veya solundan gelen araçlar dümdüz Bursa yönüne devam etmek isteyince, birbirlerinin yolunu kesiyor.

İstanbul Caddesi’nden gelip, Çiftlikköy istikametine gidecek araçlar da, burada sola yanaşmaya kalkınca, iskele tarafından gelen araçların yolunu kesiyor.


Yalova Valiliği bahçesine giriş Yalı Caddesi’nden…Bu bölgede bahçe kapısının ilerisinde, orta refüjde araç geçişi için yer ayrılmış. Valilik bahçesinden çıkan araçlar, hem sağa, hem de yolun karşısına geçerek sola dönebiliyorlar. Burada yol kenarına araçlar da park ediyor. Bu durumda bahçeden çıkış zorlaşıyor.

İl Merkez Jandarma Komutanlığı bahçe girişi de Yalı Caddesi üzerinde…Hem Valilik, hem de Jandarma Komutanlığı bahçesinden çıkıp karşı yola geçecek araçlar yolu kesiyor.



ÖNERİLER:

Yaya kaldırımlarında yürürken, süpürge, paspas, vb. objelerin yayaların başına çarpmasının önüne geçilmelidir.

Gerek Gazipaşa Caddesi’nde, gerek Huzur Sokak’ta, kaldırımlara masa konulduğu zaman, bu cadde ve sokak araç trafiğine kapatılmalı, ortadan geçiş yeri sadece yayalara ait olmalıdır. Buralarda bulunan dükkânların ihtiyaçları için, kısıtlı belirli saatlerde, örneğin sabah erken saatlerde, cadde ve sokak araç trafiğine açılmalıdır. Eğer bu cadde ve sokaklar devamlı olarak araç trafiğine açılacaksa, yaya kaldırımlarına masa konması önlenmelidir.

Yol kenarındaki binalarda inşaatların yaya kaldırımlarını engellemesinin önüne geçilmeli, kanunun bu konuda öngördüğü yaptırımlar ve cezalar asla hoşgörü gösterilmeden uygulanmalıdır.

Bisiklet kullananların, yaya kaldırımları kullanması önlenmelidir.

Yalova’da tüm yaya geçitlerinin yeni baştan ve özenle düzenlenmesi gerekir. Özellikle Şehit Ömer Faydalı Caddesi üzerinde Hastane, UEDAŞ, Cumhuriyet Caddesi kavşağı, İl Özel İdaresi ve alışveriş merkezi önünde yaya geçit yerleri (trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları, yer işaretleri gibi…) uygun trafik işaretleri ile belirlenmelidir. Konuya ilgi duyanların deniz otobüsüyle karşı kıyıya geçip Kartal’daki ya da Bağdat Caddesi’ndeki yaya geçiş yerlerini görmelerinde yarar olacağını düşünüyorum.

Kent merkezindeki yaya geçiş yerlerinde, yaşlıların ve tekerlikli iskemle kullananların emniyetle karşıdan karşıya geçebilmesi için refüjlerin yaya geçidine denk gelen bölümleri yüksek set halinde bırakılmamalı mutlaka yol seviyesine indirilmelidir.

Trafiğin yoğun olduğu yerlerde, (örneğin Cumhuriyet Caddesi- İstanbul Caddesi- Çeşme Sokak kavşağında) her zaman trafiği rahatlatıcı elemanlar olmalıdır. Trafik kurallarına uymayanlara, örneğin kavşaklarda “U Dönüşü” yapanlara, kask takmayan motosiklet kullananlara vb. asla hoşgörüyle yaklaşılmamalıdır.

Fatih Caddesi ve Şahin Sokak’ta bulunan köprü üzerlerinin araç park yeri olarak kullanılmasının önüne geçilmelidir.

Şehir içinde özel hastane gibi kurumlara izin verilirken, araç park yerleri mutlaka ayrıntılı şekilde incelenmeli ve ona göre ruhsat ya da işletme izni verilmelidir.

Otopark sorununun çözümü için neden yer altı katlı otoparkları düşünülmüyor ? Örneğin, Cumhuriyet Meydanı’nın, Cevdet Aydın Parkı’nın ve Pazar yerinin altında 2-3 katlı otopark yapılabilir.

Ayrıca, Atatürk İlköğretim Okulu’nun bulunduğu yer, kanaatime göre bir okul için uygun değildir. Burası kentin hava alması için meydan olarak düzenlenebilir ve bu meydanın altı katlı otopark olabilir.

