Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Sağlıklı Bir Kentte Yaşadığınıza İnanıyor musunuz?

Yazının Giriş Tarihi: 29.08.2011 05:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 29.08.2011 05:00

Dünyanın herhangi bir ülkesinde, herhangi bir şehrinde, bilgisayarınızın başına oturmuş ve bu yazıyı okuyor olabilirsiniz!..

Hiç düşündünüz mü?

Siz sağlıklı bir kente mi yaşıyorsunuz?

Örneğin:

Sabahın sekizinde hemen yandaki evde başlayan inşaattan sekiz saat durmaksızın matkap sesi geliyorsa ve bu çalışma birkaç gün üst üste yapılıyorsa…

Siz sağlıklı bir kentte yaşadığınızı düşünebilir misiniz?

Pencerenin kenarına oturmuş, sakin sakin gazetenizi okuyup, eşinizle karşılıklı kahvelerinizi yudumlarken, “…falan numaralı araç, derhal kaldırımı terk et” diye megafonla bağıran bir ses duyduğunuzda, yerinizden sıçrarken, yaşadığınız yerin sağlıklı bir kent olduğuna sizi kim inandırabilir?

Yaşadığınız şehrin ana caddesinin kaldırımında yürürken, başınıza süpürge, paspas, tuvalet temizleme fırçası, eteklik, bluz, pantolon, şort, iç çamaşırı, gecelik, kurutulmuş patlıcan- biber çarparsa, yaşadığınız yerin çağdaş bir kent olduğuna ve sağlıklı bir kentte yaşadığınıza inanabilir misiniz?

Yaşadığınız kentin ana caddelerinden birinde, kaldırımlar yemek masalarıyla dolu olduğu için yolun ortasından yürümek zorunda kaldığınızda, arkanızdan gelen otomobil ya da kamyonet, size yoldan çıkmanız için korna çalarsa, nereye kaçacağınızı bilemeyen siz, çağdaş ve sağlıklı bir kentte yaşadığınıza inanabilir misiniz ?

Kaldırımda bulunan bir masada yemek yerken, yanınızdan geçen otomobil yol tıkandığı için durduğunda, otomobilin eksozundan çıkan gazın eşliğinde yemek yemek ne kadar sağlıklıdır?

Yaşadığınız kentte, size güzellik ve yenilik olarak sunulan bazı faaliyetlerin, gerekli prosedürler yapılmadan açıklandığı ve hukuken sakıncalı olduğu anlaşıldığında, yaşadığınız kent ve yöneticileri hakkında düşünceniz ne olur?

Hafta arasında ve iş gününün en hareketli saatlerinde, yaşadığınız kentin ana caddelerinden birinde, cadde kenarındaki binada yapılan bir inşaat nedeniyle kaldırım kapatılmışsa ve araçların da yoğun olduğu yola çıkmak zorunda kalsanız, sağlığınız için endişe etmez misiniz?

Yaşadığınız kentin ana caddelerinden birinin kaldırımında yürürken, yol kenarındaki evlerden birinin balkonundan üzerinize halı silkelenirse, ne düşünürsünüz?

Yaşadığınız kentin ana caddelerinden birinde, yeni bir mağaza açıldığında, burada sesi sonuna kadar açılmış bir ses yayın cihazından müzik yayını yapılırsa, o caddeden geçerken yanınızdakinin size söylediği anlaşılamıyorsa, bu duruma izin verenler hakkında kanaatiniz ne olur?

Ana cadde ve sokaklarda, isteyen araç şoförü, günün her saatinde, zamanlı zamansız, korna çalıyorsa, o kent sizin için sağlıklı bir kent midir?

Sizin yaşadığınız şehirde, bisiklet yollarına araçlar park ediyor, bisikletliler de yaya kaldırımlarında mı dolaşıyor?

Sizin yaşadığınız şehirde, şehrin ana caddesindeki köprünün üstü, trafiğin en yoğun olduğu saatlerde, iki taraflı, araç park yeri olarak kullanılıyor mu?

Deniz kenarındaki kafe ve banklarda sakin sakin oturup denizi seyrederken, her on dakikada bir, belediyenin vakumlu temizlik aracı, yanınızda sigara izmariti, çekirdek kabuğu ve dökülmüş yaprakları temizliyor ve gürültüden başınızı şişiriyor mu?

Sizin yaşadığınız şehirde, sadece yayalara açık ve motorlu taşıtlara yasak olan gezinti yollarında, motorlu araçlar cirit atıyor mu?

Bu yazım dünyanın herhangi bir yerinde, herhangi bir şehre ait değil.

Bu yazıyı: nerede ve hangi şehirde yaşıyor olursanız olun, yönetimlerce bazı konulara dikkat edilmesi gerektiğini belirtmek ve vatandaşların da yaşadıkları çevreye özen göstermeleri için yazdım.

Yaşadıkları çevreye duyarlı olmayanların bu yazıyı okumayacaklarına da eminim.



GÖZÜME TAKILANLAR:

Ankara’nın Polatlı ilçesinde, şehir merkezinde bazı cadde ve sokaklara tek sıra park eden araçlardan belediye tarafından ücret alınması uygulaması Ankara 12’nci İdare Mahkemesi’nin kararıyla durduruldu.

Polatlı Tüketici Hakları Derneği Başkanı, kararın bir ilk olduğunu vurgulayarak, kararla ilgili hukuki ve sosyal gerekçeleri şöyle açıkladı:

“ 01.07.1993 tarihli ve 21624 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren otopark yönetmeliğinin 4’ncü Maddesinin ’f’ bendinin son paragrafında, ‘otopark bedeli alınan parsellerin otopark ihtiyacının belediye ve valilikçe karşılanması zorunludur’, 9’uncu madde de ise, ‘bina içinde veya parselinde otopark yapılması mümkün olmayan yapıların durumu belediyece imar durumu ile ilgili ilk müracaat tarihinden başlayarak 30 gün içinde ilgilisine gerekçeleri ile bildirilir.

Belediyeler bina otoparkı yerine otopark sorunun nasıl çözümleneceğini binanın hangi bölge veya genel otoparkından yararlanacağını da bildirmekte ve bu otoparkları tesis etmekle yükümlüdür. Bu durumda bölge veya genel otoparktan yararlananlardan ayrıca kullanım ücreti alınmaz.” (Milliyet, Aydınlık, 13 Ağustos 2011)



NOT:

Tüm günleriniz bayram günleri gibi olsun!



SEVDİĞİM SÖZLERDEN:

“ Sizi yok sayanı siz de yok sayın!”

“Alçak yerde tepecik, kendini dağ sanır.”

“Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır.”

“Kimse mükemmel değildir, ben hiç kimseyim.”



Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.