Eskilerin kullandığı bir söz vardır, severim; “ Çevir oğlum, kaz yanmasın” derler.
Şimdi bu da nereden çıktı, diyebilirsiniz. Açıklayacağım ama önce biraz geri gidelim.
CHP Milletvekili Sayın Namık Tan, TBMM’ de AKP’ nin dış politikasını eleştirirken, “…Bir ara tutturduğu Mavi Vatan masalından- o da koşulların zorlamasıyla yani ekonominin iflâsı kapıya dayanınca- neyse ki oldukça çabuk yüz geri etti” ifadelerini kullandı.
Benim kişisel olarak ilk değerlendirmem, Sayın Namık Tan’ ın “Mavi Vatan Konsepti” ni hiç bilmediği oldu. Yani, bu konuşmalardan ben bunu anladım.
Her halde ben düşüncelerimde yanılmadım ki, bu konuşmaya şiddetli bir tepki olarak CHP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Amiral Yankı Bağcıoğlu, çok ağır bir açıklama yaptı:
"Mavi Vatan kavramı; Türkiye Cumhuriyeti’nin denizlerdeki hak, alâka ve menfaatlerinin somutlaşmış bir ifadesidir. Bu kavramı ortaya koyan konseptin teorisi ile konseptin denizlerimizdeki fiili uygulamaları her türlü siyasî mülahazaların dışında olup uzun yılların emeğine dayanır. Bu konseptin temelini; hamaset ve şovenist fikirler değil, ömürlerini denizlerde geçirmiş amiraller, ticarî Bahriye’de görev yapan denizciler, deniz hukuku alanında çalışan bilim insanları ve akademisyenlerin fikirlerinin yanı sıra örneğin Ege Denizi’ndeki egemenliği tartışmalı adaları ilk kez gündeme getiren merhum amiral Güven Erkaya, Millî Gemi Konseptinin mimarı merhum amiraller Vural Bayazıt ve Özden Örnek’in denizcilik gücünün geliştirilmesine katkı sağlayan çabaları oluşturur. Mavi Vatan konsepti, denizlere yönelik Atatürk’ün direktifi ile vücut bulan Türk'ün millî ülküsünün fiiliyatta hayat bulmuş halidir.”
CHP yönetimi, kısa süre sonra bir basın toplantısı düzenleyip durumu kurtarmaya çalıştı ve bir bakıma bu duruma tepki gösterenlere yüklendi, hatta bu tepki gösterenleri özür dilemeye davet etti.
Şahsen ben, parti sözcüsünün, “CHP, onlarca yılın emeğine dayanan Mavi Vatan uygulamalarının takipçisidir” ifadesine katılmıyorum.
Bakın; CHP Dış Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı emekli büyükelçi Ünal Çeviköz de, birkaç sene önce, “Mavi Vatan saldırganlıktır” demişti. Bunu da unutmadık!
Yunanistan lehine 58 715 km2 ve Güney Kıbrıs lehine 33 075 km2 alan Türkiye’ den gasp edildi. Soruyorum; Karadeniz, Akdeniz ve Ege deniz alan diplerinin sömürüsüne karşı çıkmak saldırganlık ya da masal olabilir mi? Deniz dibi madencilik hırsızlığına göz mü yumulsun?
Hepsi Mavi Vatan savunucusu olan amiral ve subayları hatırlıyor musunuz?
Neden Mavi Vatan savunucuları hedef yapılıyor?
Türkiye’ nin uluslararası hukuktan doğan haklarının adı kısaca Mavi Vatan’ dır.
Mavi Vatan, Türkiye’ nin deniz jeopolitik çıkarlarını koruyan bir konseptir.
Türkiye artık kaçınılmaz ve geri dönülmez bir şekilde XXI. Yüzyıl jeopolitiğinde Mavi Vatan’ ı ve denizi en üste yerleştirmek mecburiyetindedir. Bu bir seçenek değil kaderdir!
Sadece Karadeniz değil, Ege ve Akdeniz’ deki deniz yetki alanlarımızı kapsayan Mavi Vatan’a sahip çıkmalı ve stratejimizi buna göre yapmalıyız!
Bence toplumun önünde konuşurken biraz özenli olmak gerekiyor!
Ayrıntısına girmiyorum, konuya ilgi duyanlara E. Amiral Cihat Yaycı’ nın “ Mavi Vatan”; E. Amiral Cem Gürdeniz’ in “Hedefteki Donanma” adlı kitaplarını okumalarını öneririm.
Gününüz aydınlık ve esenlik dolu olsun.
NE MUTLU TÜRK’ ÜM DİYENE!
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ahmet Akyol
Mavi Vatan Masal Olabilir mi?
