Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adalet

Yalovamız - Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Chp’liler İmamoğlu’nun Mektubunu Okudu Haber

Chp’liler İmamoğlu’nun Mektubunu Okudu

CHP Yalova İl Başkanı Erdem Doğancı, yaşanan sürecin bir adalet ve hürriyet meselesi olduğunu vurguladı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yalova İl Başkanlığı, Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen hukuki sürece tepki göstermek ve dayanışma sergilemek amacıyla Cevdet Aydın Parkı’nda toplandı. CHP Yalova İl Başkanı Erdem Doğancı, il yönetimi ve çok sayıda partilinin katıldığı etkinlikte, Silivri Cezaevi’nde bulunan İmamoğlu’nun kaleme aldığı mektup okundu. Programda konuşan İl Başkanı Doğancı, haksız ve hukuksuz sürece maruz kalan ailelerin 26 haftadır Saraçhane’de bir araya geldiğini hatırlatarak, bu haykırışın Türkiye’nin 81 ilinde karşılık bulduğunu ifade etti. Adaletsizliğe son vermek için seslerini yükselttiklerini belirten Doğancı, "Bir yıldır evlerde acı, gözlerde hasret var. 19 Mart tutsaklarının aileleri adaletsizlik için ses yükseltiyor. Bu sadece hukuki bir konu değil, bir adalet ve hürriyet meselesidir. Memleket meselesidir. 'Her şey çok güzel olacak' diyen güzel yüreklerin omuz omuza direndiği bir mücadelenin sesidir." dedi. Konuşmanın ardından İl Başkanı Erdem Doğancı tarafından okunan İmamoğlu’nun mektubunda, yürütülen operasyonların "eşi benzeri görülmemiş bir zalimlik" olduğu savunuldu. Mektupta şu ifadeler yer aldı: "Bizlere karşı yürütülen bu siyasi operasyonun 1 yılı doluyor. İftiralarla dolu soruşturmaların ardı arkası kesilmedi. Bu kötülük şimdi de Tanju Özcan’ı tutuklayarak kirli yüzünü gösterdi. Tanju Özcan Bolu’nun gururudur. Bizleri siyasi esaret altına alanların yeni bir kumpası da 9 Mart’ta başlıyor. Mahkeme dedikleri, yazanı ve yöneteni belli bir müsamere sergileyecekler." "İnandık Ve Başaracağız" Cezaevindeki direnme arzusunun dışarıdaki dayanışma ile güçlendiğini belirten İmamoğlu, mektubunu şu sözlerle tamamladı: "Bizim tek davamız bu ülkedir, bu millettir. Bizi zindanda tutmalarının sebebi budur. Hiçbir çocuk yatağa aç girmesin diye çabaladığımız için bizi karalamaya çalışıyorlar. Gösterdiğiniz dirayet 12 metrekarelik hücremde bana yaşama sevinci veriyor. Hukuksuzluğun hükmü sona erecek. Tutuklamayı keyfi cezalandırma yöntemine dönüştürenler kaybedecek. İnandık ve başaracağız. Her şey çok güzel olacak."

"Emperyalist Dayatmalara Karşıyız" Haber

"Emperyalist Dayatmalara Karşıyız"

