Sen&Ben

12 Eylül 2014 05:00



Bir sonbahar sabahıydı ellerime verildiğinde; bir kuş gibi ürkek sessiz, bir kar tanesi gibi lekesiz tertemiz.

Bir sonbahar sabahıydı demir, kocaman kapıdan girdiğinde demir bir yürek bulacak gibi.

Bir sonbahar sabahıydı beni gördüğünde; benim seninle yeniden doğduğumu bilmeden. Senin sesin senin nefesin baharların en güzeliydi.
Bir sonbahar sabahıydı, gözün, yüreğin arkada. Koskoca bir dünya bir sen bir ben vardık bu koca dünyada, zaman orada durdu.

Seninle öğrendim A’yı B’yi yeniden. Seninle fethettim İstanbul’u yeniden. Ülkeler kurdum, uzaya çıktım, denize girdim ıslanmadan, top oynadım, ip atladım, aşı oldum yeniden. Yeniden doğdum sen bilmeden.

Bir sonbahar sabahıydı yine gözlerime bakarak dedin ki; “Sen mabetsin, kapın ve yüreğin hep açık kalsın, gece gündüz demeden saçlarımı daima okşamalısın, kulağıma fısıldamalısın sevgiyi, saygıyı, gururu. Bir daha bir daha anlatmalısın. Seni sevgi durgunluğunda gözledim, durgun, anlamlı bakışlarında izledim, ders işlerken anlatımında dinledim, sıkıntılarını bizden gizlediğinde gururlandım, öfkeni içine gömdüğünde onurlandım. İnan bana alın terimdeki başarıda senin izin var, güzeli doğruyu görmemde senin katkın var. Gönül gözümdeki sevgide adın var, yükselmemde yücelmemde katkın var.” Dedin ki bana “ seni yazmam gerekirse kaç sayfa olursun? Kaç kitap? Kaç cilt? Anıtını dikmem gerekirse kaç metre? Kaç kilometre?”

Beni ne güzel anladın, anlattın miniğim. Ne kitaplar dolusu anlatım, ne metreler boyu anıt. Sensin benim eserim, anıtım. Ayaklarının üstünde duruyorsun ya yürekli, uçuyorsun ya güvenli, benden aldığın bilgileri kullanıyorsun ya gününde… Bu bana yeter yavrum, bu bana yeter.
Çünkü ben öğretmenim. Bir ucundan bir ucuna gider gelirim yurdumun. Coğrafyada ırmak olur Ege’yi doldurur sularım. Güzellikler üstüne sevda üstüne türkü olurum, diz vururum zeybek oynarken. Kara tahta önünde tebeşirden daha beyaz aydınlığa Atatürk’e dururum.

Bir sonbahar sabahı zil çalacak yine ziller çalacak. İçimden birisi koşup gidecek ama ben gidemeyeceğim. Sonra bir gün yine zil çalacak hiç kimseler duymayacak. Ne sınıflar ne de sen… İçimden birisi kalacak orada ama ben gideceğim. Yılların verdiği alışkanlıkla “günaydın” diyeceğim hiç kimseler duymayacak. Başlangıçlar güzeldir, bitişler zor. Tanışmalar umutludur, ayrılışlar acı.

Benden bir şeyler kalır geride; kırılan yüreğimden bir parça mı? Ağarmış saçlar, bükülen belim mi? Yoksa senden kalan güzel anılarım mı?

24 Kasım 2001

Yeni eğitim öğretim yılında tüm yavrularımıza ve eğitim emekçisi dostlarıma başarılar diliyorum.



Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle