Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deprem

Yalovamız - Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Deprem Şehitleri Dualarla Anıldı Haber

Deprem Şehitleri Dualarla Anıldı

Cuma namazı öncesi okunan mevlitte, deprem şehitleri ve terör saldırısında yitirilen polis memurları için dualar edildi. "Asrın felaketi" olarak nitelendirilen ve 11 ili etkileyen 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde, hayatını kaybeden binlerce vatandaş Yalova’da unutulmadı. Yalova Valiliği koordinesinde düzenlenen anma programları kapsamında, Cuma namazı öncesinde Yalova Merkez Camisi’nde manevi bir atmosfer hakimdi. Deprem şehitlerinin aziz ruhları için Mevlid-i Şerif okunarak Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu programa; Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ercan Altın, Yalova Belediye Başkan Yardımcısı Ömür Bayar, kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş iştirak etti. İlahilerin okunduğu ve duygusal anların yaşandığı programın sonunda eller semaya açıldı. Yalova İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk tarafından yaptırılan duada, hem depremde yitirilen canlar hem de ülkenin bekası için can veren tüm şehitler için rahmet dilendi. Anma programında sadece deprem şehitleri değil, terörle mücadele kahramanları da yad edildi. Yakın zamanda DEAŞ terör örgütünün hain saldırısı sonucu şehit düşen üç polis memuru da unutulmayarak dualara dahil edildi. Programın sona ermesinin ardından Türk Kızılay Yalova Şubesi ekipleri tarafından cami avlusunda kurulan stantlarda, Cuma namazından çıkan cemaate ve vatandaşlara deprem şehitleri hayrına helva ikramında bulunuldu.

“Deprem Riski Taşıyan İllerde Eşgüdüm İçinde Çalışılmalı” Haber

“Deprem Riski Taşıyan İllerde Eşgüdüm İçinde Çalışılmalı”

Becan, Yalova ve riskli illerde merkezi ve yerel yönetimlerin eşgüdüm içinde çalışması gerektiğini vurguladı. CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alarak 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremlerin yıl dönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Becan, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğinin altını çizdi. Seçim bölgesi olan Yalova’nın geçmişte bu acıyı en derin şekilde tecrübe ettiğini hatırlatan Tahsin Becan, "Seçim bölgem Yalova, Türkiye’nin deprem gerçeğini en acı şekilde yaşayan illerden biridir. Ancak bu gerçek 6 Şubat 2023’te yaşadığımız ve on binlerce canımızı kaybettiğimiz depremlerle birlikte artık tüm Türkiye için inkâr edilemez bir uyarıya dönüşmüştür. O gün bir kez daha gördük ki deprem değil; ihmal, plansızlık ve denetimsizlik can almaktadır." ifadelerini kullandı. Afetlere karşı hazırlığın ertelenemez bir devlet politikası haline gelmesi gerektiğini savunan Becan, yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, zemin etütleri, sismik izolatör kullanımı ve etkin denetim mekanizmalarının hayati önem taşıdığını belirtti. Bilimsel verilerden sapmadan kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini vurgulayan Becan, "Yalova ve deprem riski taşıyan tüm illerimizde merkezi idare ve yerel yönetimlerin eşgüdüm içinde kararlılıkla çalışması şarttır. 6 Şubat’ta kaybettiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz. Onlara karşı sorumluluğumuz, bir daha aynı acıları yaşamamak için önlem almaktır." diye konuştu.

“Yalova Büyük Bir Depremi Kaldırabilecek Durumda Değil” Haber

“Yalova Büyük Bir Depremi Kaldırabilecek Durumda Değil”