Türkiye Kamu-Sen Yalova İl Başkanı Mustafa Deviren, Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail'in İran'a yönelik başlattığı askeri saldırılara tepki gösterdi. Sivilleri hedef alan, masum insanların hayatını hiçe sayan uygulamaları şiddetle kınadıklarını belirten Deviren, emperyalist dayatmalara karşı durmaya devam edeceklerini vurguladı. Kendisini dünyanın hakimi gibi gören ülkelerin yaşama hakkına kastetmesinin insanlık adına kabul edilemeyeceğini aktaran Deviren, ABD ile İsrail'in dünyayı dizayn etme planlarının bölgeyi kan gölüne çevirerek istikrarsızlığı yaygınlaştırdığına dikkat çekti. Devletlerin egemenlik haklarını, uluslararası hukuku, evrensel insan haklarını yok sayan saldırıların tüm dünyayı tehdit eden tehlikeli bir sürecin kapısını araladığını anlatan Deviren, savaşın kazananı olmayacağını hatırlattı. Bombaların altında can veren çocukların, yerle bir edilen şehirlerin, göçe zorlanan milyonların bu kirli hesapların en acı bedelini ödediğini dile getiren Deviren, "Ramazan'ın manevi iklimini en derin şekilde hissettiğimiz bu mübarek ayda, gerek ABD ve İsrail'in müzakerelerin sonucunu beklemeden başlattığı, insani değerleri ayaklar altına alan saldırıları gerekse İran'ın çatışmanın dışında kalan ülkelere karşı saldırıları kabul edilemez. Bu tutumlar bölgede ateşi körüklemek, çatışmaları şiddetlendirmek dışında bir sonuç doğurmayacaktır." ifadelerini kullandı. Sivillerin, hastanelerin, okulların, ibadethanelerin, yaşam alanlarının hedef alınmasının açık bir savaş suçu olduğunu savunan Deviren, hukukun üstünlüğü esas alınmadıkça dünyada adalet ile barıştan söz edilemeyeceğini kaydetti. Küresel güçlerin kendi çıkarları uğruna halkları ateşe atmasının insanlık vicdanında mahkûm olduğunu belirterek ABD ile İsrail'in emperyalist hedeflerine ulaşamayacağına inandıklarını söyleyen Deviren, "Türkiye Kamu-Sen olarak sivillere yönelik her türlü saldırının derhal durdurulmasını, uluslararası toplumun çifte standartlı tutumdan vazgeçmesini, sorunların savaşla değil, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesini, insan hakları ve uluslararası hukukun herkes için bağlayıcı olmasını, aklıselimin galip gelmesini ısrarla talep ediyoruz. Mazlumların yanında durmak, zulme karşı ses yükseltmek insan olmanın ve vicdan sahibi olmanın gereğidir. Türkiye Kamu-Sen, dün olduğu gibi bugün de savaşın, şiddetin, emperyalist dayatmaların karşısında, barışın, adaletin ve insan onurunun yanında durmaya devam edecektir." şeklinde konuştu.

“Yalova Tarihinin En Kalabalık Mitingini Gerçekleştirdik” Haber

“Yalova Tarihinin En Kalabalık Mitingini Gerçekleştirdik”

Becan, 10 bini aşkın katılımla Yalova tarihinin en kalabalık mitinginin yapıldığını belirterek, farklı siyasi görüşten vatandaşların Türk bayrakları altında buluştuğunu söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yalova Milletvekili Tahsin Becan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla kentte düzenlenen büyük Yalova Buluşması’na ilişkin açıklamalarda bulundu. Miting alanındaki atmosferi ve katılım yoğunluğunu değerlendiren Becan, meydanın 10 binden fazla vatandaş tarafından doldurulduğunu ifade etti. Mitingin sadece CHP seçmenini değil, toplumun geniş kesimlerini bir araya getirdiğini savunan Becan, alanda Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AK Parti) gönül vermiş vatandaşların da bulunduğunu dile getirdi. Mitingin Yalova siyasi tarihi açısından bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan Becan, "Yalova'daki eylemimiz, daha çok ses getirdi, daha çok reklamımız oldu. Katılım 10.000'in üzerindeydi. Bir de şu var: Hepimiz yıllardır Yalova'dayız ve bu, Yalova tarihinin en kalabalık mitingiydi. Burada sayı çok önemli değil. Bakın, esas konu şu: Orada bir tane bile siyasi bayrak yoktu. Katılanlar tamamen Türk bayraklarıylaydı ve hepsi CHP'li değildi. Aralarında MHP'li arkadaşlarımız, AK Parti'liler ve başka partilerden insanlar da vardı. Yani demokrasiye sahip çıkan, özgür ve adaletli bir ülke isteyen, muhalif düşüncedeki tüm halk oradaydı." diye konuştu. Kamuoyunda yer alan çevre illerden otobüslerle insan taşındığı yönündeki iddialara da yanıt veren Becan, katılımın tamamen gönüllülük esasına dayandığını belirtti. Komşu illerden katılımın olağan bir durum olduğunu hatırlatan Becan, "Taşıma meselesine gelince, bugün hangi partinin mitingi veya eylemi olursa olsun komşu illerden katılım olması gayet doğaldır. Kaldı ki biz özel olarak otobüs tutup kimseyi buraya taşımış değiliz. Bize komşu kimdir? Bursa'dır, Orhangazi'dir, Kocaeli'dir, İstanbul'dur. Zaten hepimiz bu mitinglerin nerede, ne zaman yapılacağını biliyoruz. Bizler bu eylemlere gidiyoruz; bunlar gönüllü olarak gelen insanlar. Kaldı ki taşıyacak olsak bile bu gayet normal bir şeydir. Yarın AK Parti de burada bir miting yapsa ve insan taşıması gerekirse onlar da taşır. Önemli olan oraya insan taşınması ya da kaç kişinin geldiği değil, insanların neden bu kadar kalabalık toplanma ihtiyacı duyduğunu sorgulamak lazım." dedi. Becan, miting alanının dışındaki güvenlik boşluklarının dahi dolduğunu, çevredeki apartman ve çatılardaki vatandaşların da telefon ışıklarıyla desteğini gösterdiğini sözlerine ekledi.

