Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Marmara Depremi

Yalovamız - Marmara Depremi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marmara Depremi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

58 İşyeri Satışa Çıkartıldı Haber

58 İşyeri Satışa Çıkartıldı

Yalova İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), mülkiyetinde bulunan deprem kalıcı işyerlerinin ekonomiye kazandırılması amacıyla dev bir satış ihalesi açtı. 7269 Sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun kapsamında, 1999 Marmara Depremi sonrasında kentsel dönüşüm ve kalıcı konut projeleri çerçevesinde inşa edilen taşınmazlar yeni sahiplerini bekliyor. Edinilen bilgilere göre, Merkez ilçe Soğucak mevkii ile Çınarcık ilçesi Koru (Çalıca) mevkii’nde yaptırılan ve afet konutları bölgesinde yer alan kalıcı işyerlerinden arta kalan toplam 58 adet bağımsız bölümün satışı resmi olarak ilan edildi. Söz konusu gayrimenkullerin satış işlemi, 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45'inci maddesi uyarınca şeffaflık ilkesi gereği Açık Teklif Usulü ile gerçekleştirilecek. AFAD tarafından yürütülecek olan ihaleler, ilan metninde her bir bağımsız bölüm için ayrı ayrı belirtilen tarih ve saat düzenlemesine göre Yalova İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda organize edilecek. Yatırımcılar ve esnaflar için büyük bir fırsat sunan açık artırma süreci, 17 Haziran 2026 Çarşamba günü saat 10.00'da başlayacak. İhale komisyonu huzurunda yapılacak olan açık arttırmada, taşınmazlar için açılış fiyatı olarak 570 bin liradan teklif verilmeye başlanacak. Yalova AFAD yetkilileri, ihaleye katılarak ticari mülk sahibi olmak isteyen vatandaşların ve şirketlerin uyması gereken yasal prosedürleri de hatırlattı. İhaleye katılmak isteyen isteklilerin, ilgili şartnamede açıkça belirtilen geçici teminat makbuzu, kimlik belgesi ve yerleşim yeri belgesi gibi zorunlu evrakları ihale saatinden önce Yalova İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğüne eksiksiz olarak teslim etmeleri gerekiyor. Satışa sunulan 58 işyerinin metrekareleri, tam konumları, muhammen bedelleri, geçici teminat tutarları ve ihale takvimine ilişkin detaylı bilgi ile resmi ihale ilanına kurumun internet sitesi üzerinden ulaşılabilecek.

"Yalova’nın Afetlere Karşı Bütüncül Bir Plana İhtiyacı Var" Haber

"Yalova’nın Afetlere Karşı Bütüncül Bir Plana İhtiyacı Var"

Kentin anayasası sayılan planların güncelliğini yitirdiğini savunan Kendir, siyasi ayrım gözetmeksizin acilen ortak bir "Deprem Master Planı" hazırlanması çağrısı yaptı. İYİ Parti Yalova İl Başkanı ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Osman Kendir Yalova’da kentsel dirençlilik, deprem hazırlıkları ve altyapı yetersizlikler konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Hem bir siyasi parti lideri hem de akademik kimliğiyle sahaya çıkan Kendir, Yalova’nın en hayati meselesi olan afet yönetiminin kent gündeminde yeterince önemsenmediğini ve adeta teğet geçildiğini ifade etti. 1999 Marmara Depremi'nin ardından kentte hiçbir şey yapılmadığını söylemenin haksızlık olacağını belirten Kendir, Türkiye genelinde deprem yönetmeliklerinin iki kez değiştiğini, Yapı Denetim Kanunu'nun yürürlüğe girdiğini ve imar planı yönetmeliklerinin güncellendiğini anımsattı. Yerel yönetimlerin geçmişte vizyoner adımlar attığını kaydeden Kendir, “Bugün İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı olan Hüseyin Uygun, belediye başkan yardımcılığı döneminde vizyoner bir kararla Yalova’da BS30 beton ve yüzde 1 perde beton şartını 2004 yılında getirmişti. Bu sayede 2019 standartlarını 15 yıl önceden yakaladık. Ben de 2006 yılında Yalova Belediyesi’nde göreve başladığımda bugün sokaklarda gördüğünüz zemin güçlendirmelerinin startını verdim. Zemin etüt raporlarının nasıl hazırlanması gerektiğini anlattık; sıvılaşma ve heyelan gibi Yalova’nın kronik problemlerine dair toplumsal bir farkındalık oluşturduk." dedi. Atılan adımların mevcut riskler karşısında yetersiz kaldığını ve planlama sürecinin ters işlediğini savunan Osman Kendir, şehrin anayasası kabul edilen "Çevre Düzeni Planı"nın deprem, turizm ve trafik gerçeklerinden bihaber olduğunu iddia etti. Kentte baş gösteren su krizini bu duruma örnek gösteren Kendir, Çevre Düzeni Planı'nın şehrin 2035 yılındaki nüfus projeksiyonuna göre kaç baraj yapılması gerektiğini öngördüğünü ancak belirlenen o nüfus kotasının bugünden doldurulduğunu, bu plansızlık nedeniyle iklimsel değişikliklerde hemen su sıkıntısı yaşandığını belirterek meseleye bütüncül bakılması ve acilen yeni bir planlama yapılması gerektiğini vurguladı. "99 depreminden daha ağır bir senaryo bizleri bekliyor" Yalova'nın depremsellik açısından iyi bir noktada bulunmadığını ve katedecek çok yolun olduğunu dile getiren Jeoloji Yüksek Mühendisi Kendir, kamuoyunun karşısına parti rozetini takmadan, tamamen bir teknik insan olarak çıktığını ifade etti. Yalova Valisi ve Yalova Belediye Başkanı başta olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunan Kendir, "Siyasi ayrım yapmaksızın, tüm STK’ların ve üniversitelerin dahil olduğu bir 'Deprem Master Planı' hazırlayalım. MTA ve üniversiteler gibi güçlü kurumlarımızın desteğiyle Yalova’nın ihtiyacı olan güvenli geleceği kuralım. Olası bir depremde Yalova, fay hattına yakınlığı nedeniyle İstanbul’dan çok daha yıkıcı bir etki alabilir; bizi 1999 depreminden daha ağır bir senaryo bekliyor. Yalovalılar bu konuda bilinçli olmalı ve yetkililer üzerinde kamuoyu baskısı oluşturmalı. Bugüne kadar depremle ilgili yaptığım birçok açıklamaya rağmen hiçbir yetkili görüşüme başvurmadı. Sayın Valimize ve Belediye Başkanımıza tekrar sesleniyorum: Biz birikimimizle buradayız, siyasi kimliğimizden bağımsız olarak Yalova için her türlü hizmete ve elimizi taşın altına koymaya hazırız. Bu konu çok hassastır ve kaybedecek vaktimiz yoktur." diye konuştu.

Marmara Denizi’nin Altındaki Dev Araştırmada İkinci Perde Haber

Marmara Denizi’nin Altındaki Dev Araştırmada İkinci Perde

Marmara Bölgesi'nin deprem riskini en yakından hisseden illerinden biri olan Yalova’yı doğrudan ilgilendiren bilimsel araştırmada kritik bir aşamaya gelindi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile Japon araştırma ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında, Marmara Denizi tabanına yerleştirilen deniz dibi sismometrelerinin (OBS) toplanma süreci başlatıldı. TÜBİTAK Marmara Araştırma Gemisi ile yürütülen çalışmalar, Yalova açıklarını da kapsayan fay hattı segmentlerindeki hareketliliği gün yüzüne çıkaracak. Haziran 2025'te deniz tabanına yerleştirilen bu hassas cihazlar, özellikle 23 Nisan 2025 tarihinde meydana gelen Marmara Depremi’ne ilişkin sismik aktiviteyi saniye saniye kaydetti. Japonya Deniz-Yer Bilimi ve Teknoloji Ajansı (JAMSTEC) ve NIED ekiplerinin katılımıyla toplanan bu veriler, depremin mekanizmasını ve fay hattındaki stres birikimini daha net ortaya koyacak. Yalova gibi kıyı şeridinde yer alan yerleşim yerleri için hayati önem taşıyan bu analizler, bölgenin deprem tehlikesine yönelik sismik risk haritalarının güncellenmesini sağlayacak. "Fay hatlarının davranışını yakından izliyoruz" Bilim insanları, deniz tabanına yerleştirilen sismometrelerin, karadaki istasyonlara oranla fay hatlarındaki mikro hareketleri çok daha hassas ölçebildiğini vurguluyor. Marmara Denizi’nin altındaki sismik ağın bir parçası olan OBS cihazları, olası deprem senaryolarının bilimsel temellerini oluşturuyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından elde edilecek bulgular, Yalova ve çevresindeki yapı stokunun planlanmasından afet hazırlık süreçlerine kadar geniş bir yelpazede rehberlik edecek. Türk ve Japon uzmanların koordineli çalışmasıyla yürütülen veri toplama süreci, Marmara Denizi’nin depremselliğini anlamada şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı araştırmalardan biri olarak kabul ediliyor. Elde edilen bilimsel verilerin, sadece sismoloji dünyasına değil, bölge halkının güvenliği için geliştirilen stratejilere de doğrudan katkı sunması bekleniyor.