Gazipaşa Caddesi’ne her türlü motorlu aracın ve motosikletin girmesi kesinlikle önlenmelidir.

Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü karşısındaki Süvari Sokak’ta, sağa dönüşü kolaylaştırmak için, yolun sağ ucu iki- üç metre yola dahil edilse, sağa yanaşan bir aracın, dar bir kavisle sağa dönmesi mümkün olur.

Bu bölümdeki orta refüjü de Tonami Meydanı’ndan gelen araçların görünebileceği şekilde alçaltmak veya tamamen kapatmak gerekiyor..


Tonami Meydanı’na girişte Yalı Caddesi’nden gelen araçlar ile İstanbul Caddesi’nden gelen araçların birbirlerinin yolunu çapraz kesecek uygulamanın önüne geçilmelidir. Yalı Caddesi’nden gelen Çiftlikköy araçları, sağa yanaşıp eski itfaiye önünden yolcu almamalı, Pazar yerinden itibaren sola yanaşarak yollarına devam etmelidirler..

Tonami Meydanı’nda trafik, alt ve üst geçişlerle kesintisiz akmalıdır. Eğer bu kavşak şimdiden düzenlenmezse, 10 - 15 sene sonra buradaki karmaşa önlenemez hale gelecektir.

Hızlı feribot iskelesinde park yeri eksikliğinin giderilmesi için, bu bölgede yol kenarında bulunan büfe ile (1999 depreminden sonra Defterdarlık binası ile birlikte prefabrik olarak yapılan) Polis Merkezi’nin kaldırılarak onların alanına park yeri yapılmasının uygun olacağını düşünüyorum..

Kanaatimce, Yalova Valiliği bahçesine giriş Yalı Caddesi’nden değil de, Sefabey Caddesi’nden olursa, Yalı Caddesi’ndeki trafik kesilmemiş olur. Ayrıca, İl Merkez Jandarma Komutanlığı’nın Yalı Caddesi’ndeki girişinin kapatılması ve girişin valilik bahçesinden olması, trafiği rahatlatması ve emniyet açısından daha uygun olabilir.

Trafik konusu içinde ilk anda akla gelmese de, kent merkezinin (havacılık kurallarına uygun) acil bir helikopter pistine ihtiyacı vardır.

Yine trafik ile ilgili bir konu olarak düşünülmemesine rağmen, Fatih Caddesi’nde cadde kenarına bırakılan çöp konteynırlarının, cadde üzerine değil de, konteynırlar için belirlenen yerlere konulmasına dikkat edilmelidir.

Trafik, ulaşım içinde düşünüldüğüne göre, yazları veya uygun mevsimlerde, Yalova’nın sahil ilçeleri arasında deniz ulaşımının neden yapılmadığını bir türlü anlayabilmiş değilim. Çiftlikköy- Yalova- Çınarcık arasında (Üsküdar- Beşiktaş arasında olduğu gibi) pekâla deniz motorları çalışabilir.

Yapılan açıklamalara göre, 2012 yılı Şubat ayı itibariyle Yalova’da toplu taşımaya dönüşümün hukuki süreçleri tamamlanacak, ardından yeni otobüsler akıllı kart sistemiyle yeni güzergâhlarda hizmete gireceklermiş. Halen güzergâh belirlemesi yapılıyormuş.

Konu hakkında çalışma yapanlara üstün başarılar diliyorum. Zor bir konu…Kanaatimce, Yalova’nın Ulaşım plânlamasında:
* Kent içi ulaşım,
* Mevcut ulaşım araçları ve bunların değişim ve dönüşümü,
* Pazar yerinin yeri,
* Çevre ilçe ve köylere ulaşım için garaj yeri, plânlamada (çevre ilçe ve köy minibüs garajı yeri uygun mudur) öne çıkacak ve herhalde bu unsurlar esas baz alınacaktır.

Bu konuların, (günlük yaşam kaygıları göz önüne alınarak değil de) şehrin gelişim plânı ve gelecekteki kentin alacağı konum göz önüne alınarak plânlanması gerekir.

Kent merkezi için ulaşım toplu taşımaya dönüştürülmeli, dolmuşlar merkezi ve toplu taşıma dışında kalan alanları besleyecek biçimde yeniden plânlanmalıdır.

