Şehrimiz Önceliğimiz

12 Şubat 2019 09:22

Bundan yaklaşık 11 yıl önceki köşe yazımda “25 Yıl Sonra Kılıçköy Mecidiyeköy Olabilir mi ? “ demişim. Sizlerle bazı paragraflarını paylaşacağım yazımın. Aslında zor ve cesur bir soru sormuşum .Bakalım neler demişim;



“ Burada önemli olan “nasıl“ sorusunun cevabını verebilmektir. 25 yıl sonrasının hedefi eğer belirlenmiş ise o zaman işin yarısı tamamlanmış demektir. Geriye adım adım planlı giderek net uygulamalar söz konusu olacaktır. Bu gösterir ki daha yapacak çok iş var. Hayal gücümün fazla olduğunu düşünenleriniz olacaktır. Bundan 50 sene önceki İstanbul’un halini ben bilmiyorum ama büyüklerimin anlattıklarından ve arşivlerden edindiğim bilgilere göre, adlarını aldıkları özelliklere uygun mütevazi yerleşim yerleriydi İstanbul’un ilçeleri. Mesela Bostancı, Bağcılar, Avcılar, Zeytinburnu,  Bahçelievler, hep gerçek isimlerdir.

Bunlar hayal değil, gerçek. Yalova İstanbul’a rakip yada arka bahçe değil. Tamamıyla ekonomik partner olarak rantabl ilişki içerisinde iki tarafta kazançlı çıkacaktır. Doğru planlama yapılarak  belki de şehirlerin 50 yıllık gelecekleri belirlenir. İstanbul’un geçmişi böyle iken çok değil 50 yılda metropol haline geldiyse biz 25 senede daha ileri noktaya geleceğiz. Çünkü hem pazar, hem talep edenler açısından daha uygun  bir ortamdayız. Üretimde alan açısından sıkışmış, çıkış yolu arayan üç mega kent ve her geçen gün artan nüfusuyla pek çok ülkeden bile daha kalabalık nüfus çemberinin tam ortasındayız. Ciddi kararlar alınırken bunlar hayal mahsulü diye düşünürken yarınlarımız adına yapılan ciddi çalışmaları yakından takip etmeliyiz.

Ben daha mikro bazda, belki de daha net olarak değerlendirerek konuyu ele alacağım. Gelelim Kılıç Köye. Kılıç köyü bu günkü haliyle bile Yalova’nın en ilerlemiş köylerinden biridir. 1920’li yıllarda nahiye olarak kurulan Kılıç günümüze kadar pek çok aşamadan geçti. Bu aşamalarda farklı bir özelliği ile ön plana çıktı. Bence geçmişten gelen kültürel gelişmişliğinden alıyor bu farklı duruşunu. Bir 23 Nisan şenliği bile yıllarca düzenlerken kültürel dokusunun ağırlığını ortaya koyuyor. İnsanların yüzüne baktığınızda bunu rahatlıkla görebilirsiniz. Köy meydanı ve muhtarlık hizmet binası bile ben buradayım diyor. Kimin bir taş üstüne bir taş daha koyarak hizmet etme anlayışı içinde emeği geçtiyse teşekkür ediyorum.

Evet, 11 yıl önceki köşe yazımın üzerinden çok şey değişti. Şimdi mega projelerin gerçekleşmesi ile etkileri  üzerinde kafa yormanın gerektirdiği aşamaya gelindi. Körfez geçiş köprüsü, otoban, tersane ülkemiz için hep mega kelimeler gerçekleşti. İstanbul artık 5 dakika ötemizde . Buna gerekli hazırlıklarımızı yeterince  yaptık mı  acaba. Bu hem güzel, hem de ciddi problemleri de beraberinde getirecektir. Canı sıkılıp hava almak için bile gelmek isteyecek çevre illerdeki  vatandaşlarımız  için bulunmaz bir fırsat oldu. Ayrıca İstanbul’un potansiyelinin bölgeye yayılmasında, yerel potansiyelimizi en etkin şekilde kullanmak mümkündür. Dolayısıyla çok merkezli kalkınma politikası gereği ilimiz gerçekten ciddi noktaya geldi.  Artan nüfusu, iç verimliliğini kaybeden ve adeta genişlemek için daracık bir alana sıkışan komşu il Yalova ile açılımını yapabilir hale geldi.

Adeta yeni keşfedilmiş Amerika kıtası gibi, çevre metropol illerin düştüğü hatalara düşmeden nelerin yapılabilirliği üzerinde daha detaylı durulması gerekiyor. Çevre ve insan sağlığını tehdit etmeden, doğayı geri dönülemez bozuluşa mahkûm etmeden konulara yaklaşmamız gerekiyor.
Köylerimizin bozulmamış doğa harikası özelliğini kaybetmemesi önceliğimiz olmalı. Nüfusu yüz binlere ulaşacak Yalova’nın yeni yerleşim alanlarını bir an önce açması gerekiyor. Burhaniye bile uzak köy olmaktan çıkıp mesire yerine dönüşecek. Bu kısa zamandaki gelişmelere kendimizi uyarlamalıyız.  Doğayı tahrip etmeden yaşanabilir bir çevre içerisinde insanoğlunun ihtiyaçlarına cevap verebilecek bir Yalova’nın temel taşlarının şimdiden oluşturmak gerekiyor. Sanayileşmek, ilerlemek, kalkınmak herkesin arzusu ama geriye dönülemeyecek hata ve zararları da öngörmek gerekiyor. Kılıçköyü bu açıdan zamanla her yönüyle Yalova’nın ilerlemeye açılan penceresi olacaktır.

Diğer köyler de konumları itibariyle alternatif ekonomik kalkınma öğeleri mevcuttur. Köy bazında yapılan planlamada entegre çalışmalar ile il bazında makro çözüm üretilecektir.

Evet, Mecidiyeköy olmayı hedeflemek lazım. Bu hedefte temel taşları yerli yerine konursa aşılamayacak problem olmayacaktır. Yeter ki aynı hedefte kalpler atsın, aynı hedefte herkes şehrine olan borcunu şehrine hizmet ederek  ödeme önceliğini taşısın.

Başka yazımda buluşana kadar kalın sağlıcakla...

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle