Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Deprem

Yalovamız - Deprem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YTSO’dan Afetle Mücadeleye Destek Haber

YTSO’dan Afetle Mücadeleye Destek

Modern hilti kırıcılar ve yüksek kapasiteli jeneratörden oluşan destekle ES-AK’ın enkaz müdahale hızı artacak. Yalova Ticaret ve Sanayi Odası (YTSO), sosyal sorumluluk ve afet bilinci kapsamında önemli bir projeye imza attı. YTSO Başkanı Cemil Demiryürek ve yönetim kurulunun katkılarıyla, Esenköy Arama Kurtarma Derneği’nin (ES-AK) operasyonel gücünü artıracak teknik ekipmanlar dernek envanterine kazandırıldı. Afet ve acil durumlara müdahalede hayati önem taşıyan ekipmanların teslimatını, ES-AK Başkanı Şenol Caner ile aynı zamanda Dernek Başkan Yardımcısı olan YTSO Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Temel gerçekleştirdi. Yalova Evci Plastik’ten temin edilen teknik malzemeler, özellikle olası deprem ve çökme durumlarında kurtarma ekiplerinin en çok ihtiyaç duyduğu araçlardan oluşuyor. Bağış kapsamında; enkaz ve ağır beton kırma çalışmalarında yüksek performans sağlayan DeWalt hilti kırıcı, teknik müdahaleler için tasarlanan RTRMAX RTM 240 hilti kırıcı ve afet anlarında kesintisiz enerji akışı sağlayacak olan RTR6500E benzinli jeneratör derneğe teslim edildi. ES-AK Başkanı Şenol Caner, teslimat töreninde yaptığı açıklamada, modern ekipmanların hayat kurtarma operasyonlarındaki önemine vurgu yaptı. Caner, "Sanalan bu yeni ekipmanlar, özellikle arama kurtarma operasyonlarımızda hız, güvenlik ve etkinlik açısından bizlere çok önemli katkılar sunacaktır. Afetlerde zamanla yarışıyoruz ve bu teknik güç, müdahale kapasitemizi bir üst seviyeye taşıyacaktır. Yalova Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Cemil Demiryürek ve kıymetli yönetim kurulu üyelerine, ES-AK olarak sundukları bu değerli katkılardan dolayı şükranlarımızı sunarız." dedi. YTSO’nun sağladığı bu anlamlı desteğin, bölgedeki diğer kamu kurumları ve iş dünyası için de bir dayanışma örneği olması hedefleniyor. Yapılan yatırımla birlikte Esenköy ve çevresinde yaşanabilecek olası afetlere karşı yerel müdahale gücü daha dirençli hale getirilirken, YTSO’nun kentin güvenliğine yönelik katkılarının devam edeceği belirtildi.

Üşümezsoy’dan Marmara İçin Rahatlatan Açıklama Haber

Üşümezsoy’dan Marmara İçin Rahatlatan Açıklama

Üşümezsoy, bu büyüklükte bir deprem için 500 kilometrelik fay gerektiğini belirterek, "Marmara’nın uzunluğu belli, bu büyüklükteki bir deprem için 3 tane Marmara lazım" dedi. Bursa’nın İznik ilçesinde önemli açıklamalarda bulunan ünlü deprem bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul ve Marmara geneli için korkuya neden olan yüksek büyüklükteki deprem tahminlerine sert tepki gösterdi. 17 Ağustos 1999 depreminde Sapanca, Gölcük, Yalova ve Çınarcık hattındaki fayın kırıldığını hatırlatan Üşümezsoy, kamuoyunda sıkça dile getirilen "8 büyüklüğünde deprem" senaryolarının jeolojik olarak mümkün olmadığını savundu. Fransız jeologların verileri üzerinden oluşturulan felaket senaryolarını eleştiren Üşümezsoy, deprem büyüklüğü ile fay hattı uzunluğu arasındaki matematiksel ilişkiye dikkat çekti. Marmara Denizi'nin toplam uzunluğunun bu denli büyük bir enerji boşalımı için yetersiz olduğunu vurgulayan Üşümezsoy, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremleri örnek göstererek, "8 büyüklüğünde bir deprem olması için 500 kilometrelik bir fayın kırılması gerekir. Peki, Marmara’nın uzunluğu ne kadar? Sadece 150 kilometre. Yani bu büyüklükte bir sarsıntı için 3 tane Marmara lazım. 6 Şubat depreminde Adıyaman’dan Antakya’ya kadar uzanan 400 kilometrelik bir fay hattı kırıldı ve ortaya çıkan büyüklük 7 ile 8 arasındaydı. Bu, Marmara gibi dört tane yer demektir. Demek ki bu iddiaları ortaya atanlar ne sayı saymasını biliyor ne de jeoloji." diye konuştu. İznik Gölü'ndeki aktif fay hattı tartışmalarına da değinen Üşümezsoy, Fransız uzmanların "yakın zamanda büyük deprem" uyarılarına mesafeli yaklaştı. Bölgedeki fay hareketlerini yakından takip ettiklerini belirten Üşümezsoy, İznik’te 17 Ağustos benzeri bir deprem yaşanmayacağını ifade etti. Yalova ve Çınarcık hattındaki kırılmaların ardından Marmara’nın batı segmentlerindeki risklerin farklı değerlendirilmesi gerektiğini savunan Üşümezsoy, vatandaşlara bilimsel temeli olmayan spekülatif açıklamalara karşı sağduyu çağrısında bulundu.