Kent içindeki dar virajlar ve sokaklar, büyük otobüslerden ziyade minibüsler için daha uygun olduğu herhalde gözlerden kaçmayacaktır. . Örneğin Cumhuriyet Caddesi’nden gelen bir minibüs, Fatih Caddesi’ne bir otobüsten daha kolay döner. Barış Sokak’tan gelen ve takiben Çeşme Sokak’a girecek bir minibüs de aynı şekilde…

Güzergâhlar plânlanırken, bunların mutlaka göz önüne alınacağına inanıyorum..

Şehirler arası otobüsler ve çevre ilçelerden gelen minibüs veya otobüsler de, kent merkezine, örneğin Cumhuriyet Meydanı’na girememelidirler.

Yalova ekonomisinin yolcu transitinin canlandırılması ile kurtulacağına inananlar çoktur. Oysa transit geçen yolcunun götürüsü getirisinden fazladır.

Örneğin, Kartal’a inen Yalova yolcusunun Kartal ekonomisine bir katkısı olduğu ileri sürülemez.

Kanaatimce, Yalova- Kartal deniz otobüsü iskelesi Cumhuriyet Meydanı’ndan kaldırılarak Hızlı Feribot İskelesi’ne alınabilir. Bu durum, meydandaki trafik yoğunluğunu da azaltacaktır.

Tabi bu arada neden “Bostancı değil de Kartal” diye düşünmek de gerekir.

Bostancı’nın deniz ve kara trafiği, İstanbul’a gidecekler için Kartal’dan daha alternatiflidir.

Kent içindeki duraklar ( fonksiyon ve estetik açıdan) Ulaşım Master Plânı’nda mutlaka yer almalı, bir “D” durak işaret levhası ile geçiştirilmemeli; durak dışı iniş ve binişlerin önüne de mutlaka geçilmelidir.

Yalovalı ve/veya Yalova’da yaşamayı tercih edenler, LÂF değil İCRAAT bekliyor. Kimsenin plân - program bekleyecek sabrı kalmadı.

ÇÖZÜM, bir an önce ÇÖZÜM şart !...

Gelecek plânlanırken, günlük yaşam ve sağlıklı çevre göz ardı edilemez; toplum kendi haline terk edilemez!..

Okuyanın sabrını bir hayli zorlayan uzun yazımı burada noktalarken, konuyla ilgili olduğu için ulusal basında ilgimi çeken bir haberi de hatırlatmak istiyorum:

***
Ankara’nın Polatlı ilçesinde, şehir merkezinde bazı cadde ve sokaklara tek sıra park eden araçlardan belediye tarafından ücret alınması uygulaması Ankara 12’nci İdare Mahkemesi’nin kararıyla durduruldu.

Polatlı Tüketici Hakları Derneği Başkanı, kararın bir ilk olduğunu vurgulayarak, kararla ilgili hukuki ve sosyal gerekçeleri şöyle açıkladı:

“ 01.07.1993 tarihli ve 21624 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren otopark yönetmeliğinin 4’ncü Maddesinin ’f’ bendinin son paragrafında, ‘otopark bedeli alınan parsellerin otopark ihtiyacının belediye ve valilikçe karşılanması zorunludur’, 9’uncu madde de ise, ‘bina içinde veya parselinde otopark yapılması mümkün olmayan yapıların durumu belediyece imar durumu ile ilgili ilk müracaat tarihinden başlayarak 30 gün içinde ilgilisine gerekçeleri ile bildirilir.

Belediyeler bina otoparkı yerine otopark sorunun nasıl çözümleneceğini binanın hangi bölge veya genel otoparkından yararlanacağını da bildirmekte ve bu otoparkları tesis etmekle yükümlüdür. Bu durumda bölge veya genel otoparktan yararlananlardan ayrıca kullanım ücreti alınmaz.” (Milliyet, Aydınlık, 13 Ağustos 2011)

***

Kimsenin işine karışmak haddim değil. Kimseye yol göstermek gibi bir iddiam da yok. Ben, gözüme çarpan çeşitli konuları, (ki bunun içinde trafik konuları da var) şu satırlara rağbet eden gözlere sunmaya çalışıyorum. İstiyorum ki, çevremizle ilgilenelim. Duygusuz, duyarsız, ilgisiz olmayalım. Tümüyle bu ÇEVRE, bu güzellikler bizim. Güzellikleri de, sorunları da paylaşalım, çözüm yolları arayalım.

Kısacası, yapılan bir vatandaş duyarlılığıdır. Gözüme çarpanları ve kendime göre çözüm önerilerini sunmaya çalıştım. Artık bu uzun incelemeyi sonuna kadar kaç kişi sabırla okur bilemem.

www.ahmetakyol.net



Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.