GÜNAYDIN Değerli Okurlar,
Eskilerin kullandığı bir söz vardır, severim; “ Çevir oğlum, kaz yanmasın” derler.
Şimdi bu da nereden çıktı, diyebilirsiniz. Açıklayacağım ama önce biraz geri gidelim.
CHP Milletvekili Sayın Namık Tan, TBMM’ de AKP’ nin dış politikasını eleştirirken, “…Bir ara tutturduğu Mavi Vatan masalından- o da koşulların zorlamasıyla yani ekonominin iflâsı kapıya dayanınca- neyse ki oldukça çabuk yüz geri etti” ifadelerini kullandı.
Benim kişisel olarak ilk değerlendirmem, Sayın Namık Tan’ ın “Mavi Vatan Konsepti” ni hiç bilmediği oldu. Yani, bu konuşmalardan ben bunu anladım.
Her halde ben düşüncelerimde yanılmadım ki, bu konuşmaya şiddetli bir tepki olarak CHP Genel Başkan Yardımcısı Emekli Amiral Yankı Bağcıoğlu, çok ağır bir açıklama yaptı:
"Mavi Vatan kavramı; Türkiye Cumhuriyeti’nin denizlerdeki hak, alâka ve menfaatlerinin somutlaşmış bir ifadesidir. Bu kavramı ortaya koyan konseptin teorisi ile konseptin denizlerimizdeki fiili uygulamaları her türlü siyasî mülahazaların dışında olup uzun yılların emeğine dayanır. Bu konseptin temelini; hamaset ve şovenist fikirler değil, ömürlerini denizlerde geçirmiş amiraller, ticarî Bahriye’de görev yapan denizciler, deniz hukuku alanında çalışan bilim insanları ve akademisyenlerin fikirlerinin yanı sıra örneğin Ege Denizi’ndeki egemenliği tartışmalı adaları ilk kez gündeme getiren merhum amiral Güven Erkaya, Millî Gemi Konseptinin mimarı merhum amiraller Vural Bayazıt ve Özden Örnek’in denizcilik gücünün geliştirilmesine katkı sağlayan çabaları oluşturur. Mavi Vatan konsepti, denizlere yönelik Atatürk’ün direktifi ile vücut bulan Türk'ün millî ülküsünün fiiliyatta hayat bulmuş halidir.”
CHP yönetimi, kısa süre sonra bir basın toplantısı düzenleyip durumu kurtarmaya çalıştı ve bir bakıma bu duruma tepki gösterenlere yüklendi, hatta bu tepki gösterenleri özür dilemeye davet etti.
Şahsen ben, parti sözcüsünün, “CHP, onlarca yılın emeğine dayanan Mavi Vatan uygulamalarının takipçisidir” ifadesine katılmıyorum.
Bakın; CHP Dış Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı emekli büyükelçi Ünal Çeviköz de, birkaç sene önce, “Mavi Vatan saldırganlıktır” demişti. Bunu da unutmadık!
Yunanistan lehine 58 715 km2 ve Güney Kıbrıs lehine 33 075 km2 alan Türkiye’ den gasp edildi. Soruyorum; Karadeniz, Akdeniz ve Ege deniz alan diplerinin sömürüsüne karşı çıkmak saldırganlık ya da masal olabilir mi? Deniz dibi madencilik hırsızlığına göz mü yumulsun?
Hepsi Mavi Vatan savunucusu olan amiral ve subayları hatırlıyor musunuz?
Neden Mavi Vatan savunucuları hedef yapılıyor?
Türkiye’ nin uluslararası hukuktan doğan haklarının adı kısaca Mavi Vatan’ dır.
Mavi Vatan, Türkiye’ nin deniz jeopolitik çıkarlarını koruyan bir konseptir.
Türkiye artık kaçınılmaz ve geri dönülmez bir şekilde XXI. Yüzyıl jeopolitiğinde Mavi Vatan’ ı ve denizi en üste yerleştirmek mecburiyetindedir. Bu bir seçenek değil kaderdir!
Sadece Karadeniz değil, Ege ve Akdeniz’ deki deniz yetki alanlarımızı kapsayan Mavi Vatan’a sahip çıkmalı ve stratejimizi buna göre yapmalıyız!
Bence toplumun önünde konuşurken biraz özenli olmak gerekiyor!
Ayrıntısına girmiyorum, konuya ilgi duyanlara E. Amiral Cihat Yaycı’ nın “ Mavi Vatan”; E. Amiral Cem Gürdeniz’ in “Hedefteki Donanma” adlı kitaplarını okumalarını öneririm.
Gününüz aydınlık ve esenlik dolu olsun.
NE MUTLU TÜRK’ ÜM DİYENE!