Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Marmara Denizi

Yalovamız - Marmara Denizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marmara Denizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Marmara Denizi Hepimizin Ortak Mirasıdır Haber

Marmara Denizi Hepimizin Ortak Mirasıdır

Festival kapsamında konuşan Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, denizlerin korunmasına dikkat çekerek, "Marmara Denizi hepimizin ortak mirasıdır" dedi. Yalova'da çevre bilincini artırmak ve zengin doğal mirası korumak amacıyla geleneksel hale getirilen Ekofest, bu yıl da büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Festivalin açılışı, Yalova Vali Konağı önünden start alan ve bando takımı eşliğinde ilerleyen yoğun katılımlı bir kortej yürüyüşü ile yapıldı. Katılımcıların çevre temalı dövizlerle yürüdüğü kortej, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Korteje Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, Çiftlikköy Belediye Başkanı Adil Yele, Jandarma Komutanı Albay Ercan Altın, Kont Konseyi Başkanı Kenan Engin, İYİ Parti İl Başkanı Osman Kendir, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da katıldı. Sivil toplum kuruluşlarının (STK) çevre odaklı stantlar açtığı meydanda, festival heyecanı çeşitli etkinliklerle sürdürüldü. Meydanda toplanan kalabalığa seslenerek günün anlam ve önemini belirten bir konuşma gerçekleştiren Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, 5 Haziran Çevre Haftası ile 8 Haziran Marmara Denizi Günü’nün bir arada kutlanmasının önemine değindi. Marmara Denizi’nin kirletilmeden temiz tutulması ve gelecek nesillere aktarılmasının herkesin sorumluluğu olduğunu ifade eden Başkan Gürel, "Bildiğiniz üzere 5 Haziran, Çevre Haftası’nın başladığı özel bir gün. Bugün aynı zamanda 8 Haziran Marmara Denizi Günü olması vesilesiyle de büyük bir heyecan içerisindeyiz. Bu haftadaki temel amacımız; hem çocuklarımıza çevre duyarlılığını aşılamak hem de tüm vatandaşlarımızda bir farkındalık oluşturarak bu haftanın önemini vurgulamaktır. Marmara Denizi, sadece kıyısında yaşayan insanların değil, hepimizin ortak mirasıdır. Gelecek nesillere, içinde tüm canlıların sağlıkla yaşayabildiği tertemiz bir deniz bırakabilmek için ona hep birlikte sahip çıkmalıyız. Çevre Haftası kapsamında; sıfır atık, geri dönüşüm ve doğamızın korunması için hep beraber çalışacağız. Plastik, kağıt, metal ve cam gibi atıkları evlerimizde mutlaka ayrıştırmalıyız. Bu atıklar ayrı ayrı toplanacak ve geri dönüştürülecek. Ağaçlarımızı ve doğamızı korumalıyız. Çevre Haftamız ve Marmara Denizi Günümüz kutlu olsun. 4 yıldır başarıyla sürdürdüğümüz Eko-Fest’e katkılarından dolayı ana sponsorumuz Setur Marina yetkililerine, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü ile Temizlik İşleri Müdürlüğü çalışanlarımıza, destek veren okullarımıza, öğretmenlerimize, öğrenci kardeşlerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza yürekten teşekkür ederim." dedi. Başkan Mehmet Gürel’in konuşmasının ardından, festivale katılan okulların öğrencileri tarafından hazırlanan sıra dışı bir etkinlik gerçekleştirildi. Evsel atık malzemelerin geri dönüştürülmesiyle tasarlanan kıyafetlerin sergilendiği çevre defilesi, meydandaki izleyicilerden büyük alkış topladı. Programın son bölümünde ise Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel, festivale sundukları kurumsal katkılardan dolayı Setur Marina Genel Müdürü Ümit Gölgeci’ye teşekkür plaketi takdim etti. Festival, meydandaki stantların incelenmesi ile tamamlandı.

