Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Gergedanlar Çoğalıyor

Yazının Giriş Tarihi: 13.05.2020 12:57
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.05.2020 12:57

Fransa’da, küçük bir kasabada, ünlü cafelerden birine telâşla giren kişi, içeridekilere sorar,

“ Caddede bir Gergedan geziyor, gördünüz mü?”

Medeni bir yerleşim yerinde Gergedan’ın ne işi vardır?

Cafedekiler, içeri giren kişiye, hayal gördüğünü, söylerler.

***

İşte cafeye telâşla girenin caddede gördüğü tek gergedanla başlar olay...

Sonra gergedanların çoğalmağa başladığı görülür!

Biri bir kediyi ezerek öldürür.

Buna rağmen giderek gergedanlardan yana görüşler oluşmaya başlar:

“Yok, canım mümkün değil, öyle değildir!”

Oysa kasabayı gergedanlar sarmaya başlamıştır!

İnsanlar, önceleri tek tük gördükleri gergedanların hâkim tavırlarından etkilenirler!

Ve bu insanlar, önce yavaş sonra giderek artan bir hızla gergedana dönüşmeye başlarlar!

Tabi bu dönüşümü dehşetle izleyenler de vardır.

Gel gelelim bunların içinden de, zamanla değişime ayak uydurmaya, gergedanların erdemlerinden söz etmeye başlayanlar olur.

Hem kendilerini, hem de karşılaştıklarını ikna edici tavırları vardır.

“ Geçen gün yanlarından geçiyordum, dokunmayınca hiç de zararlı değiller!”

Bir gün, bir gergedan kasabanın devlet dairesine dalar.

İçerdekilerin can güvenlikleri tehlikededir.

Oradaki kadınlardan biri, içeri giren gergedanı tanır!

Ona sevgi ile böğüren gergedan kocasıdır!

Genç bir adam, çevresindeki gergedanlaşmaya karşı direnmekte, bu yüzden aşağılanmakta, baskı altında kalmaktadır.

Ama çaresizdir!

Sevgilisi de gergedanlardan etkilenmiştir.

“Belki hatalı olan biziz. Onlardan fışkıran şu müthiş enerjiye bak... Birer tanrı gibiler!”

Sonunda, insan olma savaşını tek başına veren genç adam, haykırır:

“Bir ben kaldım, sonuna kadar da böyle kalacağım. Teslim olmayacağım.”

***

Yukarıda anlatılan olay, “Gergedan” isimli bir oyunda geçiyor.

Yazar, Romanyalı bir baba ile Fransız bir anneden Romanya’da doğan ama hayatını Fransa’da geçiren Eugen İonescu (Fransızca Eugene İonescu)…

Eugen’in, “ Rhinoceros”(Gergedan) adını verdiği tiyatro oyunu daha sonra filme de alınmış.

Yazar, Alman Nazi çılgınlığının Fransa’yı nasıl etkileyerek işgal ettiğini anlatıyor, eserinde…

Yazıya Eugen İonesco’nun oyunundan bir sahneyle başlamıştık.

Yazarın dönüşümden duyduğu kaygıyla bitirelim yazıyı:

“…Birden bire ortaya çıkan düşünce, bulaşıcı bir hastalık gibi sardı ortalığı… Bilmem hiç dikkatinizi çekti mi, insanlar sizin düşüncelerinizi artık paylaşmıyorsa, sanki canavarlarla karşı karşıyaymışsınız duygusu uyanıyor insanda. Örneğin gergedanlarla… Gergedanların saflığı, aynı zamanda acımasızlığı var onlarda… Onlar gibi düşünmüyorsanız göz kırpmadan öldürebilirler sizleri!”

***

Dünyayı sarsan bir salgın yüzünden zor ve sıkıntılı günler geçiriyoruz ya… Dünyada yapılan etkinlik ve mücadeleleri ilgiyle izliyoruz ya… Bu arada, eski yazılara göz atarken, ilginizi çekeceğini zannettiğim notlarımı paylaşmak istedim, hepsi bu!

 ***

Proust Diyor ki:

"Artık umulacak bir şey olmadığını bilmek, beklemeye devam etmeyi engellemez!"

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.