“Kentsel Dönüşüm Yalova’nın Önceliğidir” Haber

“Kentsel Dönüşüm Yalova’nın Önceliğidir”

Saadet Partisi Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Muzaffer Serenli, bir dizi programa katılmak üzere geldiği Yalova’da basın mensuplarıyla buluştu. Uygulama Oteli’nde gerçekleştirilen buluşmanın açılış konuşmasını Saadet Partisi Yalova İl Başkanı Kemal Polat yaptı. Serenli’yi Yalova’da ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Polat, sözü il gündemine dair çarpıcı tespitlerde bulunan Muzaffer Serenli’ye bıraktı. Yalova’nın sadece Türkiye için değil, yabancılar için de en gözde illerden biri olduğunu belirten Muzaffer Serenli, kentin kontrolsüz büyümesine dikkat çekti. Yalova’nın nüfus verilerine göre 2026 başı itibarıyla 311 bin barajını aşarak rekor kırdığını ifade eden Serenli, "850 kilometrekare yüzölçümüne sahip olan Yalova'da kilometrekareye düşen insan sayısı 367 kişi olarak hesaplanmıştır. Yalova’mız, Türkiye'de en yoğun göç baskısı altında olan ve nüfus artış hızı yüksek olan ilk 3 il arasında gösterilmektedir. Yerel yönetim rakamlarla övünüyor ama altyapı yetersizliği ve su taşkınları insanımızı bezdirmiş durumda. Huzur kenti olarak bilinen Yalova’da bugün trafik sorununu açıklamakta zorlanıyoruz." dedi. Yalova’nın deprem gerçeğiyle her an yüz yüze olduğunu hatırlatan Serenli, kentsel dönüşümün bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurguladı. Geçmişte yaşanan acı tecrübelerin unutulmaması gerektiğini söyleyen Serenli, "En acil, hızlı ve sağlam dönüşüm kent genelinde ivedilikle uygulanmalı; vatandaşlarımıza külfet getirmeden, rantsal değil kentsel dönüşüm hayata geçirilmelidir. Kenti kent yapan nüfus yapısı, üretim odaklı ekonomi ve kültürel miras gibi unsurlardan Yalova günden güne uzaklaşmaktadır. Tersanelerimiz ve sanayimiz güçlü ancak bu güç halkımızın cebine, mutfağına uğramıyor. Gazipaşa’da kirasını düşünen işçimizi, pazar alışverişinde tane hesabı yapan ev kadınlarımızı görüyoruz." diye konuştu. Çözüm "Milli Görüş Belediyeciliği" Konuşmasının sonunda Yalova’nın özüne dönmesi gerektiğini ifade eden Muzaffer Serenli, dürüstlük ve ahlak esaslı yönetim modeline vurgu yaptı. Milli Görüş belediyeciliğinin "önce insan" diyen bir anlayış olduğunu belirten Serenli, "Temel amacımız, vatandaşın ayağına hizmet götürmek ve son sene değil, her sene çalışarak halka hizmet etmektir. Bizler halka hizmetin Hakka hizmet olduğuna inanıyoruz. Yalova için en mühim ihtiyaç bu yönetim modelidir" şeklinde konuştu.

