Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Askerî Okullar Önemlidir

Yazının Giriş Tarihi: 27.11.2017 07:50
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.11.2017 07:50

TSK’ nın içine gizlice sızdırılarak yerleştirilmiş,  yıllarca kök salması fark edilememiş, (asla Türk askeri olamayacak) asker giysili beyni yıkanmış bir avuç hainin, 15/16 Temmuz 2016 gecesi gerçekleştirmeye çalıştığı prematüre darbe girişimi görünümlü hain terör eyleminden kısa bir süre sonra, KHK ile askerî okullar kapatıldı.

Bir askerî darbe girişimi görünümlü terör eylemi (ki darbe yapacak insan darbe başarılı olursa kullanacağı Meclis binasını, kamu düzenini sağlamakta kendine yardımcı olacak olan Emniyet unsurlarını ve özellikle de kendi halkını bombalamaz; kendi meclisini bombalayan darbeci, toplumun güvenini kaybedeceğini ve artık o toplumu yönetemeyeceğini bilir) suçlusunun kışla ve okullar olmadığını düşünüyorum.

Kanaatimce, bu iğrenç (darbe görünümlü) terör eyleminin nedeni asla askerî kışla ve okullar değil; cemaat yandaşlarını askerî okullara yerleştiren ve bu yerleşimi görmezden gelen mantalitedir/ düşünce yapısıdır!

Bu nedenle darbe faturası askerî kışla ve askerî okullara kesilemez!

23 Kasım 2017 günü yapılan Kara Harp Okulu diploma töreninde, en yetkili ağız tarafından “Ülkemizi ele geçirmek isteyenlerin işe harp okullarından başladığını görüyoruz” açıklaması yapıldı. (Hürriyet 24.11.2017)

O zaman askerî liseler neden kapatıldı? Biri boğuldu diye yüzme havuzu kapatılabilir mi? Yüzme bilmeyenlere yüzme öğretilir ve yüzme bilmeyenlerin havuza girmesi engellenir. Bir tank adam ezdi diye hizmet dışı bırakılmaz, o tankı kullanan cezalandırılır ve yetkisiz ellerin tankı kullanmasının önüne geçilecek önlemler alınır. Bir doktor hata yaptı diye, tıp fakülteleri kapatılabilir mi? Terör örgütü lideri Siyasal Bilgiler Fakültesi’ nde okudu diye, bu fakülte kapatıldı mı?

“Mezunları askerî darbe yaptı” gerekçesiyle sözü geçen askerî liseler kapatıldığına göre, terör örgütü mensubu oldukları gerekçesiyle meslekten (Örneğin Diyanet İşleri Başkanlığı’ ndan) uzaklaştırılanların mezun oldukları okullar da kapatılacak mıdır? Kapatılmayacaksa, neden sadece askerî okullar kapatılıyor/ kapatıldı?

Burada cezalandırılmak istenen kim ya da kimler? Okul mu, okulun yönetiminde cemaatçi yapının yerleşmesine göz yumanlar mı?

Askerlikte her şeyden önce millî şuur çok önemlidir. Bu şuur da ancak genç yaşlarda verilip işlenebilir. Bilmeyenler için küçük bir hatırlatmada bulunayım:  Sultan II. Abdülhamid döneminde ( 1876- 1909), Osmanlı topraklarında 12 Askerî İdadî yani Askerî Lise, 30’ dan fazla da Askerî Rüştiye yani Askerî Ortaokul vardı.

Sadece İstanbul’ daki askerî rüştiyeleri yani askerî ortaokulların adlarını hatırlayalım:

Gülhane Askerî Rüştiyesi,

Soğukçeşme Askerî Rüştiyesi,

Beşiktaş Askerî Rüştiyesi,

Fatih Askerî Rüştiyesi,

Kocamustafapaşa Askerî Rüştiyesi,

Toptaşı Askerî Rüştiyesi,

Paşakapısı Askerî Rüştiyesi,

Hasköy Askerî Rüştiyesi,

Eyüp Askerî Baytar Rüştiyesi,

Kasımpaşa Bahriye Rüştiyesi…

Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ün Selânik Askerî Rüştiyesi yani Selanik Askerî Ortaokulu ve Manastır Askerî İdadisi yani Manastır Askeri Lisesi mezunu olduğunu biliyor muydunuz?

