Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Hersek Muharebesi

Yazının Giriş Tarihi: 24.07.2010 05:00
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.07.2010 05:00

XIV ncü yüzyılın başlarında tarih sahnesine çıkan Osmanlılar, Batı’ya, yani Bitinya topraklarına doğru genişleme siyaseti izlemişti. Güçlü Türk beyliklerinin mevcudiyetinden dolayı, zaten Doğu’ya doğru genişleyemezdi.

Genel olarak, Türkmen sınır beyleri, arka bahçelerini Moğol tehdidinden güvende hissettiklerinde, Roma (Tarihte Bizans diye bir devlet olmamıştır. Örneğin, İmparator Alexius’un kızı Anna Comnena, yazdığı Alexiad isimli kitapta kendilerinden ‘Roman Empire’/Roma İmparatorluğu, ‘Romans’ /Romalılar diye söz etmektedir. Esasen Rum kelimesi de Yunanlı ya da Helen değil, Romalı demektir.) sınırlarına akınlarını yoğunlaştırıyorlardı.

1298- 1301 yılları, Türkmenler için Roma’ya karşı tüm batı sınırında taktik akınlara başlamak için uygundu.

Moğol hakimiyetine karşı, Anadolu’da Sülemiş isyanı başlamış, İlhanlılar’ın Türkmenler üzerindeki kontrolleri kaybolmuştu.

Sülemiş, sınır Türkmenleri arasında seviliyordu. Etkisiz hale getirildiğinde, daha önce onun komutasında bulunan birlikler batıya hareket ettiler ve Bitinya bölgesinde Osman’a komşu oldular.

Kısacası Osman, Batı Anadolu’daki 1298- 1301 yıllarındaki bu kütlesel hareketlerden büyük yarar sağladı. Oluşan otorite boşluğunu kendi lehine kullandığı gibi, İlhanlı kontrolünden çıkan Türkmenleri kendi yanına çekmeyi başardı.

Osmanlı atlıları, her fırsatta Marmara Denizi güney kıyılarına kadar iniyor; bir taraftan da İznik’e baskı yapıyorlardı.

Bugün, Yalakdere Vadisi olarak adlandırılan vadideki yolu kontrol eden bir kale bulunuyordu. (Bu kale, günümüzde Çoban Kale veya Koyun Hisar olarak adlandırılmaktadır. )

Yine o dönemlerde, bugünkü Altınova merkezi ile Hersek Mahallesi’ni kaplayan bölgeye Halizones Toprakları veya Yalak Ovası deniliyordu.

Osmanlıların Halizones Toprakları (Yalak Ovası)’na yönelik tehdidi üzerine, Roma (Bizans) İmparatoru Andronikos II Palaiologos (1282-1328), buraya Mouzalon komutasında bir birlik gönderdi. Bu birlik, Hersek- İznik yolunu kontrol eden Çoban Kale (Koyun Hisarı)’yi tahkim ederek güçlendirecek ve Türk tehdidine karşı Yalakdere Vadisi’nden geçen yolu tıkayacaktı.

Durumu öğrenen Osman Gazi, 1301 yılında, buraya 100 kişilik bir birlik gönderdi.

Bu birlik, son derece stratejik bir noktada bulunan kalenin gücünü ve gelecekte yapacağı harekâta etkisini ortaya çıkaracaktı.

Osman’ın adamları tarafından yapılan ani saldırı üzerine, kalede bulunan Mouzalon’un adamları karşı saldırıda bulundular. Osman Gazi’nin süvarileri önce geri çekilmelerine rağmen, daha sonra Romalıları tekrar kaleye çekilmeye mecbur bıraktılar.

Bu mevzii başarı, Osman Gazi’nin, Çoban Kale’yi tespit edip etrafından geçerek, kıyıdaki Yalak Ovası’na ulaşmak için Yalakdere Vadisi’ni kullanabileceği görüşünü güçlendirdi.

Böylece, bu öncü muharebesinden sonra, o dönemi yaşayan İznikli tarihçi Pachymeres’in “Bafeus Muharebesi” adını verdiği muharebe meydana geldi.

