Muhtelif Genel Tespitler

12 Şubat 2018 06:08

Bugün, kısaca stratejinin önemine değindikten sonra, Prof. Dr. Selçuk R. ŞİRİN ile Prof. Dr. İlber ORTAYLI’ nın tespit ve değerlendirmelerini ve Mahatma Gandi’ nin Yedi Ölümcül Günah Listesi’ ni sunacağım.



Dünya üzerindeki herhangi bir nokta veya alanın bulunduğu yeri belirten enlem ve boylam değerine o yerin “coğrafi koordinatları” denir.

Arazide ve haritada yerleri belli olan iki nirengi noktası arasında çizilen hat, “Baz” olarak adlandırılır. Bu bazdan yararlanılarak, arazide arzu edilen yerlerin koordinatları yani enlem ve boylam değerleri çeşitli şekillerde tespit edilebilir.

Ancak Baz’ ı yanlış hesaplar ve bu Baz’ dan yola çıkarsanız, ne yaparsanız yapın bulduğunuz koordinatlar Doğru değil YANLIŞ’ tır.

En kaba tanımla, gömleğin ilk düğmesini yanlış ilikleyen, ne yaparsa yapsın diğer düğmeleri doğru ilikleyemez!

Strateji: elde edilmek istenen belirli bir amaç veya hedef doğrultusunda belli bir güç, kaynak veya gayret bütününün kullanılma güdümü; bu kullanılma ve güdüme yön, esas ve şekil veren görüş, düşünce ve hareket tarzıdır.

Strateji: ulusal çıkarların ve ulusal güvenliğin sağlanması bakımından barışta ve savaşta; başarı olasılığını çoğaltmak ve başarısızlık olasılığını azaltmak amacıyla; ulusal güçlerin (siyasal, ekonomik, askerî ve sosyo-kültür) kullanılması ve geliştirilmesiyle ilgili bilim ve sanattır.

Stratejinin faktörleri: Kuvvet (güç), zaman ve mekân (yer)’dır.

Politika stratejiye yön veren bir üst hareket tarzıdır.

Strateji ise, politikanın tespit etmiş olduğu hedefi ya da amacı gerçekleştirmek için tutulacak yolu belirterek plânlamaya ve uygulamaya yön verir.

Günümüzde her gün boyutları değişen dünya sorunları, ulusların çıkarlarında bazı değişiklikler meydana getirmiştir.

Ulusların çıkarlarını etkileyen bu sorunlar askerî, ekonomik, sosyo- kültürel veya politik olabilir.

Her ulusun karşılaşabileceği bu sorunların çözümünün ise bir yönetim görevi olduğu açıktır.

Bir ulusun böyle bir sorunu sağlıklı bir şekilde çözebilmesi için her şeyden önce sorunun çözümünde güdülecek amaç ve hedefler ile izlenecek hareket tarzının kararlaştırılması gerekir.

Aynı zamanda çözümde öngörülen amaç, hedef ve hareket tarzının, o ulusun, ulusal güçleri ile uyum ve denge içerisinde olması şarttır.

İşte bütün bunlar devleti yönetenler tarafından bir politika şeklinde belirlenip ortaya konmaktadır. Belli hedefler doğrultusunda bütünlük ve genellik gösteren bu politikalar ise “Ulusal Politika” olarak adlandırılır.

Ulusal Politika: en azından, öngörülen ulusal hedeflere ulaşmak için izlenecek genel hareket tarzı veya tarzlarıdır. Bir hareket tarzı olan Ulusal Politika, esas itibariyle bir karar ve önlemler bütünü olup devleti yönetenler tarafından belirlenir.

Ulusal politikanın icrası için ulusal gücün nasıl kullanılacağına dair yapılan uzun vadeli plân ise “Ulusal Strateji” olarak adlandırılır.

Bu safhada yani ulusal stratejinin belirlenmesi safhasında yapılan hata ise taktik alandaki başarılarla çözümlenemez.

Ulusal Strateji, ulusun bekasını (kalıcılık, süreklilik), güvenliğini ve refahını ilgilendireceği için uzak görüşlü olmak zorundadır.

