Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Jeoloji

Yalovamız - Jeoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Jeoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Yalova’nın Afetlere Karşı Bütüncül Bir Plana İhtiyacı Var" Haber

"Yalova’nın Afetlere Karşı Bütüncül Bir Plana İhtiyacı Var"

Kentin anayasası sayılan planların güncelliğini yitirdiğini savunan Kendir, siyasi ayrım gözetmeksizin acilen ortak bir "Deprem Master Planı" hazırlanması çağrısı yaptı. İYİ Parti Yalova İl Başkanı ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Osman Kendir Yalova’da kentsel dirençlilik, deprem hazırlıkları ve altyapı yetersizlikler konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Hem bir siyasi parti lideri hem de akademik kimliğiyle sahaya çıkan Kendir, Yalova’nın en hayati meselesi olan afet yönetiminin kent gündeminde yeterince önemsenmediğini ve adeta teğet geçildiğini ifade etti. 1999 Marmara Depremi'nin ardından kentte hiçbir şey yapılmadığını söylemenin haksızlık olacağını belirten Kendir, Türkiye genelinde deprem yönetmeliklerinin iki kez değiştiğini, Yapı Denetim Kanunu'nun yürürlüğe girdiğini ve imar planı yönetmeliklerinin güncellendiğini anımsattı. Yerel yönetimlerin geçmişte vizyoner adımlar attığını kaydeden Kendir, “Bugün İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı olan Hüseyin Uygun, belediye başkan yardımcılığı döneminde vizyoner bir kararla Yalova’da BS30 beton ve yüzde 1 perde beton şartını 2004 yılında getirmişti. Bu sayede 2019 standartlarını 15 yıl önceden yakaladık. Ben de 2006 yılında Yalova Belediyesi’nde göreve başladığımda bugün sokaklarda gördüğünüz zemin güçlendirmelerinin startını verdim. Zemin etüt raporlarının nasıl hazırlanması gerektiğini anlattık; sıvılaşma ve heyelan gibi Yalova’nın kronik problemlerine dair toplumsal bir farkındalık oluşturduk." dedi. Atılan adımların mevcut riskler karşısında yetersiz kaldığını ve planlama sürecinin ters işlediğini savunan Osman Kendir, şehrin anayasası kabul edilen "Çevre Düzeni Planı"nın deprem, turizm ve trafik gerçeklerinden bihaber olduğunu iddia etti. Kentte baş gösteren su krizini bu duruma örnek gösteren Kendir, Çevre Düzeni Planı'nın şehrin 2035 yılındaki nüfus projeksiyonuna göre kaç baraj yapılması gerektiğini öngördüğünü ancak belirlenen o nüfus kotasının bugünden doldurulduğunu, bu plansızlık nedeniyle iklimsel değişikliklerde hemen su sıkıntısı yaşandığını belirterek meseleye bütüncül bakılması ve acilen yeni bir planlama yapılması gerektiğini vurguladı. "99 depreminden daha ağır bir senaryo bizleri bekliyor" Yalova'nın depremsellik açısından iyi bir noktada bulunmadığını ve katedecek çok yolun olduğunu dile getiren Jeoloji Yüksek Mühendisi Kendir, kamuoyunun karşısına parti rozetini takmadan, tamamen bir teknik insan olarak çıktığını ifade etti. Yalova Valisi ve Yalova Belediye Başkanı başta olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunan Kendir, "Siyasi ayrım yapmaksızın, tüm STK’ların ve üniversitelerin dahil olduğu bir 'Deprem Master Planı' hazırlayalım. MTA ve üniversiteler gibi güçlü kurumlarımızın desteğiyle Yalova’nın ihtiyacı olan güvenli geleceği kuralım. Olası bir depremde Yalova, fay hattına yakınlığı nedeniyle İstanbul’dan çok daha yıkıcı bir etki alabilir; bizi 1999 depreminden daha ağır bir senaryo bekliyor. Yalovalılar bu konuda bilinçli olmalı ve yetkililer üzerinde kamuoyu baskısı oluşturmalı. Bugüne kadar depremle ilgili yaptığım birçok açıklamaya rağmen hiçbir yetkili görüşüme başvurmadı. Sayın Valimize ve Belediye Başkanımıza tekrar sesleniyorum: Biz birikimimizle buradayız, siyasi kimliğimizden bağımsız olarak Yalova için her türlü hizmete ve elimizi taşın altına koymaya hazırız. Bu konu çok hassastır ve kaybedecek vaktimiz yoktur." diye konuştu.