“Bizlere Düşen Görev Yalnızca Bugünün Değil Yarının Üniversitesini İnşa Etmektir” Haber

“Bizlere Düşen Görev Yalnızca Bugünün Değil Yarının Üniversitesini İnşa Etmektir”

Yalova Üniversitesi 2025-2026 Akademik Yılı açılış töreni, Mehmet Okul Konferans Salonu’nda düzenlenen geniş katılımlı bir programla gerçekleştirildi. Törene Yalova Valisi Dr. Hülya Kaya, Karamürselbey Deniz Eğitim Merkezi ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mehmet Tahir Göncüoğlu, Yalova Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Tutuğ, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, il protokolü, akademik personel ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından üniversitenin 2025 yılı faaliyetlerinin anlatıldığı video gösterimi yapıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı, yeni akademik yılın yeni hedefler ve başarıların başlangıcı olduğunu belirterek, üniversitenin şehre ve ülkeye katkı sunan genç ve dinamik yapısına dikkat çekti. Geleceğin dünyasının bilgi ve teknolojiye dayalı olacağını ifade eden Rektör Bahçekapılı, "Bizlere düşen görev yalnızca bugünün değil, yarının üniversitesini inşa etmektir. Bilimde, sanatta, kültürde ve toplumsal gelişimde öncü olmak için hep birlikte daha fazla çalışmalıyız. Kurumsal aidiyetin, bir üniversitenin başarısındaki en kritik unsurlardan biri olduğuna inanıyorum" ifadelerini kullandı. Kampüs denizle bütünleşecek Konuşmasında üniversitenin fiziki ve akademik gelişimine de değinen Prof. Dr. Bahçekapılı, Türkiye Yüzyılı'na yakışır bir üniversite olma hedefiyle ilerlediklerini kaydetti. TÜBİTAK projelerindeki artışa ve YÖKAK Kurumsal Akreditasyon sürecine vurgu yapan Bahçekapılı, kampüsün çehresini değiştirecek sahil projesini de duyurdu. Bahçekapılı, "Kampüsümüzün denizle bütünleşmesini sağlayacak sahil düzenleme projesi, üniversitemize yeni bir vizyon kazandıracak çalışmadır. Bu proje tamamlandığında kampüsümüz yürüyüş yolları, sosyal buluşma alanları ve dinlenme bölgeleriyle modern bir yaşam merkezine dönüşecektir" değerlendirmesinde bulundu. "İlim vicdandan koparsa eksiktir" Konuşmasının son bölümünde Gazze ve Doğu Türkistan’da yaşanan insanlık dramlarına değinen Bahçekapılı, üniversitelerin sadece bilgi öğretilen yerler olmadığını, aynı zamanda ahlak ve sorumluluk bilincinin aşılandığı mekanlar olduğunu vurguladı. Bahçekapılı sözlerini, "Bizim inancımız şudur: İlim vicdandan koparsa eksiktir. Başarı erdemle buluşmazsa yarımdır. Biz Yalova Üniversitesi olarak bilgiyi güç için değil, gücü adalet için, adaleti ise insanlık için büyütmenin sözünü taşıyoruz" diyerek tamamladı. Rektör Bahçekapılı’nın konuşmasının ardından 2025-2026 Akademik Yılı açılış dersini MSÜ Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu verdi. Açılış dersinin ardından program Cübbe Giyme Töreni ile devam etti. 2025-2026 akademik yıllarından unvan kazanan isimlere cübbeleri üniversitemiz akademik kadroları tarafından giydirilirken, teşekkür belgeleri misafirlerimiz tarafından takdim edildi.

