Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Protesto

Yalovamız - Protesto haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Protesto haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Memurun Can Güvenliği Artık Göz Ardı Edilemez” Haber

“Memurun Can Güvenliği Artık Göz Ardı Edilemez”

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Yalova İl Müdürlüğü binasında uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Avukat Zekeriya Polat için tepkiler dinmiyor. Türkiye Kamu-Sen ve Türkiye Büro-Sen üyeleri, menfur olayı protesto etmek ve artan şiddet olaylarına dikkat çekmek amacıyla SGK İl Müdürlüğü binası önünde bir araya geldi. Yoğun yağışa aldırış etmeyen sendika üyelerinin tam kadro katıldığı basın açıklamasını, grup adına Ali Karadağ okudu. Karadağ konuşmasına, yaşanan derin üzüntüyü dile getirerek başladı. Kurum personeli ve meslektaşları Avukat Zekeriya Polat’ın bina içerisinde saldırıya uğradığını hatırlatan Karadağ, "Yalova Sosyal Güvenlik Kurumunda görevini layıkıyla yerine getiren, herkes tarafından çok sevilen kıymetli bir kamu personelimizi, Avukat Zekeriya Polat'ı menfur bir saldırı sonucu kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Merhum kardeşimize Yüce Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve Sosyal Güvenlik Kurumu camiamıza sabırlar diliyoruz" dedi. Olayın, memurun can güvenliği konusunun ne denli ciddi bir boyuta ulaştığını gösterdiğini vurgulayan Karadağ, kamu görevlilerinin tek amacının yasalara göre vatandaşa hizmet etmek olduğunu, hizmet sunarken maruz kalınan psikolojik ve fiziksel şiddetin asla kabul edilemeyeceğini ifade etti. 5 maddelik acil eylem çağrısı Sendika olarak caydırıcı ve kararlı adımlar atılmasını beklediklerini belirten Karadağ, yetkililere seslenerek beş maddelik çözüm önerisini sıraladı. Memurun can güvenliğinin mutlaka sağlanması gerektiğinin altını çizen Karadağ; kurumlarda yeterli sayıda kadrolu silahlı güvenlik görevlisi istihdam edilmesi, kamera ve X-ray gibi teknolojik güvenlik sistemlerinin yaygınlaştırılması, kamu görevlisine yönelik şiddet suçlarında cezaların artırılarak etkin şekilde uygulanması ve saldırganlar hakkında caydırıcı yargı süreçlerinin hızlıca işletilmesi gerektiğini vurguladı. Karadağ, kamu görevlilerine yönelik şiddetin normalleşmesine izin vermeyeceklerini ve sürecin takipçisi olacaklarını belirterek sözlerini noktaladı.

