Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

İnce TBMM’de ÖSYM Kanununu Eleştirdi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’nde gündem dışı söz alan Cumhuriyet Halk Partisi Yalova Milletvekili Muharrem İnce AKP’nin çıkardığı bir Kanunla ÖSYM’nin mali yapısını bozduğunu söyledi.

Haber Giriş Tarihi: 21.10.2009 00:00
Haber Güncellenme Tarihi: 01.01.1970 02:00
Kaynak: Haber Merkezi
yalovamiz.com

İnce bu durumun ilerleyen günlerde ÖSYM’nin güvenilirliğini de zedeleyebileceğine vurgu yaptı.

TBMM kürsüsünden gündem dışı bir konuşma yaparak ÖSYM’ye yönelik çıkartılan kanuna atıfta bulunan İnce bu kanunu ve beraberinde yaşanabilecek gelişmeleri eleştirdi. İnce Mecliste yaptığı konuşmasında şu sözlere yer verdi;

“Hepimiz çok çeşitli isteklerle karşılaşıyoruz, tayin isteniyor, iş isteniyor, yurt isteniyor, burs isteniyor, “ehliyetimi kaptırdım geri al.” deniyor. “Beni karakoldan kurtar.” deniyor ama hiçbir milletvekiline “Benim çocuğumu üniversiteye sok.” denmiyor, “Benim çocuğum tıp fakültesini kazansın, bana torpil yap.” denmiyor. Hiçbirimiz, 550 milletvekilinden hiç kimse bu tür bir istekle karşılaşmıyor. Bu neden biliyor musunuz? Bu, ÖSYM’ye duyulan güvenden. Bu kurum saygın bir kurum olduğu için bu sınavların adil yapıldığına, bilimsel yapıldığına inanıyor vatandaşlarımız, doğru değerlendirildiğine inanıyor. Bu yüzden bizden böyle bir talepte bulunmuyorlar.
1974’ten beri ÖSYM bu sınav ve yerleştirme işini yapıyor. Sayın milletvekilleri, ne yazık ki ÖSYM’nin bir kuruluş kanunu yok. YÖK Başkanı atıyor ÖSYM Başkanını, görev süresi iki dudağının arasında. Çalışmalarını YÖK’e bağlı olarak sürdürüyorlar ve YÖK Başkanı ne zaman isterse görevden alabilir. Örneğin ÖSYM’de daire başkanlıkları yok. ÖSYM Başkanının maaşı, kendi hocalık maaşından ayrı olarak, 525 TL. Yani Türkiye’de kırk çeşit sınavı yapacaksınız, milyonlarca hâkimin, kaymakamın, doktorun, üniversiteye girmek isteyen öğrencinin sınavlarını yapacaksınız, bu kadar saygın olacaksınız, bu kadar güvenilir olacaksınız, uluslararası düzeyde bir saygınlığa sahip olacaksınız ve ÖSYM Başkanının maaşı 525 lira.
280 kadrolu personeli, 38 sözleşmeli personeli var ÖSYM’nin. Bu kadar personelle harikalar yaratan bir kurumdan söz ediyoruz ve işin ilginç yanı, bu 318 personelle ilgili -maaşlarını da topladım, onları da biraz sonra sizlere arz edeceğim- ÖSYM Başkanı hariç ÖSYM’deki en üst düzey bürokratın maaşı 1.650 lira. Bu ÖSYM’nin tüm personelinin maaşını topladım, hepsini. Fatih Terim’in maaşı da 230 milyar yani bütün bu personelin bir yılda aldığı parayı Fatih Terim tek başına iki yılda alıyor.
Değerli arkadaşlarım, işin ilginç bir tarafı daha var, çok daha ilginç, bu kurum devletten bir lira yardım almıyor. Kendi kendini finanse eden bir kurum bu. 2007 yılı gelirleri 163 milyon, giderleri 112 milyon TL. 51 milyon TL fazla vermiş 2007’de. 2008’de ise ilk kez farklı bir şey olmuş, ÖSYM tarihinde ilk kez olmuş bu, 245 milyon geliri var, 253 milyon gideri var, 8 milyon açık vermiş. Neden? Çünkü 2008 yılında, 28/6/2008’de, değerli AKP milletvekilleri, ÖSYM’nin mali yapısını bozdunuz. Çıkardığınız bir kanunla ÖSYM’nin parasını YÖK’e aktardınız. “Finansman fazlasının yüzde 25’i YÖK’e aktarılır.” diye bu kanunla bozulma sürecine girdi ÖSYM. 2008’de aktarılan para 81 milyon lira. Bakınız bir kurum, ÖSS, KPSS, KPDS, ALES, Tıpta Uzmanlık Sınavı, kaymakamlık, hâkimlik sınavları gibi 40 çeşit sınavı yapıyor, devletten 1 lira almıyor. Sınavların adil, bilimsel ve güvenilir yöntemlerle yapıldığı herkes tarafından kabul görüyor ve devlet geliyor, bu kurumun parasına el koyuyor. ÖSYM’nin parası YÖK’e aktarılmamalıdır. Bu yanlıştır ve bu yanlıştan vazgeçilmelidir. Finansman fazlası iki şey için harcanmalıdır: ÖSYM’nin teknik altyapısı geliştirilmelidir ve personelin ücretlerinin iyileştirilmesine gidilmelidir.
Bu gidişle sadece kurumun mali yapısı bozulmayacak, önümüzdeki günlerde bu kurum saygınlığını da yitirecek. ÖSYM’ye olan güven yok olursa, saygınlığını yitirirse bu kurum “tuz kokmuş” demektir. Türk eğitim sistemi gerçekten temelinden sarsılır ve eğitim sistemimiz çöker.
Bunun en güzel örneği, 13 Eylül 2009 tarihinde yapılan Polis Meslek Yüksekokulu sınavları iptal edildi biliyorsunuz.
Çünkü sınav soruları önceden ele geçirilmişti ve bazı dershaneler ”deneme sınavı” adı altında bu soruları yayınlamışlardı.
Politize olmamış, saygınlığı herkesçe kabul gören bu kurumu koruyalım, bu kurumu hırpalamayalım ve Yüce Meclis bu kurumun kuruluş kanununu bir an önce geçirmelidir diyorum.
ÖSYM’yi ele geçirerek başarısız birini başarılı kılmak haksızlıktır. YÖK’e partinizden aday olmuş birini atayabilirsiniz, doktorunuzu rektör yapabilirsiniz ama ÖSYM teknik bir kurumdur. Burayı bir bozarsanız, mali yönden bozdunuz ama güvenilirlik, saygınlık yönünden de bozarsanız çok tehlikeli bir gelişme olur. Burada bu tehlikeleri nereden görüyorsun diye bana sorarsanız, eğer bir ülkede kaymakamlık sınavında ilk 20’ye giren, ÖSYM’nin yaptığı sınavda ilk 20’ye giren kaymakam adaylarının 16 tanesi mülakatta kaybediyorsa akla şu soruyu getirir… Yani “Kadrolaşmada hızımızı alamadık. Genel müdürler, müsteşarlar bizi kesmedi. Memurlar… Hepsini hallettik. İşi başından halledelim, sınavlarda bizim adamlara soruları önceden verelim.” mantığı çok tehlikeli bir mantıktır. Gidişat ÖSYM’de oraya doğrudur diyorum, hepinize saygılar sunuyorum.”

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.