“Bu Kurultay İktidar Yolculuğumuzun Başlangıcıdır” Haber

“Bu Kurultay İktidar Yolculuğumuzun Başlangıcıdır”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yalova Milletvekili Tahsin Becan, 28-30 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek 39. Olağan Kurultay’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP’nin parti içi demokrasiyi Türkiye’ye örnek gösteren köklü bir yapı olduğunu belirten Becan, kurultayın tarihi bir dönüm noktası taşıdığına dikkat çekti. Becan, CHP’nin tarihsel misyonuna vurgu yaparak, "Cumhuriyet Halk Partisi kendi içindeki demokrasiyi Türkiye’ye örnek gösteren, vaat eden bir partidir. Çünkü biz Cumhuriyet’i kuran partiyiz. Demokrasiyi kuran ve bugünlere taşıyan iradenin gösterildiği her köşetaşında varız, her dönüm noktasında varız. Cumhuriyet’in ve demokrasinin kıymetini en iyi bilenler bizleriz." ifadelerini kullandı. Kurultayı bir demokrasi şöleni olarak nitelendiren Becan, bu sürecin sadece parti içi bir seçim değil, Türkiye’nin kaderini değiştirecek bir adım olduğunu savundu. Tüm kesimleri bu mücadeleye davet eden Becan, "Bu kurultay, bir demokrasi şölenidir. Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek iktidar yolculuğumuzun başlangıcıdır. Bunun için, tarihi birlikte yazmak için tüm gençlerimize, kadınıyla, erkeğiyle tüm örgütümüzle krizlere, yoksulluğa, karanlığa birlikte son verelim. Ülkenin kaderini birlikte değiştirelim. Refahın ve zenginliğin adil ve eşit paylaşılan bir ülke olacağı Türkiye’yi birlikte kuralım. Çaresizlik hisseden, umut arayan, memleket için dertlenen ve çabalayan herkesi bu yolculuğun bir parçası olmaya davet ediyoruz. Tarih yazmaya davet ediyoruz." şeklinde konuştu. Mevcut ekonomik düzeni eleştiren ve çözüm adresinin sandık olduğunu dile getiren Becan, hedeflerinin kayıtsız şartsız millet iradesini tesis etmek olduğunu belirtti. Becan, "Daha önce söylediğimiz gibi emekliye, çiftçiye, işçiye, asgari ücretliye hakkını vermeyen, gençlerin yüzünü güldürmeyen, herkesi yoksullaştıran, hepimizi baskı altında tutan bunlara karşı onların istediği gündeme değil milletin gerçek gündemine, seçime ve iktidara odaklandık. Ekonomi, adalet, demokrasi krizleri yaratan düzeni değiştirmek için, Türkiye’yi hak ettiği yere taşımak için, umudu ve güveni var etmek, tasayı, kaygıyı def etmek için çıktığımız bu yolculuğun adı iktidar zamanıdır. Milletin iktidarını hedeflemektir. Kayıtsız, şartsız milletin iradesini aramaktır. Bu yolculuğun adı, karardır. Halkın kararını aramaktır. Bu yolculuğun adı, özgürlüktür. Halkın özgürlüğü için yola çıkmaktır. CHP demokrasinin evidir, yurdudur." sözleri ile açıklamasını tamamladı.