Yalova Yine En Büyük Risk Altında Haber

Yalova Yine En Büyük Risk Altında

Raporda, 160 kilometrelik fayın tek seferde kırılması durumunda, aynen 17 Ağustos 1999 felaketinde olduğu gibi Yalova’nın yine en ağır darbeyi alacak illerin başında geleceği vurgulandı. Marmara Bölgesi'nin sismik hareketliliğini ve yaklaşan büyük tehlikeyi gözler önüne seren korkutucu bir bilimsel çalışma yayımlandı. Hacettepe Üniversitesi Yerbilimleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Bülteni’nde yer alan yeni makale, bölgedeki sismik riskin ne denli kritik bir boyuta ulaştığını net bir şekilde ortaya koydu. İstanbul-Cerrahpaşa Üniversitesi ve Sakarya Üniversitesi bünyesinde görev yapan yerbilimcilerin ortaklaşa imza attığı bilimsel çalışma, Marmara Denizi altındaki büyük tehdidi deşifre ederken, coğrafi konumu ve zemin yapısı nedeniyle Yalova için de adeta kırmızı alarm verdi. Bilim insanları, deniz tabanında biriken devasa enerjinin açığa çıkmasıyla yaşanacak bir mega depremin, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde çok büyük acılar yaşayan Yalova'yı sismik olarak doğrudan etkileyeceğini ve en fazla zarar görecek illerden biri yapacağını bildirdi. Kırılma Yalova Çınarcık Havzası’ndan başlayacak Yayımlanan bilimsel makalede öne çıkan en kritik detay, olası bir mega deprem senaryosunun başlangıç noktasına yönelik oldu. Uzmanların modellemelerine göre, olası büyük deprem dalgası, 1999 İzmit depremi kırığının Çınarcık Havzası’na ulaşan en batı ucundan, yani Yalova kıyılarının hemen açığından başlayacak. Buradan başlayacak enerji boşalımının, Tekirdağ Havzası’nın batı kenarına kadar uzanan yaklaşık 160 kilometrelik dev fay hattını kesintisiz olarak bütünsel bir şekilde tek seferde kırabileceği üzerinde duruluyor. 1999 İzmit ve 1912 Mürefte-Şarköy depremleri arasında kalan bu kesintisiz hat, sismik enerjinin onlarca yıldır biriktiği devasa bir “sismik boşluk” (seismic gap) niteliği taşıyor. 2019 ve 2025 depremleri kritik evrenin habercisi oldu Ana Marmara Fayı’nın sismik tehlike açısından artık dönüşü olmayan kritik bir evreye girdiğinin altını çizen yerbilimciler, son yıllarda yaşanan hareketliliklere dikkat çekti. Raporda, bölgede 26 Eylül 2019 tarihinde meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki sarsıntı ile yakın dönemde, 23 Nisan 2025 tarihinde yaşanan 6.2 büyüklüğündeki orta ölçekli depremlerin fay hatlarındaki stres birikimini ve kırılma eğilimini tehlikeli biçimde tetiklediği aktarıldı. Bu sarsıntıların ardından hattın her an 7 ve üzeri büyüklükte yıkıcı bir mega deprem üretebilme potansiyelini en yüksek seviyede koruduğu vurgulandı. Uzmanlar, Yalova ve çevresindeki tüm yerleşim birimlerinin deprem gerçeğini bir an bile unutmadan, kentsel dönüşüm, yapı stoku modernizasyonu ve afet lojistiği hazırlıklarına en üst düzeyde hız vermesi gerektiğinin hayati önem taşıdığını hatırlattı.

“Aynası İştir Kişinin Lafa Bakılmaz” Haber

“Aynası İştir Kişinin Lafa Bakılmaz”

Toplantıda konuşan AK Parti Yalova İl Başkanı Güçlü, "Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" diyerek Gürel’i ve CHP’li belediyeleri eleştirdi. AK Parti Yalova İl Teşkilatı, kent gündemini sarsacak geniş kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Uygulama Oteli’nde gerçekleştirilen toplantıya AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Özyılmaz, AK Parti Çınarcık İlçe Başkanı Mehmet Özalp ve AK Parti Çiftlikköy İlçe Başkanı Milhan Altınok katılım sağladı. Toplantıda söz alan Çınarcık İlçe Başkanı Mehmet Özalp, Çınarcık Belediyesi’nde yaşanan makam aracı konusunu eleştirerek tepki gösterirken; Çiftlikköy İlçe Başkanı Milhan Altınok ise ilçede yakın dönemde hayata geçirilecek yeni devlet yatırımlarını basın mensupları ve kamuoyu ile paylaştı. "işin ehli dediler keyif ehli çıktı" Toplantıda Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel’e yönelik sert eleştirilerde bulunan AK Parti Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Özyılmaz, yerel yönetimin vaatlerini yerine getirmediğini iddia etti. Özyılmaz, "İşin Ehl-i diye yola çıkan Mehmet başkan keyif Ehl-i çıktı. Halk ekmek alıp İBB’deki malum şahsa destek olacağınıza, keşke Yalovalı fırıncılardan ekmek alsaydınız. AK Parti döneminde dar gelirli vatandaşlarımız için ücretsiz dağıtılan yemekleri kaldırıp, Kent Lokantası adı altında paralı hale getirdi. Şehrin geleceğini ilgilendiren su isale hattının değişimi konusunda da hiçbir duyarlı hareketi yok. Biz buna rağmen belediye meclisinde Yalova halkının faydasına olan her çalışmada kendilerine destek verdik ama kendisi keyif Ehl-i tarzından hiçbir zaman vazgeçmedi. Yalova’nın sadece merkezden ibaret olmadığını biz çok iyi biliyoruz. Seçim öncesinde Bayraktepe ve Bağlarbaşı mahallelerinde tam 5 bin konut vadetti; bırakın projeyi bitirmeyi, henüz 1 tek konut bile yapamadı. Depremi derinden yaşamış bir kent olarak kentsel dönüşümün hızla yapılması noktasında kendilerine her türlü desteği verdik. Hatta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum ile de kendisini görüştürdük ama kendisi Ankara’ya döner dönmez genel başkanına Murat Kurum'u yuhalattı. Biz Yalova’nın hayrına olacak her konuya destek verdik ama kendisi bize hizmet yapacak izlenimi de vermiyor. Sayılı gün çabuk geçer, 2026 yılındaki bu tablonun ardından 2029 yerel seçimlerinde biz bu belediyeyi tekrar geri alırız." Dedi. "Sadece mazeret üretiyor" Merkez ilçe ve ilçe başkanlarının konuşmalarının ardından söz alan AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, yerel siyasete ve genel teşkilat çalışmalarına değindi. Teşkilatın yakaladığı ivmeyi anlatarak sözlerine başlayan Güçlü, "Teşkilat çalışmalarımıza gelince; Yalova Milletvekilimiz ve Genel Başkan Yardımcımız Sayın Ahmet Büyükgümüş’ün teşkilatın başına geçmesiyle birlikte Türkiye genelinde inanılmaz bir ivme yakalandı. İl ve ilçe başkanlarımız sahada çok daha aktif bir şekilde çalışıyorlar. Bunun geri dönüşünü son anketlerde AK Parti’nin arayı açtığını görerek açıkça müşahede ediyoruz. Yerel siyasete baktığımızda ise tablo, Türkiye genelindeki CHP’li belediyelerin durumuyla paralel ilerliyor. CHP'li belediye başkanları hizmetle değil; hizmetsizlikle, yatırımsızlıkla ve sürekli bir mazeretin arkasına saklanmakla gündeme geliyorlar. 'Kesintiler yapılıyor, hizmet edemiyoruz' diyorlar; ancak aynı kesintiler Yalova’da bizim yönetimimizde olan belediyelerden de yapılıyor. Buna rağmen bizim belediye başkanlarımız Termal’de, Armutlu’da, Altınova’da ve Tavşanlı’da yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor. Bu bir zihniyet meselesidir. Biz ‘ne yapabiliriz’e odaklanırken, onlar mazeret üretiyor. Örneğin Çınarcık’ta hizmet üretmek yerine makam aracı derdine düşülmüş; Çiftlikköy’de ise sahil kesiminde lağım denize akarken belediye başkanı billboardlara özlü sözler yazdırmakla meşgul. Oysa ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz." diye konuştu. “Ne kentsel dönüşüm var ne de çevre icraatı" Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel’in seçim dönemindeki iddiaları ile bugünkü icraatları arasında büyük farklar olduğunu savunan İl Başkanı Umut Güçlü, çevre ve kentsel dönüşüm konularındaki eleştirilerini, "Yalova Belediyesi'ne gelirsek; Sayın Başkan seçimden önce mevcut yönetime ‘videocu başkan’ diyordu ancak kendisinin nasıl bir ‘video starı’ olduğunu seçim sürecinde hep beraber gördük. İki günde bir çöpün, yolun başında video çekiyordu; Safran Deresi üzerindeki köprüde burnunu tıkıyordu. Şimdi sormak istiyorum: Şehir plancısı olan Sayın Başkan, iki yılı aşkın süredir kentsel dönüşümle ilgili ne yaptı? Burnunu tıkadığı o derenin ıslahı için ne adım attı? Geçtiğimiz yaz, arıtılmayan kanalizasyon sularının doğrudan denize aktığı görüntüler basına yansıdı. Koruma altındaki Marmara Denizi’ne bu reva mı? 'Yalova'mayı yönetmenin ehliyim' diyerek göreve geldi ancak sonuç ortada: Ne kentsel dönüşüm ne çevre ne de ulaşım ve bayındırlık alanında somut bir çalışma var. Su sorunu konusuna da değinmek isterim. Biz geçtiğimiz dönemde Yalova’nın geleceğini kurtaracak makro planlar yapmış, isale hattı projesini başlatıp bitirmiştik. Sayın Başkan ise bu dev yatırımı küçümseyerek 'bir boru hattı' dedi ve belediyeye yük getirdiğini iddia etti. Oysa bu yatırımın ödemesi 5 yıl sonra, yani kendi dönemi bittikten sonra başlayacaktır. Buna rağmen bugünkü borç yüküymüş gibi anlatması doğru değildir." Sözleri ile sürdürdü. "Kendisi bütçesinin sadece yüzde 10'u kadar borcu olan bir belediye devraldı" Belediyenin mali yapısı ve borç tartışmaları üzerinden geçmiş dönemle kıyaslamalar yapan Umut Güçlü, "Ayrıca göreve geldiğinde elinde bir peçeteyle 'şu kadar borcumuz var' diyerek sübliminal mesajlar vermeye başladı. Hatırlatmak isterim: Biz belediyeyi devraldığımızda veznelerinde icra avukatlarının beklediği, bütçesinin (225 milyon TL) üzerinde borcu (275 milyon TL) olan bir kurum vardı. Üstelik pandemi gibi ticaretin durduğu zorlu bir süreçten geçtik. Buna rağmen 200’den fazla icra dosyasını temizledik ve belediyeyi ayağa kaldırdık. Kendisi koltuğa oturduğunda ise 2 milyar 250 milyon TL bütçesi olan ve borcu bu bütçenin sadece yüzde 10’una tekabül eden bir belediye devraldı. Takdiri Yalova halkına bırakıyorum. Yalova deprem riski altında bir şehir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın '5 yılda dönüştüreceğim' deyip sonra 'bu söylemek ahmaklık olur' demesi gibi bir durumu burada da görüyoruz. Görev süresinin yarısı doldu; Yalova’yı güvenli hale getirecek hangi yatırımı yaptınız? Biz teşkilat olarak hazırlıklarımızı şimdiden yapıyoruz. Sayın Cahit Kocaman gibi değerli bürokratlarımızla görüşerek kentsel dönüşüm dosyalarımızı hazırlıyoruz. Biz önümüzdeki döneme 'haberimiz yoktu' diyerek değil, her türlü altyapı ve kentsel dönüşüm planı hazır bir şekilde talibiz." diye konuştu. "Yalova'nın menfaati söz konusu olduğunda asla partizanca bakmadık" AK Parti olarak Yalova'ya hizmet getirilmesi noktasında hiçbir zaman engelleyici bir tavır takınmadıklarını belirten İl Başkanı Güçlü, "Yalova’nın hizmet alması noktasında biz hiçbir zaman engelleyici olmadık. Milletvekillerimiz Sayın Meliha Akyol ve Sayın Ahmet Büyükgümüş, Yalova’nın müzminleşmiş sorunları için Sayın Belediye Başkanı’nı Ankara’da ağırlayıp Tarım Bakanlığı gibi ilgili mercilerde kendisine destek oldular. Hal yerinin taşınması ve kentsel dönüşüm gibi konularda her türlü desteği vereceğimizi belirttik. Çünkü biz meseleye partizanca değil, Yalova’nın menfaati olarak bakıyoruz. AK Parti, Yalova’da kazandığı 2004-2009 döneminde YASKİ, terminal binası, köprüler, asfalt çalışmaları, Kiptaş ve Adnan Menderes konutları gibi kalıcı hizmetlere imza atmıştır. İktidarın gücüyle belediyecilik vizyonu birleştiğinde neler yapılabileceğini o dönem gösterdik. İnşallah önümüzdeki süreçte Yalova'yı tekrar bu hizmet anlayışıyla buluşturacağız." dedi. Güçlü açıklamalarının sonrasında basın toplantısına katılan basın mensuplarının da sorularını alarak yanıtladı.