Yalova’nın büyük bir depremi kaldıracak durumda olmadığını belirten Cangir, yaşananların kader değil yönetim başarısızlığı olduğunu vurguladı. Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Yalova İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve geniş bir coğrafyada yıkıma yol açan depremlerin yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Cangir, felaketin yalnızca yer kabuğunun hareketiyle değil; ihmaller zinciriyle, bilim dışı kararlarla ve yıllarca görmezden gelinen uyarılarla bu denli yıkıcı bir etki yarattığını ifade etti. Depremin bir doğa olayı olmasına karşın ortaya çıkan tablonun kader olarak nitelendirilemeyeceğini savunan Cangir, "Bu bir yönetim başarısızlığıdır. Binanın çökmesi, insanların enkaz altında kalması, şehirlerin mezarlığa dönmesi; bilimi dışlayanların, denetimi yok sayanların ve rantı önceleyenlerin eseridir." değerlendirmesinde bulundu. Aradan geçen zamana rağmen gerekli derslerin alınmadığını öne süren Cangir, bilimsel zemin etütlerinin halen göstermelik yapıldığını, yapılaşmanın jeolojik gerçeklere aykırı şekilde sürdüğünü ve kentsel dönüşüm çalışmalarının güvenlikten ziyade kazanç odaklı planlandığını dile getirdi. Açıklamasında Yalova’nın durumuna ilişkin de kritik tespitlerde bulunan Ozan Burak Cangir, kentin deprem riskine karşı savunmasız olduğunu belirtti. Yalova’nın bu olumsuz tablonun dışında tutulamayacağını kaydeden Cangir, "Yalova; aktif faylara yakınlığı, zayıf zemin yapısı ve plansız yapılaşmasıyla büyük bir depremi kaldırabilecek durumda değildir. Buna rağmen hâlâ günü kurtaran kararlar alınmakta, risk azaltmak yerine sorunlar ötelenmektedir. Bu kent, beceriksiz yönetim anlayışının deneme tahtası değildir. Bu halk, ihmallerin bedelini canıyla ödemek zorunda değildir." ifadelerini kullandı. Jeoloji Mühendisleri Odası olarak yıllardır yaptıkları uyarıların dikkate alınması gerektiğini hatırlatan Cangir, "Bilim konuşulmazsa enkaz konuşur, planlama yapılmazsa mezarlıklar büyür" dedi. Gerçek önlemin afiş asmakla veya anma mesajlarıyla değil, bilime kulak vermekle mümkün olacağını belirten Cangir açıklamasını, "Eğer bugün gerekli adımlar atılmazsa, yarının enkazının sorumluları bugünün karar vericileri olacaktır. Deprem değil, ihmal öldürür ve biz bu ihmallere sessiz kalmayacağız." sözleriyle tamamladı.

Marmara Depremi’ne Çınarcık Engeli Haber

Marmara Depremi’ne Çınarcık Engeli

Los Angeles’teki University of Southern California (USC) Yer Bilimleri Bölümü tarafından yürütülen ve bilim dünyasında ses getiren yeni bir araştırma, Marmara Denizi’nin altındaki fay sistemine ilişkin yerleşik algıları değiştirecek bulgular sundu. Sezim E. Güverçin ve Sylvain Barbot imzalı çalışmaya göre, bölgedeki jeolojik yapı, biriken gerilimin bir kısmının sessizce boşalmasına imkan tanıyor. Özellikle Yalova açıklarını ve Çınarcık Havzası’nı mercek altına alan raporda, bu bölgelerin olası büyük bir kırılma karşısında doğal bir fren mekanizması görevi gördüğü belirtildi. Gelişmiş sismik döngü simülasyonları kullanılarak hazırlanan modellemede, fay hattındaki yüksek ısı akısı ve kalın tortul katmanların "fay sürünmesi" (creep) adı verilen harekete yol açtığı ve bunun da enerjiyi zamana yayarak boşalttığı tespit edildi. Araştırmanın Yalova’yı yakından ilgilendiren en dikkat çekici tespiti, deniz tabanındaki havzaların rolü üzerine oldu. Çalışma, Marmara Denizi içindeki Tekirdağ, Orta Havza ve özellikle Çınarcık Havzası’nın yalnızca birer jeolojik çöküntü olmadığını, aynı zamanda deprem kırılmasını yavaşlatan ya da durduran "reolojik bariyerler" gibi davrandığını bilimsel verilerle ortaya koydu. Özellikle Çınarcık bölgesindeki kalın tortul birikim ve yüksek ısı anomalisinin, fay boyunca ilerleyen deprem yırtılmasına karşı doğal bir engel oluşturduğu vurgulandı. Bu yapısal özelliğin, kırılmanın batıdan doğuya ya da doğudan batıya tek parça halinde ilerlemesini güçleştirdiği, dolayısıyla fayın tamamının aynı anda kırılma ihtimalini önemli ölçüde azalttığı kaydedildi. Süper Deprem senaryosuna antitez Yıllardır kamuoyunda tartışılan "Marmara Fayı tek seferde kırılırsa 7.6 veya üzeri büyüklükte deprem üretir" senaryosu, Çınarcık ve çevresindeki bu doğal bariyerlerin etkisiyle ciddi bir antitezle karşılaştı. Simülasyonlar, 10 bin yıllık sismik döngüler boyunca depremlerin 7.3 büyüklüğünü aşmadığını gösterdi. Araştırmacılara göre fay, Yalova ve Çınarcık açıklarında fiziksel engellerle birbirinden ayrılan segmentler halinde çalışıyor. Tek bir "süper büyüklükte" deprem yerine, birbirini tetikleyebilen ya da farklı zamanlarda meydana gelebilecek parçalı ve orta-büyük ölçekli (6.5 – 7.0 arası) sarsıntıların daha olası olduğu ifade edildi. Tarihsel kayıtlara bakıldığında 1766 ve 1912 depremlerinin de bu parçalı kırılma yapısına uygun gerçekleştiği hatırlatıldı. Isı akışı depremi frenliyor Raporda, Çınarcık ve diğer havzalarda yer kabuğunun inceldiği, buna bağlı olarak yer altı sıcaklığının yüksek olduğu belirtildi. Yüksek sıcaklık ve 7 kilometreyi bulan kalın tortu tabakalarının fayın kilitlenmesini engelleyerek, deprem üretmeden yavaşça kaymasına (creep) neden olduğu açıklandı. Elde edilen bu yeni veriler ışığında İstanbul ve Yalova çevresi için deprem tehlike değerlendirmelerinin güncellenmesi gerektiği vurgulanırken, riskin tamamen ortadan kalkmadığı ancak doğanın kendi içinde depremin büyüklüğünü sınırlayan bir mekanizmaya sahip olduğu sonucuna varıldı.