“Katledilen Kadınlara Adalet Sağlanana Kadar Durmayacağız” Haber

“Katledilen Kadınlara Adalet Sağlanana Kadar Durmayacağız”

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla CHP Yalova Kadın Kolları tarafından Cevdet Aydın Parkı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel ve Parti yöneticileri ile kalabalık bir grubun katılımı ile gerçekleşen açıklamada kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığına vurgu yapıldı. Bu çerçevede hükümetin gereken önlemleri, tedbirleri alması ve yasal düzenlemeleri yapması gerektiğine de vurgu yapılan açıklamayı CHP Kadın Kolları Başkanı Meryem Ataç okudu. CHP Kadın kolları üyelerinin de ellerinde tuttukları dövizlerle kadına yönelik şiddete tepki gösterdikleri basın açıklamasında ise, “Bugün burada sadece bir günü değil, bir dünya düzenine karşı kadınların yüzyıllardır süren isyanını konuşuyoruz. 25 Kasım, Mirabel Kardeşlerden bugüne uzanan o dev kadın mücadelesinin adıdır. Ve biz biliyoruz ki: Bu ülkenin karanlığına rağmen, kadınların dayanışması hâlâ en büyük ışık, en büyük cesarettir. OECD verilerine göre, kadına şiddette yüzde 38 ile OECD ülkeleri arasında birinci olan ülkemizde kadınlar sadece öldürülmüyor; yok sayılıyor, susturuluyor, yalnız bırakılıyor. Tecavüzler örtbas ediliyor, cinayetlere intihar süsü veriliyor, failler korunuyor. Neden? Çünkü bu düzenin sahipleri kadınları hâlâ güçsüz, hâlâ itaatkâr, hâlâ kontrol edebilecekleri bir varlık sanıyor. Ama biz biliyoruz: Bu ülkede kadınları öldüren, bireysel bahaneler değil; erkek egemen zihniyetin bizzat kendisidir. Ekonomik krizmiş, kıskançlıkmış, psikolojik sorunmuş. Aynı sözleri her dosyada duyuyoruz. Peki bu “cinnet geçiren” erkekler neden komutanlarını, patronlarını, babalarını öldürmüyor da kadınlara yöneliyor? Çünkü kadını kendilerinden güçsüz zannediyorlar. İşte vahşetin kaynağı tam olarak budur! Ama şunu herkes duysun: Biz kadınlar o güçsüzlük masalını paramparça ettik. Sokakta, evde, işte, Meclis’te… Geri adım atmadık, atmayacağız. Bir kez daha söz veriyoruz: Katledilen tüm kadınlar için adalet sağlanana kadar durmayacağız! Çünkü bu ülkede kadın cinayetlerinin sebebi çok açık: İstanbul Sözleşmesi’ni bir gecede fesih ettiler. 6284’ü etkin uygulamıyorlar. Devlet mekanizmalarını her geçen gün daha da çürütüyorlar. Ve en önemlisi: Bu iktidarın dili kadın düşmanı. Hatırlayalım: ‘Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, anası ölsün. Kadın dediğin iffetli olacak, herkesin içinde kahkaha atmayacak. Tecavüze uğrayan doğursun, gerekirse devlet bakar. Bir kereden bir şey olmaz.”- Boş bırakılan… ya davulcuya ya zurnacıya. İktidar temsilcileri tarafından söylenen bu sözler sadece cehalet değil; bu ülkenin kadın katillerine verilen cesaret sözleridir! Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak Siyah Mektuplar çalışmamızda binlerce kadın yaşadıklarını anlattı. Bir kadının değil, bir halkın çığlığı var o mektuplarda. Siyah Mektuplar bu iktidarın yüzüne tutulmuş aynadır. Ya o aynaya bakıp gerçekleri görecekler, ya da kadınların dayanışmasının altında ezilecekler. Ve herkes şunu bilsin: Hiçbir kadın çığlığı artık bir erkeğin iki dudağı arasında kaybolmayacak! Biz duyuyoruz. Duymayanlara da duyuracağız. Onlar kaçacak, biz konuşacağız. Onlar saklayacak, biz ortaya çıkaracağız. Onlar susacak, biz bağıracağız! İktidarın sonu yaklaşıyor. Ve biz, kadınların özgür olduğu bir Türkiye için hazırız: Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in de söz verdiği gibi İstanbul Sözleşmesi yürürlüğe girecek! 6284 etkin ve eksiksiz uygulanacak! Cezasızlık bitecek! Gerçek adalet gelecek! Kadınlar omuz omuza, örgütlü bir şekilde kazanacak. Ve bugün burada bir kez daha haykırıyoruz“ sözlerine yer verildi.

Tükoder’den Kapatma Kararına Tepki Haber

Tükoder’den Kapatma Kararına Tepki

Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Yalova Şube Başkanı Gürkan Kaçar, Ticaret Bakanlığı’nın 19 ilin 45 ilçesinde Tüketici Hakem Heyetlerini kapatma kararına tepki gösterdi. Kararın, tüketicilerin hak arama yollarını daraltacağını belirten Kaçar, “Kapatmak değil, güçlendirmek gerekir” çağrısında bulundu. Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeyle Türkiye genelinde Tüketici Hakem Heyeti sayısının 211’den 170’e düşürüleceği açıklanmış, yalnızca 4 ilde ikinci nolu il hakem heyetlerinin kurulacağı duyurulmuştu. Kararı değerlendiren TÜKODER Yalova Şube Başkanı Gürkan Kaçar, “19 ilde Tüketici Hakem Heyetlerinin kapatılması, vatandaşın adalete erişimini zorlaştıracak, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan tüketiciler için ciddi mağduriyetler doğuracaktır. İlçelerde sadece başvuru alınacak, dosyalar ise İl Ticaret Müdürlüklerinde karara bağlanacak. Bu durum hem zaman hem de ekonomik açıdan tüketiciye ek yük getirecektir.” dedi. Kaçar, e-Devlet üzerinden başvuru imkânının her vatandaş için yeterli bir çözüm olmadığını vurgulayarak, “Dijital okuryazarlığı olmayan ya da teknik imkânlara erişemeyen vatandaşlarımız hak aramaktan vazgeçebilir. Bu da tüketici haklarının zayıflamasına neden olur.” şeklinde konuştu. “Heyetler imza makamına dönüşmemeli” Bazı dosyaların mutlaka kurul içinde tartışılarak karara bağlanması gerektiğini belirten Kaçar, “Eğer sistem yalnızca raportörlerin hazırladığı kararların imzalandığı bir yapıya dönüşürse, heyet üyeleri sadece ‘imza memuru’ konumuna düşer. Bu da adaletin işleyişine zarar verir.” uyarısında bulundu. “Merkezileşme değil, yerelde güçlendirme” Tasarruf gerekçesiyle alınan kararın çelişkili olduğunu ifade eden Kaçar, “Bir yandan heyetleri kapatıp tasarruf yapılacağı söyleniyor, diğer yandan artacak iş yükü için yeni raportör alınacağı belirtiliyor. Bu durum, kararın asıl amacının merkezileşme olduğunu gösteriyor.” dedi. TÜKODER olarak çağrıda bulunduklarını belirten Kaçar, “Tüketici Hakem Heyetleri ticari değil, adalet mekanizmasının bir parçasıdır. Bu yapılar yerelde korunmalı, güçlendirilmeli ve bağımsızlıkları güvence altına alınmalıdır. Kamu kaynaklarının etkin kullanımı, vatandaşın hakkını kısıtlayarak değil, israfı önleyerek sağlanmalıdır,” ifadelerini kullandı. TÜKODER, 1 Kasım Cumartesi günü saat 14.00’te Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda “Tüketici Hakem Heyetime Dokunma” sloganıyla düzenlenecek buluşmaya tüm vatandaşları davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.