Merkez İlk Cezasını Kesti Haber

Merkez İlk Cezasını Kesti

Marmara Denizi’ndeki yasa dışı avcılığa karşı düğmeye basan merkez, ilk denetiminde kuralları ihlal edenlere idari yaptırım uyguladı. Türkiye’de bir ilki temsil eden ve Marmara Denizi’ndeki su ürünleri kaynaklarını koruma altına alan Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi, operasyonel faaliyetlerine resmen başladı. Bakan İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla açılışı gerçekleştirilen merkez, bölgedeki deniz yaşamının sürdürülebilirliği için yürüttüğü izleme ve denetim çalışmalarında ilk yasa dışı faaliyetleri tespit ederek müdahalede bulundu. Merkezden koordine edilen ekipler, 12.05.2026 tarihinde gerçekleştirdikleri kapsamlı denetimlerde, balıkçı barınağından gerekli Nakil ve Menşe Belgesi'ni almadan ürün nakli yapıldığını saptadı. Aynı zamanda Marmara Denizi’nde mevzuata aykırı şekilde yasa dışı avcılık yapıldığına dair tespitler üzerine ekipler harekete geçti. Yapılan operasyon neticesinde, kaçak avcılıkta kullanıldığı belirlenen 500 metre uzunluğundaki uzatma ağına el konuldu. Tespit edilen ihlallerle ilgili olarak sorumlular hakkında 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında idari yaptırım uygulandı. Bu işlem, merkezin kuruluşundan bu yana uyguladığı ilk resmi ceza olarak kayıtlara geçti. Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi, deniz kaynaklarının korunması ve kaçak avcılıkla mücadele konusunda tavizsiz bir çalışma yürütmeye devam edeceğini bildirdi. Merkezin yüksek teknolojik imkanlarla donatılmış izleme sistemleri sayesinde Marmara Denizi'nin her noktasında denetimlerin artarak süreceği vurgulandı.