Kendir’den Pilot İl Çağrısı Haber

Kendir’den Pilot İl Çağrısı

İYİ Parti Yalova İl Başkanı Osman Kendir, kentin deprem gerçeği ve yapı stokuna ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Yalova’nın coğrafi konumu ve mevcut durumu itibarıyla kentsel dönüşüm çalışmalarında "Pilot İl" olmaya çok uygun olduğunu belirten Kendir, bu sorumluluğun iktidarın omuzlarında olduğunu vurguladı. Depremden sonra konut yapmanın kaybedilen canları geri getirmeyeceğine işaret eden Kendir, halen afet riski önceliği gözetilmeden TOKİ marifetiyle rekreasyon amaçlı konutlar üretildiğini savundu. Önceliğin insan hayatı olması gerektiğinin altını çizen Kendir, "Sosyal konutlar da yapılmalı ama bu dönüşümler bir bütün halinde riskli alanları da kapsayacak şekilde hayata geçirilmelidir" değerlendirmesinde bulundu. Altınova’dan Armutlu’ya kadar uzanan sahil şeridi ve dere yatakları üzerindeki yapıların risk altında olduğunu hatırlatan Osman Kendir, bu konunun Jeoloji Mühendisleri Odası İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir ve İnşaat Mühendisleri Odası Temsilcisi Hüseyin Uygun tarafından defalarca dile getirildiğini anımsattı. İktidar temsilcilerini tedbirsiz davranarak kriz doğurmamaya davet eden Kendir, Maraş depremi sonrası yapılan konutları takdir ettiklerini ancak bu çalışmaların afet öncesinde yapılması durumunda can kayıplarının önüne geçilebileceğini ifade etti. Yerel yönetimler ile merkezi hükümetin iş birliği içinde olması gerektiğini kaydeden Kendir, "Halk tabiri ile lastik patladıktan sonra yol gösteren çok olurmuş derler. Benim iktidar sahiplerine tavsiyem gelin kamyonu devirmeyin. Yalova’nın insanları için sen ben kavgasından vazgeçip, yerel belediyeler ile partisine bakmadan iş birliği içinde olun" ifadelerini kullandı.