“Sağlık Çalışanlarına Hakları Teslim Edilmeli” Haber

“Sağlık Çalışanlarına Hakları Teslim Edilmeli”

Çolak, fedakâr sağlık camiasının taleplerinin karşılanmasının bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Türk Sağlık-Sen Yalova Şube Başkanı Sait Çolak, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda, sağlık çalışanlarının tarihi kökenlerinden günümüzdeki sorunlarına kadar geniş kapsamlı bir değerlendirmede bulundu. Tıbbiyelilerin 14 Mart 1919’da işgale karşı gösterdikleri tepkiyi ve Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye astıkları dev Türk bayrağıyla milli mücadelenin ateşini yakan öncüler olduklarını hatırlatan Çolak, bu asil ruhun bugün de aynı fedakârlıkla görev başında olduğunu belirtti. Çolak, pandemi sürecinden deprem felaketine kadar her zorlukta en ön safta yer alan sağlık çalışanlarının artık sadece sorunlarının çözülmesini beklediğini dile getirdi. Sağlık camiasının her türlü övgüyü hak ettiğini ancak ekonomik sıkıntılarla mücadele ettiğini savunan Çolak, çözüm bekleyen talepleri şu şekilde sıraladı: "Ekonomik açıdan tek kalem maaş politikasına geçilmesi, taban ve teşvik ödemelerinin artırılması ve nöbet ücretlerinin emeğin karşılığı olacak seviyeye getirilmesi en temel beklentimizdir. Ayrıca yapılan tüm ödemelerin emekliliğe yansıtılması gerekmektedir." Özlük hakları noktasında ise iş yükünün azaltılması, istihdamın artırılması, üniversite hastanesi çalışanlarına tayin hakkı verilmesi ve sağlıkta şiddete karşı daha ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini vurguladı. Sosyal haklar konusunda her hastaneye kreş yapılması ve dinlenme alanlarının iyileştirilmesi gibi taleplerin artık bir ihtiyaçtan öte zorunluluk haline geldiğini ifade eden Sait Çolak, "Fedakâr sağlık camiasının bu taleplerinin karşılanması; çalışanların tükenmişlik sendromundan kurtulmasının ve milletimize daha nitelikli hizmet sunulmasının tek yoludur. Türk Sağlık-Sen olarak sağlık çalışanları hak ettiklerine kavuşana kadar bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Temennimiz; sorunlar yumağı içinde geçen son Tıp Bayramı’nı yaşamamız ve kalıcı çözümlerin bir an önce hayata geçirilmesidir. Bu duygu ve düşüncelerle, insan hayatını her şeyin üzerinde tutarak görev yapan tüm meslektaşlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutluyorum." diye konuştu.

Deprem Şehitleri Dualarla Anıldı Haber

Deprem Şehitleri Dualarla Anıldı

Cuma namazı öncesi okunan mevlitte, deprem şehitleri ve terör saldırısında yitirilen polis memurları için dualar edildi. "Asrın felaketi" olarak nitelendirilen ve 11 ili etkileyen 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde, hayatını kaybeden binlerce vatandaş Yalova’da unutulmadı. Yalova Valiliği koordinesinde düzenlenen anma programları kapsamında, Cuma namazı öncesinde Yalova Merkez Camisi’nde manevi bir atmosfer hakimdi. Deprem şehitlerinin aziz ruhları için Mevlid-i Şerif okunarak Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu programa; Yalova Valisi Dr. Ahmet Hamdi Usta, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Ercan Altın, Yalova Belediye Başkan Yardımcısı Ömür Bayar, kurum müdürleri ve çok sayıda vatandaş iştirak etti. İlahilerin okunduğu ve duygusal anların yaşandığı programın sonunda eller semaya açıldı. Yalova İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk tarafından yaptırılan duada, hem depremde yitirilen canlar hem de ülkenin bekası için can veren tüm şehitler için rahmet dilendi. Anma programında sadece deprem şehitleri değil, terörle mücadele kahramanları da yad edildi. Yakın zamanda DEAŞ terör örgütünün hain saldırısı sonucu şehit düşen üç polis memuru da unutulmayarak dualara dahil edildi. Programın sona ermesinin ardından Türk Kızılay Yalova Şubesi ekipleri tarafından cami avlusunda kurulan stantlarda, Cuma namazından çıkan cemaate ve vatandaşlara deprem şehitleri hayrına helva ikramında bulunuldu.