100 Milyon Liralık Tesis Törenle Hizmete Girdi Haber

100 Milyon Liralık Tesis Törenle Hizmete Girdi

Yalova denizlerin korunması ve sürdürülebilir balıkçılık faaliyetinin korunması adına çok önemli bir tesisin açılışına ev sahipliği yaptı. Türkiye'de ilk olan ve 100 milyon lira gibi dev bir bütçe ile inşa edilen Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi der ağzında Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın katılımı ile hizmete girdi. Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol, AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, Birleşmiş Milletler Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu Genel Sekreteri Dr. Miguel Bernal, Tarım ve Orman Bakanlığında görevli genel müdürler, kurum müdürleri ve çok sayıda davetlinin hazır bulunduğu tören saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı'nın okunması ile start aldı. Günün ilk konuşmasını ise AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol gerçekleştirdi. Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi'nin baıkçıların alın terine, helal kazancına, nesilden nesile aktarılan büyük emeğine sahip çıkacağını söyleyen Akyol, "Marmara Denizi'nin geleceğine sahip çıkan, emeği koruyan, üretimi güvence altına alan çok önemli bir vizyonun hayata geçmesine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Denizler bir milletin bereketidir. Balıkçılık ise sadece bir ekonomik faaliyet değil, alın terinin, helal kazancın, nesilden nesile aktarılan büyük bir emeğin adıdır. İşte bugün hizmete giren Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi tam da bu anlayışın eseridir. Marmara Denizi'nde yürütülecek denetimlerin tek merkezden koordine edilmesi, yasa dışı avcılıkla daha etkin mücadele edilmesi, iller arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve teknik kapasitenin artırılması açısından son derece stratejik bir durumdur. Yaklaşık 100 milyon TL maliyete tamamlanan bu önemli yatırım yalnız Yalova'mız için değil, Marmara bölgesinin tamamı için büyük bir kazanımdır. Merkezin faaliyete geçmesiyle birlikte Marmara Denizi'ndeki denetimler artacak, kaçak ve kontrolsüz avcılıkla mücadele edilecek, balıkçılarımızın emeği daha güçlü bir şekilde korunacak, teknik personelimizin de eğitim ve uygulama kapasitesi gelişecektir." dedi. "Yalova su ürünleri ile de öne çıkmaya başladı" Akyol'un ardından söz alan, AK Parti Genel Başakan Yardımcısı ve Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş Yalova'nın son yıllarda su ürünleri ile de ön plana çıkan bir il olmaya başladığını söyledi. Yalova'nın ülkemizin su ürünleri potansiyeline katkı sunacağına inandığını ifade eden Büyükgümüş, "Yalova’mız meyvecilik alanında, süs bitkiciliği alanında gerçekten ülkemizde dünya çapında markalar çıkarmış bir şehir. Ama özellikle son yıllarda ülkemizde ve küresel ölçekte su ürünleri alanında da bir atılım içerisinde olduğumuzu görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Özellikle Türkiye’nin balıkçılık anlamında küresel lige açılan, işte okyanuslardaki yürütülen avcılık çalışmaları. Tüm bunlara şehrimizden çok güçlü katkılar sunduğumuz için bahtiyarlık duyuyorum. Bununla beraber özellikle midye yetiştiriciliğinde ve Yalova Üniversitemiz vasıtasıyla yürüttüğümüz yosun araştırmalarıyla ilgili olarak da katma değeri yüksek su ürünleriyle Türkiye’nin potansiyelini çok daha yukarı bir noktaya taşımayı hedefliyoruz." diye konuştu. "Çok önemli bir yatırımı açmanın gururunu yaşıyoruz" Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta da Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi'nin açılışında söz aldı. Usta konuşmasında, "Marmara Denizi'nin korunması, su ürünleri kaynaklarımızın sürdürülebilirliği ve yasa dışı avcılıkla etkin mücadele açısından son derece önemli bir yatırımı bugün hizmete açmanın gururunu hep beraber yaşıyoruz. Su ürünleri denetimlerimizi Sayın Bakanım, 365 gün 7 gün 24 saat esasına göre aralıksız sürdürmekteyiz. Ancak Marmara Denizi gibi geniş, yoğun ve çok paydaşlı bir alanda denetimlerin daha etkin yürütülebilmesi için güçlü bir organizasyon yapısına ihtiyaç vardı. İşte bu ihtiyaç doğrultusunda hayata geçirilen Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi yalnızca Yalova için değil, Marmara Denizi'nin tamamı için stratejik bir merkez niteliği taşımaktadır. Yaklaşık 100 milyon TL maliyetle tamamlanan ve 2024 yılı bugün itibarıyla faaliyete geçen bu merkez; denetim faaliyetlerinin etkin bir şekilde tek merkezden koordine edilmesi, yasa dışı ve kontrolsüz avcılıkla mücadelenin güçlendirilmesi, iller arasında koordinasyon ve çapraz denetim kapasitesinin artırılması, teknik personelimizin eğitim ve uygulama imkanı sağlaması açısından da çok önemli bir katkı sağlayacaktır." şeklinde konuştu. "Denizlerimiz gelecek nesillerin emanetidir" Açılışın son konuşmasını ise Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı gerçekleştirdi. Denizlerin koruma ve kullanma dengesine çok önem verdiklerini ifade eden Yumaklı, "Marmara ve ülkemizde ilk olacak bir tesisin açılışında beraberiz. Bu sadece bir tesis olmaktan öte, aynı zamanda üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin aslında balıkçılıkta ne aşamaya geldiğini gösteren önemli namzetlerden bir tanesi. Dolayısıyla bu tesisin, Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi'nin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. İnşallah buradan yetişecek olan kardeşlerimiz de bu merkezin eğitim yönüyle Türkiye'nin balıkçılığına, su ürünlerine katkısı anlamında önemli bir yer edinecektir. Koruma, kullanma dengesi özellikle sucul biyolojik çeşitlilik açısından son derece önemli ve kritik. Biz denizleri bugünün değil, gelecek nesillerin de bize emaneti olarak görüyoruz. Bu nedenle üretirken koruyoruz, avlanırken sürdürülebilirliği de esas alıyoruz. Tabii bütün bunları yaparken denetim faaliyetlerimizi de hiç durmaksızın sürdürdük, 7 gün 24 saat esasına göre. Bu ülkenin üniversitelerinden mezun olmuş pırıl pırıl genç kardeşlerimiz ekiplerimize katıldıkları andan itibaren bu denetim faaliyetlerini yerine getirdiler. Yine ben buradan sadece bizim ekiplerimizin değil, bizlere destek veren Sahil Güvenlik Komutanlığımız, Emniyet Genel Müdürlüğümüz ve Jandarma Genel Komutanlığımıza da güçlü destekleri için teşekkür ediyorum. Hepsine aynı şekilde bundan sonraki denetim faaliyetlerinde de başarılar diliyorum." dedi. Yalova'da ki merkez bağlı merkezler devreye giriyor Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı Yalova'da açılan Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi'ne bağlı yeni merkezlerin de devreye gireceğini ifade ederek, "Açılışını yaptığımız Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi'nin güçlü bir iradenin somut göstergesi olduğunu söylemiştim. Ama sadece bizim kendi denizlerimizde değil, aynı zamanda deniz ekosisteminin korunmasında ve sahadaki denetim birimlerimizin koordinasyonunda da önemli bir görev üstlenmiş olacak. Açılışını yaptığımız bu merkeze bağlı olarak çalışacak Kuzey Ege Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Birimi'ni Çanakkale'de kuracağız. Aynı şekilde Güney Ege'de ise benzer bir yapılanmayı hayata geçireceğiz. Önümüzdeki günlerde 7 kontrol gemisini de envanterimize katmış olacağız. 12 metre üzerindeki balıkçı gemilerinde kullanılan balıkçı gemisi izleme sistemi cihazlarını yenilemeye başladık, devam edeceğiz. Denizlerdeki avcılık faaliyetlerinin teknolojinin ve dijital gelişmelerin ışığında devam etmesini istiyoruz. Bu vesileyle sürece verdikleri destekten dolayı Birleşmiş Milletler Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu Genel Sekreteri Dr. Miguel Bernal'a ve ekibine teşekkür ederim." dedi. Sucul Canlılar Rehabilitasyon Merkezi de kurulacak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı Yalova'da devreye giren Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi ile birlikte bu noktada Sucul Canlıları Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'ni de kuracaklarını ifade ederek, "Biz sadece balığı değil, deniz yaşamının tamamını korumayı da bir milli görev olarak addediyoruz. Bu anlayış doğrultusunda bu merkezin yanı sıra aynı zamanda Sucul Canlıları Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'ni de kuruyoruz. İnşallah proje çalışmalarını yıl sonuna kadar tamamlamış olacağız. Bu merkezde sucul canlılar çeşitli nedenlerle yaralandıklarında tedavi edilecekler, rehabilite edilecekler ve yeniden doğal yaşama katılmış olacaklar." diye konuştu. Konuşmaların ardından Yalova Müftüsü İlyas Yılmaztürk'ün yaptırdığı dua ile Marmara Su Ürünleri Denetim ve Kontrol Merkezi'nin açılış kurdelesini Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve beraberindeki protokol mensupları birlikte kestiler. Bakan yumaklı ve beraberindekiler sonrasında merkezi gezerek incelemelerde bulundular.

