Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Savaş Nedir, Amacı Nedir?

Yazının Giriş Tarihi: 10.03.2020 14:30
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.03.2020 14:30

Savaş, muharebelerden meydana gelir.

Klavzeviç’ e göre savaş, siyasetin başka vasıtalarla devamıdır.

Ludendorf ise savaşı şöyle tanımlar: Savaş, milletler arası münasebetlerden doğan siyasî kuvvetlerle, askerî kuvvetler ekonomik ve gizli kuvvetlerin hedef ve gaye uğrundaki müşterek faaliyetlerinden ibarettir.

Savaşın siyasî hedefi, isteğin düşmana zorla kabul ettirilmesidir.

Savaşın askerî hedefi ise, düşmanın (silâhlı kuvvetlerinin) dövüşme azminin yok edilmesidir.

Taktik, Askeri Strateji’nin içinde ve onun icra/ uygulama vasıtasıdır. Yani stratejik manevralar sonucunda karşı karşıya getirilen kuvvetlerin, cereyan eden muharebelerin her bölümündeki çatışmalarda başarı kazanma yolunda giriştikleri silâhlı mücadelenin sevk ve idaresi esaslarını içine alır.

Strateji taktiğe vazifeler verir. Kendisinin çizdiği gayeye ulaşacak şekilde tespit edilen hedeflerin ele geçirilmesi taktiğin vazifesi olur.

Stratejide yapılan yanlışlık, taktik alandaki başarılarla düzeltilemez. Aksine, yanlış strateji düzeltilemez yanlışlıklara yol açar. Bu da, yanlış strateji uygulayan lider ya da ülkelerin sonunu getirir!

***

Savaşa girmeyi düşünen ve savaşa hazırlanan bir ülkenin siyasetçilerinin/ karar vericilerinin, MÖ. V. yüzyılda yaşayan Çinli General, Savaş Stratejisi Teorisyeni Sun Tzu’nun  “Savaş Sanatı” adlı eserini mutlaka okuyup anlamalarında yarar vardır. Toplumu ulusal çıkarlar için yönlendirmek bilgelik ister. (Örneğin Haçlı seferleri sırasında, hamaset söylemleri ve dinî duygularla oynanmış, sonuçta Avrupa ülkelerinde büyük sosyal patlamalar yaşanmıştır.)

Sun Tzu, savaş sanatının felsefesini yazan; düşünceleri, yaşam felsefesi olarak da benimsenen ve hâlâ geçerli olan bir bilge kişidir.

Sun Tzu, liderlerin düşmanını ve kendi yeteneklerini tanımasına, savaştan önce olasılıkların çok iyi hesaplanmasına ve iyi plânlar yapılmasına önem vermiştir.

Sun Tzu’nun, “ağır bir çarpışmaya girmeden savaşlar kazanmak düşüncesi” günümüzde de ayrı bir öneme sahiptir.

Şimdi, Sun Tzu’ya kulak verelim, bakalım yüzyıllar öncesinden günümüze neler söylüyor:

“Çok konuşmayarak gizliliği güven altına almak, dimdik durup, adaletli olarak disiplin sağlamak komutanın görevidir.”

“ Taktik olmadan strateji, zafere giden en yavaş yoldur. Strateji olmadan taktik, yenilgi öncesi yapılan gürültüdür.”

“Rakibinizin değer verdiği bir şeyi ele geçirin, o zaman sizin iradenize teslim olacaktır.”

“Ne zaman savaşacağını, ne zaman savaşamayacağını bilen kazanacaktır.”

“Plânlarınız gece gibi karanlık ve sessiz olsun, harekete geçtiğinizde şimşek gibi çakın.”

“Kendi duygularınıza kapılıp silâha sarılmayın.”

“Sevilmeyen bir komutan, ulus için yararlı, orduya da önder olamaz.”

“Düşmanı hor görüp plânlamayı ihmal eden, düşmana esir olmaya mahkûmdur.”

“Döğüş ustası olanlar öfkelenmezler. Kazanma ustası olanlar korkmazlar. Akıllılar dövüşmeden kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.”

“Durum kritik değilse, savaşmamalıdır.”

“Zorlukları bertaraf edenler, daha zorluk ortaya çıkmadan tedbir alanlardır.”

“Önemli olan düşman kuvvetlerinin stratejinin bozmaktır, savaşa tutuşmak değil.” 

“Eğer kendini ve düşmanını tanıyorsan gireceğin yüz savaşın da sonucundan korkmamalısın. Eğer kendini tanıyor, düşmanını tanımıyorsan, kazanacağın her zafere karşılık da bir yenilgi alırsın. Eğer düşmanını da kendini de tanımıyorsan bütün savaşları kaybedersin.”

“Bütün zaferleri savaşarak kazanmak hüner değildir; savaşta hüner, düşmanın direncini savaşmadan kırabilmektir.”

“En iyi strateji savaşmadan kazanmaktır.”

“Zeki savaşçı sadece yenen değil, kolaylıkla yenmesini becerebilendir.”

“Savaşta esas olan zaferdir, uzayan harekât değil. Uzayan bir savaştan kârlı çıkan ülke olmamıştır.”

“Savaşta kazanan general, savaştan önce birçok hesaplamalar yapan generaldir. Savaşı kaybeden general ise savaştan önce daha az hesaplama yapmış olan generaldir.”

(Not: Savaşlar artık topyekûn bir mücadeleye dönüşmüştür. Cephedeki mücadele eden güçlerin dışında, cephe gerisinde ayrılıkçı ve bozguncuların faaliyetleri asla göz ardı edilmemelidir. Bunun için ihtiyaç duyulan birlikler doğru hesaplanmalı, yeterli ve doğru birlikler hazırlanmalı; ayrıca, gücü artıracak koalisyonlar ve ortaklıklar kurulmalıdır. Bundan da önemlisi, toplumun tamamı bu savaşı benimsemelidir.)

“Savaşta en önemli husus, düşmanın stratejisine saldırmaktır.”

( Not: Hasımlarını tanımadığı için onların stratejilerini zamanında anlayamayanlar, hasımlarının stratejilerine saldıracak stratejiler de geliştiremezler.)

***

Yaşanabilir tüm dünyayı gözümüzün önüne getirerek şöyle düşünelim:

Görüyoruz, dünyada örnekleri var. Pek çok ülkede, küresel terörle savaş stratejisinin dengeli ve tutarlı olduğunu söylemek mümkün değil!

Üretilen taktikler ise tutarlı bir strateji olmadığı için işe yaramıyor.

Dünyadaki örneklere bakarak genel anlamda söylüyorum: Politika beyindir, savaş ise sadece bir alet! Ne yazık ki, pek çok ülkede politika, ikna yerine silâh kullanmayı tercih etmektedir. Elbette bu durumda suçlanması gereken savaşın etkileri değil, politikacılardır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.