Kişisel olarak askerî okulların kapatılmaması ve çok sıkı bir düzenlemeden sonra aynı konumda eğitim ve öğretime devam etmesi görüşünü taşıyorum. Bu düşüncemi her fırsatta ve her yerde, nefes alabildiğim sürece, bıkmadan usanmadan tekrarlayacağım.

Elbette darbeci teröristlerin sadece T.S.K’ dan değil, tüm devlet yapılanmasından ayıklanması, Türk Silâhlı Kuvvetleri’ ne bu lekeyi sürenlerin şiddetle cezalandırılması bir zorunluluktur.

Ancak, yaşananların tek sorumlusunun TSK’ ın mevcut yapısı ve özellikle askerî okullar olduğunu düşünmek, yanlış teşhisin göstergesidir. Teşhis yanlış olursa, tedavi sağlıklı sonuç vermez.

MANTIĞIM KABUL ETMİYOR

Neredeyse tüm Türk Silâhlı Kuvvetler mensubu sayısında askerlik çağındaki Suriyeli erkekler Türkiye’ de bir şekilde yaşamlarına güven içinde devam ederlerken, Mehmetçiklerin Suriye’ de şehit olmasını mantığım kabul etmiyor.

Harp Okulu’nda eğitim ve öğretim dört yılda tamamlanır; arkadan da bir sene süreli sınıf okullarında eğitim görülür. Üniversite sınavını kazananların kuvvet harp okullarına girerek bir sene (nasıl oluyorsa) sıkıştırılmış eğitim ve öğretimden sonra muvazzaf subay olabilir mantığını kabul etmiyorum.  Subay ve astsubaylık bir yaşam biçimidir; bir senede bu özellik kazandırılamaz.

MERAK EDİYORUM

23 Kasım 2017 günü Kara Harp Okulu diploma töreninde, “Yeni dönemin ilk meyvelerinden olan 858 teğmenimizi mezun ederek ülkemize hizmet için görev yerlerine gönderiyoruz” ifadesi kullanıldı. Merak ediyorum, bu yeni mezunlar sınıf okullarına gitmeyecekler mi?

Askerî birliklerde her sabah, önce askerî personelin kılık kıyafeti, saç- sakal tıraşı kontrol edilir. Bu bakımdan subay ve astsubaylar, kılık kıyafetleriyle, saç ve sakal tıraşlarıyla astlarına örnek olmak zorundadırlar. Bunun için tüm askerî okullarda kılık- kıyafete, saç- sakal tıraşına önem verilir. Askerî okul komuta kademesi ve öğretmenler de bu bakımdan askerî öğrencilere örnek olacak şekilde davranmak zorundadırlar. Günümüzde, mevcut askerî okulların en üst makamında bulunan kişinin sakalını görünce, aklıma takılıyor: yarın öbür gün öğrenciler de “biz yöneticilerimizi örnek alıyoruz” diyerek sakal bırakmaya başlarsa ne olacak?

Kimseyi ve yapılan uygulamayı küçük görmüyorum ama bir sene eğitimden sonra subay olanların kıtadaki davranışlarını doğrusu çok merak ediyorum. Korucular içinde şartları uygun olanlardan “subay” olacakları da…

ALLAH VE TANRI KAVRAMLARI

“Allah” ile “Tanrı” bir değildir, aynı anlamı içermez.

“Allah” özel isimdir; Müslümanların iman ettiği ilâhın adıdır.

“Tanrı” cins isimdir; her dinde bulunan ilâh kavramını ifade eder. Tanrı, Allah kelimesinin değil, cins isim olan İlâh kelimesinin Türkçesi’dir.

“Tanrı” dendiğinde, her dinin tanrısından söz edildiği bilinir ve özel bir din uygulaması yapılmamış olur.

“Tanrılar” denilebilir ama “Allahlar” denmez, zira Allah, birdir, tektir.

“Tanrım” dediğinizde mensup olduğunuz ve inandığınız dini saklı tutarsınız; “Allah’ım” dediğinizde ise Müslüman olduğunuzu vurgular ve bunu belirtirsiniz.

ATATÜRK Diyor ki:

“Bir ordunun kıymeti, subaylarının ve komuta kademesinin kıymetiyle ölçülür.”

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.