Osmanlı geleneği, muharebe meydanını kıyıdaki Yalak Ovası olarak belirler. Kaynaklar, Bafeus Muharebesi adı verilen çarpışmanın İzmit Körfezi’nin güney kıyılarındaki kıyı ovasıyla, İznik’ten gelen kara yolunun kıyı ovasıyla birleştiği bir noktada gerçekleştirdiğinde birleşirler.

Bu da, günümüzdeki Altınova İlçe merkezinin bulunduğu bölgeye denk gelmektedir. Muharebe, büyük bir olasılıkla Hersek’te iskele civarında başlamış, ovada ve İzmit yolunda devam etmiş olmalıdır.

Yalakdere Vadisi boyunca ilerleyerek Yalak Ovası’na inen Osmanlılar ile, Hersek bölgesinde kıyıya çıkan Romalılar arasındaki çarpışma, 27 Temmuz 1302 günü meydana geldi.

İmparatorun deniz yoluyla gönderdiği birlikler, gizlice Hersek bölgesinde kıyıya çıktıktan sonra, Yalakdere Vadisi boyunca ilerleyecek ve İznik’i kuşatan Osman Gazi’nin birliklerine ani bir baskın yapacaktı.

Ancak, bir Rum casus vasıtasıyla düşmanın planını önceden öğrenen Osman Gazi, askerlerini geceleyin gizlice Hersek bölgesine getirmiş ve çıkarma yerleri civarında pusuya yatmıştı.

Geceleyin, olasılıkla sabaha karşı, gemiler belli bir düzen içinde kıyıya yanaştılar . Gemilerde bulunan askerler gürültü çıkarmadan sahile çıkmaya başladılar.

Atlarını ve çeşitli muharebe gereçlerini gemilerden çıkararak çevreye yayılmaya başlayan Romalılar, birden Osman Gazi’nin askerlerinin ani saldırısıyla sarsıldılar.

Osman Gazi’nin kuvvetleri ani saldırısı, tam bir baskın havası yaratmıştı. Romalılar gafil avlandılar.

Sonuçta, kurtulabilenler, kıyıda bekleyen gemilere koştular ve İstanbul’a doğru kaçtılar.

Bafeus Muharebesi’nde elde edilen zafer, Osmanlıların sonraki birkaç on yıl içinde Roma ya da Balkan devletlerine karşı alacağı kesintisiz başarılarının işaretini vermişti.

Prof. Dr. Halil İnalcık, bunu “...Taktiklerindeki üstünlüklerinin yanı sıra, Osmanlı hükümdarlarının Anadolu’dan topladıkları sayısız Gazi ya da profesyonel Türkmen gazinin sadece ganimet beklentisiyle Osmanlı Sancağı altında savaşmaya koşarken, Bizans ve Balkan hükümdarlarının hazinelerini boşaltacak kadar büyük miktarlar ödeyerek, Türkopoller de dahil olmak üzere paralı asker bulmak zorunda kalmalarıydı” diye açıklar.

Sonuç olarak Osman Gazi, İznik kuşatması ve Roma (Bizans ) İmparatoru Andronikos II Palaiologos’un yardım ordusuna karşı kazandığı zaferle, sınır boylarında yaşayan Türkmenler ve liderleri arasında benzersiz bir şöhret ve karizma elde etti ; Bu zafer önderlik ve egemenlik açısından ona ve evlâtlarına kalıcı bir meşrulaşma zemini hazırladı.

Osmanlı, Yalova topraklarında meydana gelen bu muharebeden sonra, boy vermeye başladığı Söğüt’te, aşiret olmaktan çıkarak, kendisine katılanlarla birlikte hızlı bir şekilde devlet düzenine geçti.

Burada, Yalovalı için dikkati çeken en önemli husus, Bafeus Muharebesi’nin yeri ve adıdır.
27 Temmuz 1302’deki muharebe, günümüzdeki Hersek Köyü topraklarında olmuştur.

Deniz kenarında başlayan daha sonra Altınova merkezine doğru olan alanda gerçekleşen muharebeye, Romalı bir tarihçinin verdiği isim olan “Bapheus Muharebesi” yerine “Hersek Muharebesi” denmesinin;

Ayrıca, Hersek Mahallesi meydanına da Osman Gazi’yi ve burada yapılan muharebeyi temsil eden bir anıt yapılmasının, uygun olacağını düşünüyorum.



Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.