Marmara Denizi’nin Altındaki Dev Araştırmada İkinci Perde Haber

Marmara Denizi’nin Altındaki Dev Araştırmada İkinci Perde

Marmara Bölgesi'nin deprem riskini en yakından hisseden illerinden biri olan Yalova’yı doğrudan ilgilendiren bilimsel araştırmada kritik bir aşamaya gelindi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü ile Japon araştırma ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında, Marmara Denizi tabanına yerleştirilen deniz dibi sismometrelerinin (OBS) toplanma süreci başlatıldı. TÜBİTAK Marmara Araştırma Gemisi ile yürütülen çalışmalar, Yalova açıklarını da kapsayan fay hattı segmentlerindeki hareketliliği gün yüzüne çıkaracak. Haziran 2025'te deniz tabanına yerleştirilen bu hassas cihazlar, özellikle 23 Nisan 2025 tarihinde meydana gelen Marmara Depremi’ne ilişkin sismik aktiviteyi saniye saniye kaydetti. Japonya Deniz-Yer Bilimi ve Teknoloji Ajansı (JAMSTEC) ve NIED ekiplerinin katılımıyla toplanan bu veriler, depremin mekanizmasını ve fay hattındaki stres birikimini daha net ortaya koyacak. Yalova gibi kıyı şeridinde yer alan yerleşim yerleri için hayati önem taşıyan bu analizler, bölgenin deprem tehlikesine yönelik sismik risk haritalarının güncellenmesini sağlayacak. "Fay hatlarının davranışını yakından izliyoruz" Bilim insanları, deniz tabanına yerleştirilen sismometrelerin, karadaki istasyonlara oranla fay hatlarındaki mikro hareketleri çok daha hassas ölçebildiğini vurguluyor. Marmara Denizi’nin altındaki sismik ağın bir parçası olan OBS cihazları, olası deprem senaryolarının bilimsel temellerini oluşturuyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından elde edilecek bulgular, Yalova ve çevresindeki yapı stokunun planlanmasından afet hazırlık süreçlerine kadar geniş bir yelpazede rehberlik edecek. Türk ve Japon uzmanların koordineli çalışmasıyla yürütülen veri toplama süreci, Marmara Denizi’nin depremselliğini anlamada şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı araştırmalardan biri olarak kabul ediliyor. Elde edilen bilimsel verilerin, sadece sismoloji dünyasına değil, bölge halkının güvenliği için geliştirilen stratejilere de doğrudan katkı sunması bekleniyor.