Üşümezsoy’dan Marmara İçin Rahatlatan Açıklama Haber

Üşümezsoy’dan Marmara İçin Rahatlatan Açıklama

Üşümezsoy, bu büyüklükte bir deprem için 500 kilometrelik fay gerektiğini belirterek, "Marmara’nın uzunluğu belli, bu büyüklükteki bir deprem için 3 tane Marmara lazım" dedi. Bursa’nın İznik ilçesinde önemli açıklamalarda bulunan ünlü deprem bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul ve Marmara geneli için korkuya neden olan yüksek büyüklükteki deprem tahminlerine sert tepki gösterdi. 17 Ağustos 1999 depreminde Sapanca, Gölcük, Yalova ve Çınarcık hattındaki fayın kırıldığını hatırlatan Üşümezsoy, kamuoyunda sıkça dile getirilen "8 büyüklüğünde deprem" senaryolarının jeolojik olarak mümkün olmadığını savundu. Fransız jeologların verileri üzerinden oluşturulan felaket senaryolarını eleştiren Üşümezsoy, deprem büyüklüğü ile fay hattı uzunluğu arasındaki matematiksel ilişkiye dikkat çekti. Marmara Denizi'nin toplam uzunluğunun bu denli büyük bir enerji boşalımı için yetersiz olduğunu vurgulayan Üşümezsoy, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremleri örnek göstererek, "8 büyüklüğünde bir deprem olması için 500 kilometrelik bir fayın kırılması gerekir. Peki, Marmara’nın uzunluğu ne kadar? Sadece 150 kilometre. Yani bu büyüklükte bir sarsıntı için 3 tane Marmara lazım. 6 Şubat depreminde Adıyaman’dan Antakya’ya kadar uzanan 400 kilometrelik bir fay hattı kırıldı ve ortaya çıkan büyüklük 7 ile 8 arasındaydı. Bu, Marmara gibi dört tane yer demektir. Demek ki bu iddiaları ortaya atanlar ne sayı saymasını biliyor ne de jeoloji." diye konuştu. İznik Gölü'ndeki aktif fay hattı tartışmalarına da değinen Üşümezsoy, Fransız uzmanların "yakın zamanda büyük deprem" uyarılarına mesafeli yaklaştı. Bölgedeki fay hareketlerini yakından takip ettiklerini belirten Üşümezsoy, İznik’te 17 Ağustos benzeri bir deprem yaşanmayacağını ifade etti. Yalova ve Çınarcık hattındaki kırılmaların ardından Marmara’nın batı segmentlerindeki risklerin farklı değerlendirilmesi gerektiğini savunan Üşümezsoy, vatandaşlara bilimsel temeli olmayan spekülatif açıklamalara karşı sağduyu çağrısında bulundu.

“Depreme Dayalı Konutlar Ve Bir Kent Oluşturmalıyız” Haber

“Depreme Dayalı Konutlar Ve Bir Kent Oluşturmalıyız”

Balıkesir’in Sındırgı ilçesi merkezli yaşanan ve Yalova’da da güçlü şekilde hissedilen depremlerle ilgili değerlendirmelerde bulunan Yüksek Jeoloji Mühendisi Osman Kendir, depremlerin doğanın bir parçası olduğunu ancak asıl önemli olanın depreme dayanıklı yapılar ve kentler oluşturmak olduğunu söyledi. Kendir, Sındırgı merkezli depremin ardından komşu faylarda stres birikiminin gözlendiğini belirterek, “Fayların geometrisi, oluş mekanizmaları ve jeolojik konumları itibarıyla deprem süreçleri bazen endişe verici olabilir. Maraş depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen artçıların halen devam ettiğini unutmamak gerekir,” dedi. “Doğa olaylarını afete dönüştürmemeliyiz” Fay hatları üzerinde meydana gelen depremler sonrasında oluşan birikimin boşalmasının zaman alabileceğini, bazen de stresin çevre faylara aktararak yeni yüklenmelere sebep olduğunu ifade eden Kendir, “Sındırgı’da meydana gelen depremler sonucunda komşu faylarda stres birikimi açıkça görülüyor. Bu birikim yeterli seviyeye ulaştığında yeni depremler meydana gelebilir.” diye konuştu. Kendir, doğa olaylarının afete dönüşmemesi için uygun yerleşim alanlarında doğru yapılaşmanın planlanması gerektiğini vurgulayarak, “Şehirlerimizin güvenliğini ancak bu şekilde sağlayabiliriz,” dedi. Yalova’nın fay hatlarına yakınlığı, zemin koşulları ve zayıf zeminlerdeki yoğun yapılaşma nedeniyle risk altında olduğunu belirten Kendir, “Sadece depremi hissetmek ve sonrasında hayatımıza devam edebilmek için güvenli bir şehir oluşturmalıyız. Depreme dayanıklı konutlar ve kentler kurmak artık bir zorunluluktur.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.