Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Atatürk’e Göre Devlet Adamı

Yazının Giriş Tarihi: 17.02.2025 10:20
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.02.2025 10:21

GÜNAYDIN Değerli Okurlar,

Siyaseti oldum olası hiç sevmedim.

Öyle takım tutar gibi siyasî parti tutanları da sevemedim.

Parti başkanı ne yaparsa yapsın, “vardır bir bildiği” mantığı bana oldukça ters.

Bana göre, sorgulama ve denetleme çok önemli…

Ben genelde, tereddüde düştüğüm konularda, hemen Atatürk ne demiş ve neler yapmış ona bakarım.

Bakın Atatürk, devletin muhtelif kademelerinde görev yapanlar ya da yapacak olanlara şunları söylüyor:

* * *

“… Bir devlet adamı millete karşı namuslu davranmalı, milleti aldatmamalıdır. Açık yürekli olmalı, ne yapılacaksa, olduğu gibi ifade etmelidir. Yurttaşlarına gerçeği söylemeyi görev bilmelidir.

Başarı için, olacakları önceden görmeli, çareler düşünmeli, önlemler almalı, yapılacakları plânlamalıdır. Her şey için, örneğin bir felâket için de öyle: Felâketin önlenmesi ve karşı savunma araçları üzerinde, felâket başa gelmeden önce düşünmek lazımdır. Geldikten sonra üzülmenin hiçbir faydası yoktur.”

“… Devlet işleri çocuk oyuncağı değildir. Bir devlet adamı; kendi insanî duygularının tutsağı olarak devlet sorunlarını halledemez, o yetkiye sahip de değildir. Çünkü ülke kimsenin malı, mülkü değildir. Ülke ve millet işlerinde, hakikî işlerde duygu olmaz. Hizmette hatıra, dostluğa bakılmaz, millet macera aracı yapılamaz.”

“… Ülke kimsenin malı mülkü değildir. Türkiye’de birilerini iktidara ve yetkili makamlara getiren güç yalnızca Türk milletidir. O makamlarda yalnızca Türk milletine hizmet edilir. Millî Egemenlik yalnızca Türk milletinin çıkarları yolunda kullanılır.”

“…Bir devlet kişisel görüşlerle yönetilemez. Devlet adamı kişisel arzularıyla devlet işini birbirine karıştırmaz. Bir kişi, beş kişi, bir millete ve bir devlete ait olan sorunları ne düşünebilir ne de başarabilir. Çünkü ruhlarında gerekli olan kuvveti bulamazlar. Bu kuvvet çoğunluk beraber olduğu zaman ortaya çıkar.”

“…Bir devlet adamı kerameti kendinde görmeye başladığı an devlet adamlığını yitirmiş demektir. Hiç kimse hiç kimseden daha akıllı değildir. Birlikte herkesten daha akıllıyız. Millet ve devlet işlerinde herkes herkese yardım edecek ve hiç kimse bundan öğünme payı çıkartmayacaktır, kural budur.”

“…Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu, devletin yönetimini bilime dayandırdım. Yöneticilerin bilgisizliği ülkeye büyük felaketler getirebilir.”

“…İyi bir devlet adamı mantıksız emir vermez. İş yaptırırken, hiyerarşik üstünlüğünden çok, buna önem verir.”

“… Milletin ve ülkenin yazgısını belirleyecek olanlar; milletin emellerini idrak etmiş ve güvenine layık olanlardan, bilgi ve yetenek sahipleri arasından seçilmelidir. Devlet işleri mutlaka ehline, liyakatli olanlara verilmelidir. “

“… Biz Türklerin büyük bir kusuru vardır. Ülke ve milletin yönetimini elimize aldığımız zaman, yetki ve sorumluluğumuza verilen yüksek devlet işlerini yabancılarla, kendi şahsî işlerimizde gösterdiğimiz cömertlikle halletmeyi kural kabul ediyoruz. Oysa aldanıyoruz, bir çocuk gibi aldanıyoruz. Büyük zararlar gördü ulusal varlığımız bu yanılgıdan, görüyor da…”

( Kaynak: Atatürkçülük Birinci Kitap (Atatürk’ ün Görüş ve Direktifleri); Atatürk’ ün Söylev ve Demeçleri; Cihan Dura, Ataname, Doğu Kitabevi, İst., 2019)

*****

Gününüz aydınlık ve esenlik dolu olsun!

NE MUTLU TÜRK’ ÜM DİYENE!

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.