CHP’den MESEM Protestosu Haber

CHP’den MESEM Protestosu

Ayrıca geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanlığı'nın Yenibosna’da düzenlediği Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi'nde MESEM uygulamasını ve çocuk ölümlerini protesto ettikleri için tutuklanan Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi 16 gence destek verdi. CHP Yalova Gençlik Kolları Başkanı Şafak Sönmez, Cevdet Aydın Parkı’nda gerçekleşen açıklamada 2025’in ilk 11 ayında 83 çocuğun iş cinayetlerinde öldüğünü söyledi. Sönmez açıklamasında, “İktidar, oluşturduğu kara düzende bizden çok şey istiyor. Canımızı istiyor, emeğimizi istiyor, ekmeğimizi istiyor, özgürlüğümüzü istiyor. Biz onlardan çok bir şey istemiyoruz: Çocuklar ölmesin istiyoruz.” dedi. AK Parti’nin Türkiye’yi emeğin ucuz, ekmeğin pahalı bir ülke haline getirdiğinden bahseden Sönmez, “Susmamızı istiyorlar. Razı değiliz. Okulda olması gereken çocukların; atölyelerde, sanayilerde, inşaatlarda, fabrikalarda sömürülmesine, can vermelerine rıza göstermemizi susmamızı istiyorlar. Razı değiliz. Susamayız. Çünkü biliyoruz ki çocuklar uyurken susulur ölürken değil.” diye konuştu. Konuyu TİP’lilerin tutuklanmasına da getiren Sönmez, “Bu ülkenin güzel evlatlarına, çocuklarına sahip çıkmak için ses çıkaran arkadaşlarımızı yaka paça gözaltına alıp tutukluyorlar. Susmamızı, rıza göstermemizi istiyorlar. Razı değiliz. Susmayız. Arkadaşlarımızla güçlü bir dayanışma içerisindeyiz.” ifadelerini kullandı. Sönmez açıklamasında, “Gençler bugün MESEM’de eğitim alamadan çalışmaya zorlanıyor. Uzun saatler boyunca üretim baskısı altında tutuluyor. İş güvenliği riskleriyle baş başa bırakılıyor. Haklarını talep ettiklerinde susturuluyor. Geleceklerini güçlendirecek bir beceri kazanmadan aynı döngüye mahkûm ediliyor. Eğitimin adı var, kendisi yok. Gözetim var deniyor, pratikte neredeyse hiç yok. Gençler ‘öğrenci’ değil, açıkça ucuz iş gücü muamelesi görüyor. Bu kabul edilemez. Hiçbir genç, hiçbir çocuk, ucuz iş gücü olarak kullanılamaz. Hiçbir genç, eğitimi ve güvenliği hiçe sayılan bir düzene mecbur bırakılamaz.” sözlerine de yer verdi. CHP Yalova Gençlik Kolları Başkanı Şafak Sönmez hükümetten taleplerini ise, “Çocuk işçiliğini teşvik eden tüm uygulamalar ve MESEM derhal kaldırılmalı, Mesleki eğitim 18 yaş sonrasına taşınmalı çocuklar atölyelere değil okullara gönderilmeli, Eğitim parasız, bilimsel, laik ve demokratik olmalı, MESEM düzenini protesto ettiği için tutuklanan Türkiye İşçi Partili 16 arkadaşımız derhal serbest bırakılmalı.” diyerek sıraladı.

“Bilim Dışı Söylemler Kabul Edilemez” Haber

“Bilim Dışı Söylemler Kabul Edilemez”

Deprem uzmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, sulak ve gevşek zeminlere inşa edilmiş yüksek katlı binaların tehlike oluşturduğunu belirterek, Yalova’nın da aralarında bulunduğu bazı illerde “ev almayın, kiralamayın” çağrısı yapmıştı. Bu açıklamaya CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan tepki göstererek bilim dışı söylemlerin kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Becan yaptığı açıklamada, “Bazı bilim insanlarının Yalova’dan konut alınmaması veya kiralanmaması yönündeki bilim dışı söylemleri kabul edilemez. Bilim insanlarına yakışmayan bu tür açıklamalar yerine, depremle ilgili asıl odaklanılması gereken, can ve mal kaybını önleyecek tedbirlerdir. Sadece ‘ev almayın, kiralamayın’ demek bir çözüm üretmez” ifadelerini kullandı. “1999 sonrası yapılar daha güvenli” Becan, 1999 depremi sonrası inşa edilen binaların daha güvenli olduğuna dikkat çekerek, “1999 depremi öncesinde C15 kalitesinde beton kullanılırken, günümüzde C35-C40 kalitesindeki betonların tercih edilmesi, yapıların oldukça sağlam olduğunu göstermektedir. Olası bir depremde bu yeni yapıların kolayca zarar görmeyeceği düşünülmektedir” diye konuştu. Milletvekili Becan, “Kiralamayın, satın almayın gibi söylemler yerine, daha önce de vurguladığımız gibi eski yapıların yenilenmesi yöntemlerini konuşmak daha yerindedir. Türkiye’nin her yeri deprem bölgesi iken insanlar nerede ikamet edecek? Kiralamayacak, satın almayacaksak milyonlarca insan çadırda mı yaşayacak? Bu, ilgili bilim insanlarının talihsiz bir açıklamasıdır ve bu açıklamayı protesto ediyorum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.