“Yalova’nın En Büyük Sorunu Kentsel Dönüşüm Ve Susuzluk” Haber

“Yalova’nın En Büyük Sorunu Kentsel Dönüşüm Ve Susuzluk”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in 24 Ocak 2025 Cumartesi günü saat 16.00’da 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştireceği miting öncesinde hazırlıklar tamamlandı. Bu kapsamda CHP Parti Meclis Üyeleri Uğurcan İrak ve Sinem Kırçiçek ile CHP Yalova İl Başkanı Erdem Doğancı’nın katılımıyla bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda hem miting detayları paylaşıldı hem de ülke ve kent gündemine dair önemli değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantıda söz alan CHP Parti Meclis Üyesi Uğurcan İrak, Türkiye genelinde tarihi mitinglere imza attıklarını belirtti. Yalova’da 84’üncüsü düzenlenecek olan mitingin saatinin, merhum gazeteci Uğur Mumcu’nun anma törenleri nedeniyle güncellendiğini hatırlatan İrak, "Türkiye gündemi çok zorlu bir süreçten geçiyor. Bizler meydanlarda sadece bizlere yapılan haksızlığı değil, bütün ülkeye yapılan haksızlığı gündeme alıyoruz. Yalova halkının o meydanı doldurarak kendi iradesine ve haklarına sahip çıkmalarını istiyoruz." dedi. CHP Parti Meclisi Üyesi Sinem Kırçiçek ise gittikleri her yerde vatandaşın talepleriyle karşılaştıklarını dile getirdi. Yalova’daki yerel seçim başarısına değinen Kırçiçek, "2024 seçimlerinden önce Yalova'da iki belediyemiz vardı, şu an yedi belediyemiz var. Saha programlarıyla, mitinglerimizle vatandaşın sesi olmaya devam edeceğiz." diye konuştu. "İnsan hayatı en asli önceliğimizdir" Genel Başkan Özgür Özel’e iletilen kent sorunları hakkında bilgilendirmede bulunan CHP Yalova İl Başkanı Erdem Doğancı, fay hattı üzerinde yer alan Yalova’nın en hayati gündeminin kentsel dönüşüm ve susuzluk olduğunu vurguladı. 17 Ağustos Marmara Depremi’nin acılarını hatırlatan Doğancı, "Yalova'nın en büyük derdi kentsel dönüşüm. 99 depreminden sonra Yalova'da deprem namına yeterli önlem alınmadığı aşikar. Bu noktada kentsel dönüşümün önünü açacak adımlar şarttır." şeklinde konuştu. Kentin bir diğer önemli sorunu olan su krizine de değinen Doğancı, baraj ve gölet projelerinin yıllardır "müjde" olarak duyurulmasına rağmen hayata geçirilmemesini eleştirdi. Doğancı, "Sularımız tekrar akmaya başladı diye rehavete kapılmamalıyız. Karadere boşa akıyor, göletlerin ve tarımsal sulama projelerinin bir an önce başlaması gerekiyor. Ayrıca yıllardır atıl durumda bekleyen Etibank tesislerinin de Yalova turizmine ve ekonomisine kazandırılması elzemdir. Bizim için en asli problem insan hayatıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Uzmanlardan Marmara Depremi İçin Kritik Uyarı Haber

