Hava Durumu
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Yalova'lı Çevreciler Taşocakları İçin Ayaklandı

Yalova'lılar Yalova'da ormanlık alanlarda ve yerleşim yerlerinin yakınlarında kurulan taşocaklarına tepki gösterdi. Cumhuriyet Alanında toplanan çevreciler hep bir ağızdan taşocaklarını istemediklerini haykırdı.

Haber Giriş Tarihi: 22.11.2013 00:00
Haber Güncellenme Tarihi: 01.01.1970 02:00
Kaynak: Haber Merkezi
yalovamiz.com
Yalova'lı Çevreciler Taşocakları İçin Ayaklandı

Yalova'lı çevreciler il sınırları ve çevre ilçelerde taş ocağı açılarak yapılan çevre katliamına tepki gösterdiler. Samanlı Dağları Çevre ve Kültür Derneği (SAMDER) ile TEMA Yalova Temsilciliği üyeleri Cumhuriyet Meydanında toplanarak bir protesto gösterisinde bulundular. Ellerinde taşıdıkları, "Taşocağı istemiyoruz" yazılı pankartlarla Cumhuriyet alanında toplanan çevreciler sloganlar attılar. Burada bir de basın açıklaması yapan SAMDER Başkanı Hakim Menteş, Yalova'da ki taş ocaklarında ki kapasitenin 260 bin tondan 2 milyon tona çıkartılmak istendiğini dile getirerek, " Güneyköy merkez olmak üzere, Orhangazi, Fındıklı, Kurtköy, Soğucak, Hamzalı,Sugören, Ortaköy, ve Cihanköy bölgelerin kapsayan, çoğunluğu orman alanı olan, yaklaşık 9600 hektar arazide taşocakları, madencilik ve jeotermal faaliyetler için kullanılmak üzere çeşitli firmalara ruhsatlar verilmiştir. (toplam arazinin yaklaşık 70% i) Mevcut faaliyetlerden zaten bunalmış olan yöre halkı şimdi yeni tehdit ve tehlikeler arz eden projelerle karşı karşıyadır.

Bunların içinde güncel olarak öne çıkan projeler şunlardır :
Karayollarının işletmeye açmayı planladığı yeni taşocakları,
Bahadır Madenciliğin mevcut taşocağı kapasitesini 8 kat arttırma projeleredir.
Karayolları, köy halkının bütün itiraz ve protestolarına rağmen, açmayı planladığı taşocağı için binlerce ağacı ve dağlarımız tahrip ederek sondaj çalışmaları yapmıştır.
Bahadır madenciliğin kapasite artırımı projesinde ise, ÇED süreci şartlarından biri olan halkı bilgilendirme toplantısı, köylülerin ve bu projeden etkilenecek duyarlı vatandaşlarımızın tepkileri nedeniyle yapılamamış, bütün itirazlara rağmen bakanlık ÇED sürecini devam ettirmeye karar vermiştir. Firma bakanlığın belirlediği özel formata göre hazırlanmış ÇED raporunu tamamlamış ve bakanlığa sunmuştur. Bakanlık bu raporun özel formata uygun bularak, görüş ve itirazları almak için halkın görüşüne sunmuştur.
Bizler Samanlı Dağlar Çevre ve Kültür Derneği (SamDer) olarak söz konusu raporu inceledik ve gerekli itirazlarımızı yaptık , yapmayada devam edeceğiz.
Bu rapor yapılacak olan tahribatı açıkça gözler önüne koymaktadır. Raporda göze çarpan bazı noktalar şunlardır:
Yıllık 260 000 ton olan kapasite 2 000 000 (İki milyon) tona çıkarılacaktır (8 katı)
Bunun için 95 hektar alan içersinde 78 hektarlık ormanlık arazisi tahrip edilecektir
Bu faaliyet sonucu 50571 ağaç yok edilecektir
Yürütülecek faaliyet sırasında haftada 3 patlatma yapılacak ve her seferinde 1694 kg patlayıcı kullanılacaktır
Çıkarılacak Malzemenin nakliyesi için günde yaklaşık 220 kamyon sefer yapacaktır
Rapor eksik ve yanlış bilgilerle doludur. Göze çarpan bazıları şunlardır:
Toz modellemesi için Yalova’da sahilde bulunan ve deniz seviyesinden 4 metre yükseklikteki meteoroloji istasyonunun verileri kullanılmıştır ve işletme civarındaki köylerde toz sorunu olmayacağı sonucuna varılmıştır. Söz konusu taşocaklar denizden 11 km içeride, 400 ila 600 metre yükseklikte ve dağlık bir bölgedeki faaliyet göstermektedir. Bu toz modellemesinin gerçeği yansıtması beklenemez ve hiç bir bilimsel dayanağı yoktur.
Toz modellemesi yapılırken sadece tek bir işletme göz önüne alınmıştır. Çok yakın mesafelerde başka taş ocakları da faaliyet göstermektedir ve bunların birleşik etkileri göz ününe alınmamıştır.
Raporda endemik türlerin tehlike altında olmadığı belirtilmiştir. Bu sonuca varmak için Türkiye geneli üzerine yapılan çalışmalar referans gösterilmiştir. Oysa BİMER vasıtasıyla Orman Ve Su İşleri Bakanlığına yaptığımız başvuruya cevaben, bölgeye has bir çalışma yapılmadığı belirtilmiştir. Bölgeye has bir çalışma yapılmadan endemik türlerin tehdit altında olup olmadığı nasıl belirlenmiştir?
Raporda faaliyet için yer altı suyu veya başla su kaynaklarının bulunmadığından, gerekli olan günlük yaklaşık 54 ton suyun Güneyköy şebekesinden sağlanacağı belirtilmiştir. Yaz aylarında suyun en çok ihtiyaç duyulacağı dönemde mevcut su kaynakları köyde yaşayan insanların ihtiyacını karşılıyamazken taşocaklarına nasıl tahsis edilecektir?
Bunlar gibi bir çok eksikler ve yanlışlar ile dolu olan bir raporun Bakanlıkca olumsuz olarak değerlendirilmesi gerekmektedir..
Bizler SamDer olarak doğamızın, yaşam alanlarımızın ve sağlığımızın korunması için gereken her türlü mücadeleyi, tüm baskı, tehdit ve engellemelere rağmen, kararlılıkla sürdüreceğimizi sayın halkımıza duyururuz" dedi.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.