Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Risk

Yalovamız - Risk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Risk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çöpler Alev Aldı İtfaiye Alarma Geçti Haber

Çöpler Alev Aldı İtfaiye Alarma Geçti

Yalova’nın Bayraktepe Mahallesi, Radar Caddesi üzerinde bulunan Pamuk Sokak’ta henüz belirlenemeyen bir nedenle çöp ve atık yığınları alev aldı. Kısa sürede büyüyen yangın, rüzgarın da şiddetini artırmasıyla birlikte çevredeki konutlar için ciddi bir tehdit oluşturmaya başladı. Dumanların gökyüzünü kapladığı olayda mahalle sakinleri büyük panik yaşarken, durum vakit kaybetmeden Yalova Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekiplerine bildirildi. İhbar üzerine olay yerine hareket eden itfaiye ekipleri, rüzgarın alevleri evlere doğru sürüklemesi nedeniyle adeta zamanla yarıştı. Koordineli bir şekilde yürütülen çalışma sonucunda yangın, yerleşim yerlerine ulaşmadan kontrol altına alınarak söndürüldü. Ekipler, yangın mahallinde uzun süre soğutma çalışması yaparak alevlerin yeniden parlama riskini ortadan kaldırdı. Yangının ardından bir açıklama yayımlayan Yalova İtfaiyesi, atıkların yakılmasının oluşturduğu tehlikelere dikkat çekti. Çevre ve yangın güvenliğinin korunması için vatandaşlara duyarlılık çağrısında bulunulan açıklamada, "Çöp ve atıkların yakılması, hem çevre sağlığı hem de yangın güvenliği açısından büyük risk oluşturmaktadır. Özellikle rüzgarlı havalarda bu tür yangınlar kontrolden çıkarak can ve mal kaybına yol açabilir. Vatandaşlarımızın bu konuda çok daha dikkatli ve tedbirli olmaları önem arz etmektedir. Yangından etkilenen tüm mahalle sakinlerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz." sözlerine yer verildi.

Yalova’da Bir İlke İmza Atıldı Haber

Yalova’da Bir İlke İmza Atıldı

Yalova sağlık camiası, cerrahi ve anestezi disiplinlerinin ortak başarısıyla gerçekleştirilen örnek bir operasyona sahne oldu. Genel anestezide kullanılan ilaçlara karşı anafilaksi (şiddetli alerjik reaksiyon) öyküsü bulunan bir hastanın safra kesesi ameliyatı, yüksek risk faktörleri nedeniyle titizlikle planlandı. Geleneksel yöntemlerin hasta için hayati risk taşıması üzerine, uzman ekip Türkiye'de ve dünyada sayılı merkezlerde uygulanan "epidural anestezi" yöntemiyle kapalı (laparoskopik) ameliyat kararı aldı. Operasyon, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Muhammed Halit Tekeci ile Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Osman Akdoğan ve ekiplerinin koordineli çalışmasıyla hayata geçirildi. Literatürde oldukça nadir yer alan bu teknik sayesinde, genel anestezinin alerjik riskleri tamamen ortadan kaldırılarak güvenli bir cerrahi zemin oluşturuldu. Operasyon süresince bilinci açık olan ve ekiplerle iletişim kurabilen hasta, herhangi bir komplikasyon yaşanmadan başarıyla ameliyat edildi. Yalova’da bu yöntemle yapılan ilk vaka olma özelliğini taşıyan girişim, modern tıbbın "kişiye özel tedavi" yaklaşımının başarısını bir kez daha kanıtladı. Uzman ekipler, anesteziye bağlı yüksek risk taşıyan hastalar için bu tür alternatif yöntemlerin hayati önemde olduğunu vurguladı. Ameliyatın ardından cerrahi servise yatırılan hasta, kısa süreli takibin ardından şifa ile taburcu edildi. Hastane yönetimi ve operasyonu gerçekleştiren ekip, başarılı geçen sürecin ardından hastaya geçmiş olsun dileklerini iletti.

