Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Tema Talep Ve Önerilerini Açıkladı

TEMA Vakfı İl Temsilcisi Faruk Tezcan, hazırlanmakta olan 1/50.000 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı için bazı görüş ve önerilerde bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 21.12.2016 08:30
Haber Güncellenme Tarihi: 01.01.1970 02:00
Kaynak: Haber Merkezi
yalovamiz.com
Tema Talep Ve Önerilerini Açıkladı

1/50.000 bin ölçekli planların çok önemli olduğunu ifade eden Tezcan, bu planda kırsal kalkınmanın desteklenmesi gerektiğini dile getirdi. Yalova’nın geleceği için bu planların çok önemli olduğunu söyleyen Tezcan, aynı zamanda yazılı olarak TEMA Vakfı’nın görüş ve önerilerini İl Genel Meclisi’ne sunduklarını da sözlerine ekledi. TEMA Vakfı olarak bazı taleplerinin bulunduğunu söyleyen Tezcan, “Kentler, yaşam alanlarımız, tüketim ve yaşam biçimlerimizi belirleyen temel unsurlara dönüştüler. Dolayısıyla, nasıl bir kent istediğimiz aslında nasıl bir hayat sürmek istediğimiz ile doğrudan ilişkili bir hale geldi. Bu sebeple TEMA Vakfı olarak, anayasamız ile garanti altına alınan sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşam hakkı konusunda hazırlanan kentimizin 1/50.000 bin ölçeklik planının çok önemli olduğunu biliyoruz. TEMA Vakfı olarak, en temel hakkımız olan sağlıklı bir çevrede yaşamak için bazı taleplerimizi iletmek istiyoruz. Yalova’nın geleceği için bu planlar çok önemli. Biz TEMA Vakfı olarak elimizden geleni yaparak İl Genel Meclisi’ne görüş ve önerilerimizi yazılı olarak ilettik” diye konuştu.

“2014 yılında bakanlıkça onaylanan İzmit Körfezi (Kocaeli-Yalova) 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’nda bölgemizle ilgili belirtilen tehditler ve fırsatlar dikkate alınmalıdır” diyen Tezcan, “Tek su kaynağı Gökçe Barajı havzasının korunmasına özen gösterilmeli yapımı planlanan yeni barajların havzalarının da korunması sağlanmalıdır. Tarım arazileri korunmalı 2012 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla tarımsal amaçlı arazi toplulaştırılması yapılan Gacık ve Laledere köyleri arazilerinin Organize Sanayi Bölgeleri’ne verilmesine fırsat tanınmamalıdır. Taşköprü ovasında Aksa Fabrikası bitişiğinde, bir bölümüne moloz dökülerek tarım dışı kullanım talebiyle Islah OSB sınırı içine alınan yaklaşık 200 dekarlık alanla ilgili TEMA Vakfı’nın açtığı davada bilirkişi raporu Tema Vakfı lehine gelmiştir. Sanayinin gelişerek tarım topraklarını yok etmesine fırsat tanıyacak hükümlerin yeni 1/50.000 bin ölçeklik planlarda olmasını istemiyoruz” diye konuştu.

Bu planlarda doğal ve kültürel kimliklerin korunması gerektiğini söyleyen Tezcan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Doğal ve kültürel kimlikler korunmalı, yerleşmelerin fiziksel, sosyo-ekonomik, kültürel ve tarihi özelliklerinin yanı sıra, yeşil alanları, doğal varlıkları, ekosistem bileşenleri de kentsel kimliği oluşturan önemli unsurlardır. Kentlerin doğal kimliğini oluşturan yeşil alanlar, sulak alanlar, ormanlar, su havzaları, tarım alanları gibi doğal varlıkları ve ekosistem bileşenleri; yapılaşma ve kirlilik nedenleriyle tahrip edildiğinde veya değiştirildiğinde kentsel kimlik de değişmektedir. Sonuç olarak kentlerde yaşayanların belleği ve yaşadıkları yer ile kurdukları ilişki de zarar görmektedir. Düzenli depolama tesislerinin kurulması, bertaraf ve dönüşüm sistemleri ile atık su şebekesi ve arıtma sistemlerinin yeterliliği ve doğru işletilmesinin yanı sıra bu tür tesislerin yer seçimi son derece önemlidir.”

TÜİK’in verilerine göre Türkiye’de nüfusun yüzde 90’nın kentlerde yaşadığını ve buna bağlı olarak da kırsal kalkınmanın desteklenmesi gerektiğini söyleyen Tezcan, açıklamasına şöyle devam etti: “İklim değişikliğine uyum sağlayacak tedbirler alınmalı Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 90'ı kentlerde yaşamaktadır. İklim değişikliğine bağlı kuraklık ve sel olaylarının artışı kentlerin su kaynaklarını ve altyapısını olumsuz etkilemekte; altyapının zarar görmesi ve aşırı iklim koşulları aşırı sıcaklar, aşırı soğuklar, sel felaketleri, kasırgalar gibi halk sağlığını tehlikeye sokmaktadır. Sürdürülebilir ulaşımın geliştirilmesinin önü açılmalı, kentsel altyapıların geliştirilmesinin önü açılmalı, paydaşların karar süreçlerine aktif katılımının sağlanması yapılmalı. Kırsal kalkınmanın desteklenmesi, giderek artan yoksulluk ve açlık, kır-kent, gelişmiş-az gelişmiş bölgeler ve ülkeler arasındaki farklılıkların derinleşmesi, ekonomik dengesizlikler ve adaletsizlikler, hızla kirlenen ve tükenen doğal kaynaklar tüm dünyada kırsal kalkınma kavramını gündemde ön sıralarda tutmaktadır. TÜİK’in 2013 verilerine göre; Türkiye’de nüfusun yüzde 91,3’ü il ve ilçe merkezlerinde yaşamaktadır. Bu durum Türkiye’de kırsal kalkınmanın desteklenmesi gerektiğinin en önemli göstergesidir. Son olarak yakın gelecekte büyük tehlike altına gireceğini düşündüğümüz ormanlarımızın korunması için tedbirler alınması gerekiyor.”

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.