“Deprem Riski Taşıyan İllerde Eşgüdüm İçinde Çalışılmalı” Haber

“Deprem Riski Taşıyan İllerde Eşgüdüm İçinde Çalışılmalı”

Becan, Yalova ve riskli illerde merkezi ve yerel yönetimlerin eşgüdüm içinde çalışması gerektiğini vurguladı. CHP Yalova Milletvekili Tahsin Becan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda söz alarak 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen depremlerin yıl dönümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anan Becan, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğinin altını çizdi. Seçim bölgesi olan Yalova’nın geçmişte bu acıyı en derin şekilde tecrübe ettiğini hatırlatan Tahsin Becan, "Seçim bölgem Yalova, Türkiye’nin deprem gerçeğini en acı şekilde yaşayan illerden biridir. Ancak bu gerçek 6 Şubat 2023’te yaşadığımız ve on binlerce canımızı kaybettiğimiz depremlerle birlikte artık tüm Türkiye için inkâr edilemez bir uyarıya dönüşmüştür. O gün bir kez daha gördük ki deprem değil; ihmal, plansızlık ve denetimsizlik can almaktadır." ifadelerini kullandı. Afetlere karşı hazırlığın ertelenemez bir devlet politikası haline gelmesi gerektiğini savunan Becan, yapı güvenliği, kentsel dönüşüm, zemin etütleri, sismik izolatör kullanımı ve etkin denetim mekanizmalarının hayati önem taşıdığını belirtti. Bilimsel verilerden sapmadan kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini vurgulayan Becan, "Yalova ve deprem riski taşıyan tüm illerimizde merkezi idare ve yerel yönetimlerin eşgüdüm içinde kararlılıkla çalışması şarttır. 6 Şubat’ta kaybettiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz. Onlara karşı sorumluluğumuz, bir daha aynı acıları yaşamamak için önlem almaktır." diye konuştu.

“Yalova Büyük Bir Depremi Kaldırabilecek Durumda Değil” Haber

“Yalova Büyük Bir Depremi Kaldırabilecek Durumda Değil”

Yalova’nın büyük bir depremi kaldıracak durumda olmadığını belirten Cangir, yaşananların kader değil yönetim başarısızlığı olduğunu vurguladı. Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO) Yalova İl Temsilcisi Ozan Burak Cangir, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve geniş bir coğrafyada yıkıma yol açan depremlerin yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Cangir, felaketin yalnızca yer kabuğunun hareketiyle değil; ihmaller zinciriyle, bilim dışı kararlarla ve yıllarca görmezden gelinen uyarılarla bu denli yıkıcı bir etki yarattığını ifade etti. Depremin bir doğa olayı olmasına karşın ortaya çıkan tablonun kader olarak nitelendirilemeyeceğini savunan Cangir, "Bu bir yönetim başarısızlığıdır. Binanın çökmesi, insanların enkaz altında kalması, şehirlerin mezarlığa dönmesi; bilimi dışlayanların, denetimi yok sayanların ve rantı önceleyenlerin eseridir." değerlendirmesinde bulundu. Aradan geçen zamana rağmen gerekli derslerin alınmadığını öne süren Cangir, bilimsel zemin etütlerinin halen göstermelik yapıldığını, yapılaşmanın jeolojik gerçeklere aykırı şekilde sürdüğünü ve kentsel dönüşüm çalışmalarının güvenlikten ziyade kazanç odaklı planlandığını dile getirdi. Açıklamasında Yalova’nın durumuna ilişkin de kritik tespitlerde bulunan Ozan Burak Cangir, kentin deprem riskine karşı savunmasız olduğunu belirtti. Yalova’nın bu olumsuz tablonun dışında tutulamayacağını kaydeden Cangir, "Yalova; aktif faylara yakınlığı, zayıf zemin yapısı ve plansız yapılaşmasıyla büyük bir depremi kaldırabilecek durumda değildir. Buna rağmen hâlâ günü kurtaran kararlar alınmakta, risk azaltmak yerine sorunlar ötelenmektedir. Bu kent, beceriksiz yönetim anlayışının deneme tahtası değildir. Bu halk, ihmallerin bedelini canıyla ödemek zorunda değildir." ifadelerini kullandı. Jeoloji Mühendisleri Odası olarak yıllardır yaptıkları uyarıların dikkate alınması gerektiğini hatırlatan Cangir, "Bilim konuşulmazsa enkaz konuşur, planlama yapılmazsa mezarlıklar büyür" dedi. Gerçek önlemin afiş asmakla veya anma mesajlarıyla değil, bilime kulak vermekle mümkün olacağını belirten Cangir açıklamasını, "Eğer bugün gerekli adımlar atılmazsa, yarının enkazının sorumluları bugünün karar vericileri olacaktır. Deprem değil, ihmal öldürür ve biz bu ihmallere sessiz kalmayacağız." sözleriyle tamamladı.

