Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deprem Riski

Yalovamız - Deprem Riski haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem Riski haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Profesörlerden Birbiri Ardında Korkutan Uyarı Haber

Profesörlerden Birbiri Ardında Korkutan Uyarı

Uzmanlar, Yalova, Çınarcık, Gemlik ve İznik hattını kapsayan güney kollarının uzun süredir kırılmadığını ve 7 büyüklüğünün üzerinde bir deprem riski taşıdığını vurguladı. Marmara Bölgesi'nde beklenen büyük depremle ilgili bilim dünyasından gelen peş peşe uyarılar, Yalova başta olmak üzere bölge genelinde tedirginliği artırdı. Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Prof. Dr. Süleyman Pampal, Prof. Dr. Naci Görür ve Dr. Ramazan Demirtaş, mevcut sismik riskleri değerlendirerek özellikle Gemlik, İznik ve Güney Marmara hattına dikkat çekti. Bilim insanları, Kuzey Anadolu Fayı'nın henüz kırılmamış segmentlerinin büyük bir enerji biriktirdiğini ifade etti. Moriwaki: "Güney Kolu Uzun Zamandır Kırılmadı" Japon deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Marmara'nın kuzey kolundaki riskin bazı kırılmalarla bir miktar değiştiğini ancak güney hattının daha tehlikeli hale geldiğini belirtti. Moriwaki, değerlendirmesinde, "Geçen yıl 23 Nisan'da Silivri tarafında, yani 170 kilometrelik alanın orta fay hattında kırılma olduğu söylendi. Küçükçekmece'den Yalova Çınarcık'a kadar olan mesafe sadece 70 kilometre. Büyük bir deprem için kırılmanın 150 kilometre olması lazım, bu nedenle kuzey kolunda risk bir miktar azaldı diyebiliriz. Ancak güneydeki fay hattı; Gemlik, Bursa, Bandırma ve Balıkesir'e gidiyor. Bu hat uzun zamandır kırılmadı. Özellikle Bandırma'da 450 yıldan fazla süredir deprem olmuyor ve burası riskli. Genel olarak zemini iyi olsa da büyük deprem açısından dikkatle izlenmeli." sözlerine yer verdi. Pampal: "İstanbul 7 Büyüklüğünde Depremle Karşı Karşıya" Prof. Dr. Süleyman Pampal ise Marmara Denizi’nde Kuzey Anadolu Fayı’nın 30 ile 35 kilometrelik bölümünün henüz kırılmadığına işaret etti. İstanbul’un 7’ye yakın büyüklükte bir depremle yüzleşmek zorunda olduğunu söyleyen Pampal, İznik–Gemlik hattının da yüksek risk taşıdığını belirterek; depremi önlemenin mümkün olmadığını, tek çözümün yapı stokunu ivedilikle güçlendirmek olduğunu vurguladı. "Asıl Tehlike Gemlik-İznik-Geyve Hattında" Prof. Dr. Naci Görür ve Dr. Ramazan Demirtaş’ın açıklamalarında ise kamuoyunun dikkatinden kaçan daha büyük bir tehlikeye işaret edildi. Uzmanlar, genellikle İstanbul’a odaklanıldığı için Gemlik-Mekece-İznik-Geyve uzantısının göz ardı edildiğini savundu. Bu hattın her an 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem üretebileceğini belirten uzmanlar, bölgenin ciddi şekilde yıkıma maruz kalabileceği konusunda tüm kesimlerin haberdar edilmesi ve acil önlem alınması gerektiğini bildirdi.