Uzmanlardan Marmara Depremi İçin Kritik Uyarı

Araştırmayı değerlendiren Naci Görür, Okan Tüysüz ve Yasemin Korkusuz Öztürk, büyük bir depremin kaçınılmaz olduğunu belirtti. Olası Marmara depremi üzerine yayımlanan güncel bir bilimsel çalışma, İstanbul'daki güçlü deprem riskinin devam ettiğini bir kez daha gösterdi. Almanya'daki GFZ Helmholtz Jeofizik Araştırma Merkezi liderliğindeki araştırma, Marmara Denizi'nde 7,0 ve üzeri büyüklükte bir depremin olasılığına işaret etti. Çalışma, Science dergisinde yer aldıktan sonra New York Times tarafından haberleştirildi. Araştırmayı inceleyen deprem uzmanları, çalışmanın Türkiye'de bugüne kadar yapılmış bilimsel analizlerle büyük ölçüde örtüştüğünü ifade etti. Uzmanlar, 23 Nisan’da Silivri açıklarında gerçekleşen 6,2 büyüklüğündeki depremin ardından ifade edilen “İstanbul’da büyük deprem olmayacak” görüşünün bilimsel bir dayanağı olmadığını vurguladı. Marmara Avrupa’nın En Kritik Bölgelerinden Çalışma, Marmara Denizi’nin Avrupa genelinde sismik tehlike ve risk açısından en kritik bölgelerden biri olduğunu belirtiyor. Son 15 yılda meydana gelen depremler ve artçı sarsıntılar incelenirken, Ana Marmara Fayı üzerindeki hareketin batıdan doğuya ilerlediği görüldü. Ayrıca, İstanbul'un güneyinde yer alan Adalar segmentinin büyük ölçüde kilitli olduğu ifade edildi. GÖRÜR: “DEPREM ERTELENMEDİ, STRES BİRİKİYOR” Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, çalışmanın yeni bir risk tanımı yapmadığını ancak mevcut tehlikeyi açıkça doğruladığını söyledi. Marmara Denizi’nde uzun süredir stres biriktiğine dikkat çeken Görür, 1912 Şarköy ve 1999 İzmit depremleri arasında kalan sismik boşluğun hâlâ durduğunu vurguladı. “DEPREMİN ZAMANI BELİRSİZ ANCAK KAÇINILMAZ” Jeoloji Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, Marmara Denizi’ne ilişkin tüm bilimsel çalışmaların ortak bir noktada birleştiğini ifade etti. Tüysüz, özellikle Büyükçekmece açıkları ile İzmit Körfezi arasındaki hattın 7,2 büyüklüğünde depremler üretebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti. İKİ FARKLI SENARYO OLASILIĞI Dr. Öğr. Üyesi Yasemin Korkusuz Öztürk, Marmara depremi için iki farklı senaryo olduğunu dile getirdi. Bu senaryolardan birine göre sadece Avcılar Fayı’nın kırılması 6,2–6,8 büyüklüğünde bir deprem yaratırken, Avcılar ve Adalar faylarının birlikte kırılması ise 7,0–7,3 büyüklüğünde daha yıkıcı bir depreme yol açabilir.

"Yalova Türkiye'nin Ekonomik Laboratuvarıdır" Haber

"Yalova Türkiye'nin Ekonomik Laboratuvarıdır"

Yalova Ticaret ve Sanayi Odası (YTSO) Başkanı Cemil Demiryürek, ekonomi basınının prestijli kanallarından CNBC-e'de yayınlanan "Ekonominin Gücü" programına konuk oldu. Programda kentin son 25 yıllık ekonomik dönüşümünü ve gelecek projeksiyonlarını değerlendiren Demiryürek, Yalova’nın sadece bir sayfiye kenti değil, güçlü sanayi altyapısına sahip butik ama çok yönlü bir ekonomi merkezi olduğunu ortaya koydu. Demiryürek, 1999 Marmara Depremi'nin derin izlerine rağmen Yalova’nın son çeyrek asırda küllerinden doğarak yüksek teknoloji, tarım, turizm ve gemi inşa sektörlerini eş zamanlı büyütebilen ender şehirlerden biri olduğunu belirtti. Küçük yüzölçümüne rağmen sağlanan bu dengeli büyüme modeli nedeniyle kenti "Türkiye’nin ekonomik laboratuvarı" olarak tanımlayan Demiryürek, yaz ve kış nüfusu arasındaki farkın ticari dinamizmi canlı tuttuğuna dikkat çekti. Tersaneler ihracatın lokomotifi Kentin ekonomik omurgasını oluşturan gemi inşa sektörüne özel bir parantez açan Demiryürek, Yalova’nın Türkiye’de yat ve tekne üretiminde lider konumda bulunduğunu vurguladı. 2007 yılından itibaren kurulan yaklaşık 40 tersanenin, mega yat, askeri gemi, ticari gemi ve balıkçı tekneleri ürettiğini belirten Demiryürek, sektörün doğrudan 10 bin, dolaylı olarak ise 30 bin olmak üzere toplamda 40 binin üzerinde istihdam sağladığını kaydetti. İhracatın yüzde 90-95’inin tersanelerden geldiğini ifade eden Demiryürek, 2024 yılı itibarıyla il ihracatının 650 milyon doları aştığını, üretimin ise ağırlıklı olarak Norveç ve Kuzey Avrupa ülkelerine yapıldığını dile getirdi. Sanayiciye Yeşil Pasaport çağrısı Programda Organize Sanayi Bölgeleri, çiçekçilik sektörü ve termal turizm potansiyeline de değinen Demiryürek, sanayicilerin yaşadığı vize sorununu gündeme getirdi. Yurt dışı fuar katılımlarında yaşanan engellerin ekonomik kayıplara yol açtığını belirten YTSO Başkanı, hükümetten üretim ve ihracat yapan sanayicilere yeşil pasaport verilmesi yönündeki taleplerin karşılanmasını istedi. Demiryürek, "Sanayici turist olarak değil, üretmek için yurt dışına gidiyor" diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.