Üşümezsoy’dan Marmara İçin Rahatlatan Açıklama Haber

Üşümezsoy’dan Marmara İçin Rahatlatan Açıklama

Üşümezsoy, bu büyüklükte bir deprem için 500 kilometrelik fay gerektiğini belirterek, "Marmara’nın uzunluğu belli, bu büyüklükteki bir deprem için 3 tane Marmara lazım" dedi. Bursa’nın İznik ilçesinde önemli açıklamalarda bulunan ünlü deprem bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul ve Marmara geneli için korkuya neden olan yüksek büyüklükteki deprem tahminlerine sert tepki gösterdi. 17 Ağustos 1999 depreminde Sapanca, Gölcük, Yalova ve Çınarcık hattındaki fayın kırıldığını hatırlatan Üşümezsoy, kamuoyunda sıkça dile getirilen "8 büyüklüğünde deprem" senaryolarının jeolojik olarak mümkün olmadığını savundu. Fransız jeologların verileri üzerinden oluşturulan felaket senaryolarını eleştiren Üşümezsoy, deprem büyüklüğü ile fay hattı uzunluğu arasındaki matematiksel ilişkiye dikkat çekti. Marmara Denizi'nin toplam uzunluğunun bu denli büyük bir enerji boşalımı için yetersiz olduğunu vurgulayan Üşümezsoy, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremleri örnek göstererek, "8 büyüklüğünde bir deprem olması için 500 kilometrelik bir fayın kırılması gerekir. Peki, Marmara’nın uzunluğu ne kadar? Sadece 150 kilometre. Yani bu büyüklükte bir sarsıntı için 3 tane Marmara lazım. 6 Şubat depreminde Adıyaman’dan Antakya’ya kadar uzanan 400 kilometrelik bir fay hattı kırıldı ve ortaya çıkan büyüklük 7 ile 8 arasındaydı. Bu, Marmara gibi dört tane yer demektir. Demek ki bu iddiaları ortaya atanlar ne sayı saymasını biliyor ne de jeoloji." diye konuştu. İznik Gölü'ndeki aktif fay hattı tartışmalarına da değinen Üşümezsoy, Fransız uzmanların "yakın zamanda büyük deprem" uyarılarına mesafeli yaklaştı. Bölgedeki fay hareketlerini yakından takip ettiklerini belirten Üşümezsoy, İznik’te 17 Ağustos benzeri bir deprem yaşanmayacağını ifade etti. Yalova ve Çınarcık hattındaki kırılmaların ardından Marmara’nın batı segmentlerindeki risklerin farklı değerlendirilmesi gerektiğini savunan Üşümezsoy, vatandaşlara bilimsel temeli olmayan spekülatif açıklamalara karşı sağduyu çağrısında bulundu.

Bakan Yardımcısından Vali Usta’ya Ziyaret Haber

Bakan Yardımcısından Vali Usta’ya Ziyaret

Yalova’da tarımsal kalkınma ve su ürünleri yatırımlarına yönelik stratejik bir ziyaret gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider, Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta’yı makamında ziyaret ederek kentin tarım potansiyelini ve devam eden projeleri değerlendirdi. Ziyaret kapsamında Vali Usta, il genelindeki tarımsal üretim verileri, üreticilerin karşılaştığı güncel sorunlar ve çözüm bekleyen talepler hakkında Bakan Yardımcısı Gizligider’e kapsamlı bir sunum yaptı. Yalova’nın süs bitkiciliği ve kivi üretimi gibi lokomotif sektörlerindeki gelişim süreci de görüşmenin ana başlıkları arasında yer aldı. Ziyaretin en önemli gündem maddelerinden birini Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Yalova’da hayata geçirilen vizyon projeler oluşturdu. Marmara Denizi’nin ekosistemini korumak adına büyük önem taşıyan Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi ile Sucul Canlılar Rehabilitasyon Merkezi’nin inşaat süreçleri ve operasyonel hazırlıkları hakkında teknik istişarelerde bulunuldu. Bakan Yardımcısı Gizligider, Yalova’nın su ürünleri denetiminde bir merkez üssü haline geleceğini vurgulayarak bakanlık desteklerinin artarak süreceğini ifade etti. Vali Dr. Ahmet Hamdi Usta ise nazik ziyaretlerinden dolayı Gizligider’e teşekkürlerini ileterek kurumlar arası koordinasyonun Yalova’nın kalkınmasındaki önemine dikkat çekti. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Ebubekir Gizligider’in ziyaretinde AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova İl Genel Meclisi Başkanı Hasan Soygüzel, MHP Yalova İl Başkanı İhsan Güldoğan ve Yalova Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç de hazır bulundular.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.