Marmara Depremi’ne Çınarcık Engeli Haber

Marmara Depremi’ne Çınarcık Engeli

Los Angeles’teki University of Southern California (USC) Yer Bilimleri Bölümü tarafından yürütülen ve bilim dünyasında ses getiren yeni bir araştırma, Marmara Denizi’nin altındaki fay sistemine ilişkin yerleşik algıları değiştirecek bulgular sundu. Sezim E. Güverçin ve Sylvain Barbot imzalı çalışmaya göre, bölgedeki jeolojik yapı, biriken gerilimin bir kısmının sessizce boşalmasına imkan tanıyor. Özellikle Yalova açıklarını ve Çınarcık Havzası’nı mercek altına alan raporda, bu bölgelerin olası büyük bir kırılma karşısında doğal bir fren mekanizması görevi gördüğü belirtildi. Gelişmiş sismik döngü simülasyonları kullanılarak hazırlanan modellemede, fay hattındaki yüksek ısı akısı ve kalın tortul katmanların "fay sürünmesi" (creep) adı verilen harekete yol açtığı ve bunun da enerjiyi zamana yayarak boşalttığı tespit edildi. Araştırmanın Yalova’yı yakından ilgilendiren en dikkat çekici tespiti, deniz tabanındaki havzaların rolü üzerine oldu. Çalışma, Marmara Denizi içindeki Tekirdağ, Orta Havza ve özellikle Çınarcık Havzası’nın yalnızca birer jeolojik çöküntü olmadığını, aynı zamanda deprem kırılmasını yavaşlatan ya da durduran "reolojik bariyerler" gibi davrandığını bilimsel verilerle ortaya koydu. Özellikle Çınarcık bölgesindeki kalın tortul birikim ve yüksek ısı anomalisinin, fay boyunca ilerleyen deprem yırtılmasına karşı doğal bir engel oluşturduğu vurgulandı. Bu yapısal özelliğin, kırılmanın batıdan doğuya ya da doğudan batıya tek parça halinde ilerlemesini güçleştirdiği, dolayısıyla fayın tamamının aynı anda kırılma ihtimalini önemli ölçüde azalttığı kaydedildi. Süper Deprem senaryosuna antitez Yıllardır kamuoyunda tartışılan "Marmara Fayı tek seferde kırılırsa 7.6 veya üzeri büyüklükte deprem üretir" senaryosu, Çınarcık ve çevresindeki bu doğal bariyerlerin etkisiyle ciddi bir antitezle karşılaştı. Simülasyonlar, 10 bin yıllık sismik döngüler boyunca depremlerin 7.3 büyüklüğünü aşmadığını gösterdi. Araştırmacılara göre fay, Yalova ve Çınarcık açıklarında fiziksel engellerle birbirinden ayrılan segmentler halinde çalışıyor. Tek bir "süper büyüklükte" deprem yerine, birbirini tetikleyebilen ya da farklı zamanlarda meydana gelebilecek parçalı ve orta-büyük ölçekli (6.5 – 7.0 arası) sarsıntıların daha olası olduğu ifade edildi. Tarihsel kayıtlara bakıldığında 1766 ve 1912 depremlerinin de bu parçalı kırılma yapısına uygun gerçekleştiği hatırlatıldı. Isı akışı depremi frenliyor Raporda, Çınarcık ve diğer havzalarda yer kabuğunun inceldiği, buna bağlı olarak yer altı sıcaklığının yüksek olduğu belirtildi. Yüksek sıcaklık ve 7 kilometreyi bulan kalın tortu tabakalarının fayın kilitlenmesini engelleyerek, deprem üretmeden yavaşça kaymasına (creep) neden olduğu açıklandı. Elde edilen bu yeni veriler ışığında İstanbul ve Yalova çevresi için deprem tehlike değerlendirmelerinin güncellenmesi gerektiği vurgulanırken, riskin tamamen ortadan kalkmadığı ancak doğanın kendi içinde depremin büyüklüğünü sınırlayan bir mekanizmaya sahip olduğu sonucuna varıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.