Japon Uzmandan, “Çınarcık Hattı” Uyarısı Haber

Japon Uzmandan, “Çınarcık Hattı” Uyarısı

Türkiye'nin Japonya'dan daha yüksek deprem riski taşıdığını belirten Moriwaki, biriken enerjinin en büyük tehlikeyi oluşturduğunu vurguladı. İstanbul’da hayata geçirilen "Deprem Haftası: Risk Alma, Önlem Al" panelinde Türkiye’nin deprem gerçeği uzman isimlerin katılımıyla masaya yatırıldı. Panele katılarak değerlendirmelerde bulunan Japon Yüksek İnşaat Mühendisi Yoshinori Moriwaki, Marmara Bölgesi ile Yalova için kritik uyarılarda bulundu. Türkiye'nin Japonya’dan daha tehlikeli bir deprem riski taşıdığını belirten Moriwaki, Marmara Denizi’nden Balıkesir hattına kadar uzanan riskli bölgeler hakkında çarpıcı veriler paylaştı. Özellikle İstanbul ile Yalova çevresini ilgilendiren Marmara Denizi içindeki hareketliliğe odaklanan uzman isim, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kuzey kolu üzerinde büyük bir stres biriktiğini dile getirdi. Bölgedeki fay hatlarının güncel durumuna dikkat çekerek uyarılarda bulunan Moriwaki, "Küçükçekmece’den başlayıp Yalova Çınarcık hattına kadar uzanan yaklaşık 150 kilometrelik segment şu an kırılmayı bekliyor. Bu hat üzerinde biriken enerji, bölge için en büyük risk odaklarından birini oluşturuyor." şeklinde konuştu. Geçtiğimiz dönemlerde meydana gelen sarsıntılara değinerek Silivri açıklarındaki hareketliliğin önemini vurgulayan Moriwaki, orta ölçekli depremlerin bir supap görevi gördüğünü savundu. Enerji boşalımının önemine dikkat çeken Moriwaki, "İyi ki 23 Nisan depremi oldu. Bu tür sarsıntılar enerjinin kısmen de olsa boşalması açısından hayati önem taşıyor." dedi. Balıkesir’de geçtiğimiz yıl yaşanan sarsıntılara dair teknik ayrıntıları dinleyicilere aktararak sözlerine devam eden Moriwaki, bu sarsıntıların doğrudan fay hareketinden ziyade magma kaynaklı olduğunu belirtti. Marmara Denizi içerisindeki ana fay hatları için büyük deprem beklentisinin hala güncelliğini koruduğunu hatırlatan Moriwaki, yetkilileri ile vatandaşları gecikmeden önlem almaya davet etti.

"Yalova İçin Deprem Riski Yok" Haber

"Yalova İçin Deprem Riski Yok"

Prof. Dr. Üşümezsoy, bu tedirginliği gidermek ve sözlerine açıklık getirmek amacıyla yaptığı yeni değerlendirmede, "Yalova için ifade edilen yüksek bir deprem riski bulunmamaktadır," diyerek yüreklere su serpti. Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy Güney Marmara’da deprem riski olduğu yönündeki açıklamalarının yanlış anlaşıldığını ifade ederek Yalova halkının yüreğine su serpecek açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, daha önce dikkat çektiği stres yüklemesi kavramının "hemen deprem olacak" anlamına gelmediğini, bölgenin tarihsel deprem verilerini analiz ederek açıkladı. Üşümezsoy, 1999 depremi sonrası bölgedeki faya stres yüklendiğini belirttiğini ancak bu durumun bir bardağa su eklemeye benzediğini ifade etti. Bardağın zaten dolu olması durumunda (Düzce örneği gibi) taşmanın, yani depremin gerçekleşeceğini, ancak Esenköy-Bozburun fayının "bardağının dolu olmadığını" vurguladı. Stres düşük kaldı çünkü 1894 depremi stresi boşalttı Prof. Dr. Üşümezsoy, Esenköy-Bozburun fay hattında 1999 sonrası stresin neden düşük kaldığını ise, "Yalova-Çınarcık hattından batıya doğru uzanan bir fay kolu ile bunun hemen güneybatısında yer alan Esenköy-Bozburun fayı, bir çatal kol yapısı oluşturur. 1894'te bölgede (Yalova'dan Çınarcık'a kadar yaklaşık 60 kilometrelik hatta) stres boşalması yaşandığı için, bu hattın hemen güneyinde paralel uzanan Yalova-Çınarcık-Esenköy fayında 1999'da stres birikimi olsa bile, kırılma aşamasına ulaşacak bir gerilim oluşmaz." Sözleri ile özetledi. "1999 doğuyu, 1894 batıyı kırdı" Prof. Dr. Üşümezsoy, Yalova'yı çevreleyen fay hatlarının hem doğudan hem de batıdan yakın tarihlerde kırıldığını ve stresi boşalttığını belirterek, "Bölgedeki 1894 depremi, 1766'dan bu yana biriken stresi tamamen boşaltmış ve bu anlamda İstanbul'un güney kıyısında yer alan Yalova-Çınarcık hattında stres boşalması meydana gelmiştir. 1999'da ise Yalova'dan Gölcük ve Sapanca'ya kadar uzanan fay hattındaki gerilim boşalmıştır. Bu açılardan bakıldığında, Yalova için ifade edilen yüksek bir deprem riski bulunmamaktadır. Yalova-Çınarcık çukurunun güney kıyısında yer alan fay hatları üzerinde 1509, 1719, 1766, 1894 ve 1999 yıllarında meydana gelen depremler, bu bölgelerdeki stresi kırarak boşaltmıştır. 1999'da Yalova'nın stresi boşalan kesimi yaklaşık 60 kilometrelik bir alanı kapsamaktadır. Onun batısındaki Esenköy-Bozburun kesimi ise 1894 depreminde stresi boşaltmıştır." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.