Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Siyasetin Okulda Ne İşi Var?

Yazının Giriş Tarihi: 23.09.2011 17:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 23.09.2011 17:00

Herhangi bir siyasi partiye mensup Milletvekili, İl Yönetim Kurulu Üyeleri, Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri ve Gençlik Kollarından oluşan bir grubun, ilköğretim okulları ve liseleri sırayla gezmesi (amaç ne olursa olsun) sizce uygun mudur?

Siyasetçinin girdiği yerde siyaset olur!..

Okullara siyasetin girmesi, benim mantığıma uygun gelmiyor.!..

Bu satırları okuyan çok kimse benden farklı düşünüyor olabilir!...Ne yapayım benim düşüncem de bu!..

Nasıl ki, kimse benim gibi düşünmek zorunda değilse, ben de, benden farklı düşünenler gibi düşünmek zorunda ve yapılanı uygun kabul etmek durumunda değilim.

Ulusal basında bu konuda çıkan bir habere bakın:

“…İktidar ilköğretim ve lise öğrencileriyle birlikte öğretmenlere propaganda yapıyor. Bazı okullarda öğretmenlere ve öğrencilere sınıfta okunması için broşür dağıtıldı.

Sözü edilen broşürde şöyle cümleler geçiyor:

‘Sayısız yatırımlarla eğitimin altyapısını güçlendirdik…’

‘Dokuz senelik iktidarımızda sizler için ülkemizin bütün imkan ve kaynaklarını seferber ettik…’

Sanki öğrencilere değil, seçim öncesinde seçmene hitap ediyor! Sanki ülkemizde AKP öncesinde eğitim yoktu!


Bundan önceki Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, kamuoyuna ve görev bekleyen yüz binlerce öğretmene söz vermişti:

‘Bu yıl 55 bin öğretmen alacağız!’

Şimdiki Eğitim Bakanı açıkça özür diledi:

‘Paramız yetmedi. Önceki bakanımızın sözünü yerine getiremediğimiz için tüm öğretmen adaylarından özür diliyorum.’

Türkiye’de 350 bin öğretmen açığı var. Buna karşın, 200 bin öğretmen görev bekliyor. Öğretmenler sokaklara dökülüyor, isteklerini dile getiriyor ama kime ne!

Para yokmuş, hükümet özür diliyor.

Öte yanda ise eğitime ayrılması gereken kadrolar Diyanet’e, Kuran kurslarına veriliyor, küçücük çocukların Kuran kurslarına gitmesi serbest bırakılıyor.

Ama birkaç gün önce daha da ‘Önemlisini’ yaptılar. Resmi Gazetede yayınlanan kanun hükmünde kararname ile yeni uygulamayı başlattılar:

‘Milli (!) Eğitim Bakanlığının görevleri arasında yer alan ‘Atatürk ilke ve devrimlerine, Atatürk milliyetçiliğine, laik ve sosyal hukuk devletine bağlı vatandaş yetiştirme görevi kaldırıldı.’

Hepsi bu kadar!” (Sözcü, 21 Eylül 2011)

***

Ben olsam, okuluma gelen siyasetçilere sorarım:

Artık MEB görevleri arasında Atatürk devrimi ve ilkelerine bağlı bireyler yetiştirme yok. Ailesini, vatanını, milletini seven bireyler yetiştirme görevi de yok !...NEDEN ?

“Uluslar arası veya yerli iş dünyasına uygun insan yetiştirmek” NE DEMEK ?

Öğretmen açığı var. Atama bekleyen binlerce öğretmen adayı var. “Kaynak yetersizliğinden yeni öğretmen atamaları yapılamıyor” diyorsunuz. 17 Eylül 2011 Cumartesi günkü Resmi Gazete’de tam adı “Ekonomi Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname’ olan KHK yayımlandı. Bu KHK’ yle Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Kuran kurslarında valilik veya kaymakamlık onayı ile fahri olarak veya ek ders ücreti karşılığında çalışan binlerce fahri vaize kadro verildi.

Tamam fahri imamlara kadro verilsin de, Öğretmenler söz konusu olunca kaynaklar NEDEN KISITLI OLUYOR ?

Ben öğretmen olsam, okuluma gelen siyasetçilere yukarıdaki soruları sorarım!...

Ama, karşılaştığım öğretmene de, “Atatürk, ‘Öğretmenler, yetişecek yeni nesil sizlerin eseri olacaktır’ demiş; siz öğrencilerinizin eğitim ve kültür seviyesinden mutlu musunuz?” diye sorarım.



GÜNÜN UYARISI:

ALIŞ VERİŞ YAPTIĞINIZ YERLERDE FİYAT ETİKETİ OLMASINA LÜFEN DİKKAT EDİN. AMBALAJLI MALLARDAKİ SON KULLANMA TARİHİNİ MUTLAKA GÖRÜN.



Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.