Şener Üşümezsoy’dan Deprem İddialarına Sert Tepki Haber

Şener Üşümezsoy’dan Deprem İddialarına Sert Tepki

Marmara Denizi için ortaya atılan büyük felaket iddialarının bilimsel dayanağı olmadığını savundu. Üşümezsoy, özellikle Marmara’nın güneyini ve çevresini ilgilendiren açıklamasında daha öncede çok kez gündeme gelen İznik Gölü ile Adalar fayının aktif olmadığını ve Marmara’da 7 büyüklüğünde bir deprem beklentisinin gerçekten uzak olduğunu ifade etti. Türkiye’de deprem üzerine yaptığı açıklamalar ile dikkatleri üzerine çeken Deprem bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, katıldığı programda canlı yayında yine ezber bozan açıklamalarda bulundu. Özellikle New York Times’ta yayımlanan Türkiye’nin deprem haritasına ilişkin haberine yönelik yaptığı açıklamada bu tür batı kaynaklarına konu ile ilgili sert tepki gösterdi. İstanbul ve çevresinde yıkıcı yeni bir sarsıntı beklemiyorum New York Times ve Nature gibi gazetelerde yayımlanan haritaların popülist yaklaşımlar olduğunu öne süren Üşümezsoy, 99 depreminden sonra “30 yıl içinde %67 risk” diyen makalelerin süresinin dolduğunu ve bu iddiaların gerçekleşmediğini söyledi. İddia edilen büyük deprem modellerinin ne tarihte bir karşılığı olduğunu ne de gelecekte yaşanma ihtimali bulunduğunu vurgulayan Üşümezsoy, 17 Ağustos 1999 depreminin beklenen “son büyük deprem” olduğunu, bu sebeple İstanbul ve çevresinde yıkıcı yeni bir sarsıntı beklenmemesi gerektiğini yineledi. Üşümezsoy, özellikle Marmara’nın güneyini ve çevresini ilgilendiren kritik bir tespitte bulunarak İznik Gölü fayının aktif olmadığını belirtti. Adalar fayı için de benzer bir değerlendirme yapan Üşümezsoy, bu hatlar üzerinden yapılan “7 ve üzeri büyüklükte deprem” tahminlerinin gerçekleri yansıtmadığını ifade etti.

"TSK Afet Müdahalesinde Destek Değil Esas Güç Olmalı" Haber

"TSK Afet Müdahalesinde Destek Değil Esas Güç Olmalı"

CHP Yalova Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Üyesi Tahsin Becan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Milli Savunma Bakanlığı 2026 Yılı Bütçe Teklifi üzerine söz alarak kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarını ve vatandaşlarının güvenliğini korumak üzere her türlü tehdide karşı hazır bulunması gerektiğine işaret eden Becan, ordunun siyasi etkiler dışında kalmasının ve yasa dışı yapılanmalardan arındırılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. TSK personelinin moral ve motivasyonunun artırılması için özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini savunan Becan, askeri eğitim sistemine yönelik eleştirilerini de dile getirdi. Askeri liselerin kapatılmasını ve Milli Savunma Üniversitesi’nin mevcut yapısını eleştiren Becan, "Ne kadar modern harp silah ve araçlarına sahip olursanız olun, bunlara can verecek olan, bu sistemleri etkin olarak kullanan moral motivasyonu yüksek, eğitimli ve aidiyet duygusuna sahip askeri personeldir" ifadelerini kullandı. Becan ayrıca, şehit aileleri ve gazilerin haklarını savunan her öneriyi siyaset üstü bir anlayışla destekleyeceklerinin altını çizdi. "TSK esas çözüm ortağı olmalı" Konuşmasının önemli bir bölümünü deprem ve orman yangınları gibi doğal afetlere ayıran Becan, Türkiye Afet Müdahale Planı’nın revize edilerek TSK’nın afetlerde "destek" yerine "esas çözüm ortağı" olarak konumlandırılması gerektiğini belirtti. Afet ve Acil Durum Kurulu’nda MSB ve Genelkurmay temsilcilerinin sürekli yer alması gerektiğini ifade eden Becan, denize kıyısı olan iller için yardımların deniz yoluyla ulaştırılması, limanların güçlendirilmesi ve Sağlık Bakanlığı envanterine hastane gemisi dahil edilmesi önerilerinde bulundu. Becan ayrıca, TSK’dan ayrılan uzman erbaş veya sözleşmeli erlerin fiziki yeterliliklerinden yararlanmak üzere kadrolu orman işçisi ve orman muhafaza memuru olarak istihdam edilmesini talep etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.