Sanayide Bayram Yoğunluğu Haber

Sanayide Bayram Yoğunluğu

Yalova'daki Kirazlı Sanayi Sitesi'nde yaşanan yoğunluk nedeniyle esnaf fazla mesai yaparken, ustalar güvenli sürüş için hayati uyarılarda bulundu. Ramazan Bayramı'na sayılı günler kala, karayollarında oluşacak trafik yoğunluğu öncesinde araç sahipleri soluğu tamircilerde aldı. Yalova'nın en önemli sanayi merkezlerinden biri olan Kirazlı Sanayi Sitesi, tarihinin en yoğun günlerinden birini yaşıyor. Farklı illere gitmek üzere yola çıkacak olan vatandaşlar, araçlarının uzun yola dayanıklılığını test ettirmek ve olası arızaların önüne geçmek amacıyla sabahın erken saatlerinden itibaren sanayi sitesinin yolunu tuttu. Bu büyük talep karşısında sanayi esnafı da tam kapasiteyle çalışmaya başladı. Vatandaşların bayram yolculuğuna güven içerisinde çıkmasını sağlamak adına mesai saatlerini uzatan ustalar, gece geç saatlere kadar araç bakımı ve onarımı yapıyor. Kirazlı Sanayi Sitesi'nin deneyimli ustaları, yaşanan bu yoğunluğun beklenen bir durum olduğunu ancak vatandaşların bakımları son ana bırakmasının risk taşıdığını vurguladı. Bayram nedeni ile yola çıkacak olan vatandaşlara altın değerinde önerilerde bulunan ustalar, araçların uzun yol öncesinde kapsamlı bir bakımdan geçirilmesinin önemine dikkat çekti. Ustalar, “Motor yağının seviyesi ve kalitesi ile hava, yağ ve yakıt filtrelerinin durumu mutlaka kontrol edilmelidir. Balatalar, diskler ve fren hidroliği seviyesi hayati önem taşır, aşınmış parçalar değiştirilmelidir. Lastik basınçları, diş derinlikleri ve genel durumu kontrol edilmeli, gerekirse rot-balans ayarı yapılmalıdır. Yedek lastiğin (stepne) de hazır olduğundan emin olunmalıdır. Farlar, sinyaller, stop lambaları ve sileceklerin düzgün çalıştığı test edilmeli, silecek suyu tamamlanmalıdır. Radyatör hortumları, su seviyesi ve antifriz miktarı kontrol edilerek motorun hararet yapması önlenmelidir. Aracın yol tutuşunu etkileyen ön takım parçaları ve amortisörler gözden geçirilmelidir.” dedi. Vatandaşlara, "Can taşıyorsunuz, küçük bir ihmal büyük facialara yol açabilir. Bayramı hüzne çevirmemek için aracınızın sesini dinleyin ve bakımlarını eksiksiz yaptırın" çağrısında bulunan sanayi esnafı, güvenli ve huzurlu bir bayram yolculuğu diledi.

“Hasar Tespiti İçin Bakanlığa Başvurduk” Haber

“Hasar Tespiti İçin Bakanlığa Başvurduk”

Yalova’da süs bitkisi üreticilerini olumsuz etkileyen şiddetli lodosun ardından hasar tespit çalışmaları ve telafi süreçleri hız kazandı. Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) Başkanı Ahmet Dündar, fırtınanın seralarda meydana getirdiği zararların ardından Tarım ve Orman Bakanlığı ile temasa geçtiklerini belirterek sürecin takipçisi olduklarını dile getirdi. Yaşanan afetin boyutlarına ve bakanlık ile yapılan görüşmelere dair detaylı açıklamalarda bulunan Dündar, sektörün geleceği için sigorta sisteminin önemine dikkat çekti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Dündar, "8 Ocak'ta bölgemizde yaşanan lodos felaketi sonrasında işletmelerimizde ve üreticilerimizin tesislerinde ciddi zararlar oluştu. Bu zararlar, plastik örtülerin yırtılması gibi yüzeysel hasarların yanı sıra maalesef çelik konstrüksiyon tesislerin yerle bir olduğu işletmeleri de kapsıyordu. Bunun üzerine Tarım İlçe Müdürlüklerimiz ve Yalova Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz hemen sahaya indi. Bu hasar tespit çalışmalarında SÜSBİR'i temsilen biz de yer aldık. Üreticilerimize bu zararlar karşısında neler yapılabileceğini anlattık ve onların taleplerini aldık. Seralar, daha karmaşık yapılar olduğu için TARSİM sigortası kapsamına alınırken daha detaylı bir değerlendirme yapılması gereken tesislerdir. Nitekim üreticilerimizden de bu yönde talepler geldi. Cam seralarda, donanıma ait olan ve envantere dahil edilmesi gereken parçaların kayıtlara geçirilmesini istediler. Bunun yanında, ki bu çok hassas bir konudur, ürünlerde oluşan dolaylı zararların giderilmesine yönelik de bir talep var. Biz de tüm bu talepleri toparlayıp bir dosya haline getirdik ve geçtiğimiz hafta Tarım Bakanlığımızda Doğal Afetler ve Tarım Sigortaları Daire Başkanımızı ziyaret ettik. Sahada yaşanan sıkıntıları kendilerine aktardık. Onlar da bu mağduriyetlerin giderilmesi için neler yapılabileceğine dair notlarını ve taleplerimizi aldılar. Önümüzdeki süreçte yeni sigortalar, yaşanan hasarlar sonucu ödenecek tazminatlar ve yapılacak ödemelerle ilgili neler yapılabileceğini Sayın Daire Başkanımıza anlattık. Kendileri de bu konularda yapılabilecek çalışmaları değerlendireceklerini ve önümüzdeki süreçte gereğini yapacaklarını dile getirdiler." dedi. "Sigorta ancak bir afet olduğunda gündeme geliyor" Tarım sektörünün risklere açık bir alan olduğunu hatırlatan ve TARSİM sisteminin işleyişine değinen Dündar, "Tüm tarım sektörü, doğal afetlere çok açık bir üretim alanıdır ve bu risklere maruz kalan bir sektördür. Bu durum tüm tarım için geçerli. Dolayısıyla riskin büyük olduğu yerde sigorta primleri de doğal olarak yüksek çıkıyor. Aslında burada en önemli noktalardan biri şu: Devletimizin yüzde 50 sübvanse desteği olmasına rağmen, üreticilerimizi yıllardır bu konuda teşvik etmeye devam etsek de maalesef onlardan arzu edilen oranda bir katılım göremiyoruz. Maalesef sigorta, ancak bir afet olduğunda gündeme geliyor. Hâlbuki TARSİM bir tarım sigortaları havuzudur. Bu havuzun güçlenmesi herkesin katılımıyla mümkün olur. Herkesin katılması halinde ise primler de düşecektir. Burada aslolan, sistemin sağlıklı işlemesini sağlamaktır. Sistem sağlıklı işlerse herkes bundan faydalanır. Ancak genel olarak katılımın az olmasının sebebi, sektördeki risk oranlarının çok yüksek olmasıdır. Yoğun bir kar yağışı ve bunun getirdiği kar yükü bu işletmeler için bir risktir. Sel, su baskını bir risktir. Geçen haftalarda yaşadığımız fırtına, maalesef büyük bir risktir. Dolu yağışı keza büyük bir risktir. TARSİM'in tüm bu riskleri göğüsleyebilmesi için bütün üreticilerimizin tesislerini TARSİM kapsamında sigortalatması gerekmektedir." şeklinde konuştu.

“Depreme Dayalı Konutlar Ve Bir Kent Oluşturmalıyız” Haber

“Depreme Dayalı Konutlar Ve Bir Kent Oluşturmalıyız”

Balıkesir’in Sındırgı ilçesi merkezli yaşanan ve Yalova’da da güçlü şekilde hissedilen depremlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Yüksek Jeoloji Mühendisi Osman Kendir, depremlerin doğanın bir parçası olduğunu ancak asıl önemli olanın depreme dayanıklı yapılar ve kentler oluşturmak olduğunu söyledi. Kendir, Sındırgı merkezli depremin ardından komşu faylarda stres birikiminin gözlendiğini belirterek, “Fayların geometrisi, oluş mekanizmaları ve jeolojik konumları itibarıyla deprem süreçleri bazen endişe verici olabilir. Maraş depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen artçıların halen devam ettiğini unutmamak gerekir,” dedi. “Doğa olaylarını afete dönüştürmemeliyiz” Fay hatları üzerinde meydana gelen depremler sonrasında oluşan birikimin boşalmasının zaman alabileceğini, bazen de stresin çevre faylara aktararak yeni yüklenmelere sebep olduğunu ifade eden Kendir, “Sındırgı’da meydana gelen depremler sonucunda komşu faylarda stres birikimi açıkça görülüyor. Bu birikim yeterli seviyeye ulaştığında yeni depremler meydana gelebilir.” diye konuştu. Kendir, doğa olaylarının afete dönüşmemesi için uygun yerleşim alanlarında doğru yapılaşmanın planlanması gerektiğini vurgulayarak, “Şehirlerimizin güvenliğini ancak bu şekilde sağlayabiliriz,” dedi. Yalova’nın fay hatlarına yakınlığı, zemin koşulları ve zayıf zeminlerdeki yoğun yapılaşma nedeniyle risk altında olduğunu belirten Kendir, “Sadece depremi hissetmek ve sonrasında hayatımıza devam edebilmek için güvenli bir şehir oluşturmalıyız. Depreme dayanıklı konutlar ve kentler kurmak artık bir zorunluluktur.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.