Bu nedenle devleti yöneten idarecilerde istenen ve istenmesi gereken en büyük özellik ileriyi görebilme ve sezebilme yeteneğidir.

***

PROF. DR. SELÇUK R. ŞİRİN:

“Yalan olduğu kanıtlanmış bir fikre inanan birine doğruyu göstermenin ilk yolu nedir? Evet, insanları bilgilendirmek… Doğru olanı gören bir kimse yanlış olanı terk eder... Acaba bu temel prensip bir konuda kesin bir fikre inanmış kişiler için de geçerli mi? Yani, bir kere bir yalana inanmış bir kişi, doğruyu görünce fikrini değiştirir mi? Bu soruya yanıt arayan bir deney yapılmış. Acaba bir politikacı tarafından ortaya atılan yalan bir iddiaya inanmış kişiler o iddianın gerçek olmadığını görünce fikirlerini ne ölçüde değiştirdi dersiniz? Araştırma sonucu çok ilginç. Yalan beyanata başta bir kere inandığını iddia eden kişiler doğru bilgiyi duyunca o yalana daha sıkı sarılır olmuş! Gerçek, yalana olan inancı arttırıyor! Bir anlamda bir hurafeye bir kere inanmış birini verilerle ikna etme çabası o kişinin o inanca daha sıkı sarılmasına sebep oluyor. O nedenle bu duruma literatürde ‘Geri Tepme Etkisi’ deniyor.

Peki gerçekleri açığa çıkarmak neden insanları yalan olduğunu bildiği şeylere daha sıkı bağlanmaya itiyor? …bunun temel nedeni tehdit algısı. İnsanlar herhangi bir şekilde kendi kimliklerine yönelik bir tehdit sezdikleri anda yanlış olduğu ispatlanmış fikirlere sırf kimliklerini korumak için daha da sıkı bir şekilde sarılıyor. Peki, ne yapmalı? Yalanlarla nasıl mücadele etmeli?

Adına kimilerinin ‘hakikat sonrası toplum’ dediği, yalan haberlerin insanları her türlü hurafeye hızlıca inandırdığı bir ortamda hâlâ yapılacak çok şey var. Bir kere herhangi bir şeye inanmış bir insana bildiğinin yanlış olduğunu ispata girişmeden evvel iki kere düşünün. Kaş yaparken göz çıkarma riski çok yüksek! Niyet çok önemli burada… Eğer niyetiniz üzüm yemek değil bağcıyı dövmekse hiç uğraşmayın. Çabanız geri tepecektir. Ama niyetiniz samimi bir şekilde hakikati ortaya çıkarmak ise o zaman denemekte ısrar edin. Çünkü araştırmanın devamında da görüyoruz ki eğer gerçekler insanlara anlaşılır bir şekilde, görseller ve grafiklerle sunulursa bazı kişiler fikrini değiştiriyor. Niyet ve üslup önemli…”(Hürriyet, 28 Ocak 2018)

***

PROF. DR. İLBER ORTAYLI:

“… Atatürk’ü bu kadar çağının ilerisinde tutan eğitimdi. Osmanlı kurmayı... Kurmay dediğin bilir bizde… Birkaç dil birden biliyorlar mesela. Şu an bizde eğitim konusunda askerler yine en iyisi. Onun için de çok uğraşıyorlar cahil insanlar onlarla. İçlerine girmeye çalıştılar, gülünçler, suratları bile benzemiyor. Bahriyeye girmiş, bahriyeliye benzemiyor adam. Kolay bir sınıf değildir. Küçükten eğitilmeleri gerekir. Öyle üniversite çağından asker çıkmaz. Askeri geçtim üniversite çağında veteriner bile çıkmaz bence. Hayvanla bile uğraşan adamın daha evvelden hayvanı tanıması gerekiyor, başka türlü bir eğitimden geçmesi gerekir. Müzisyen üniversite çağından olmaz daha erken eğitilmesi gerekir, ressam da öyledir. Fakat asker de böyledir, çünkü bu da bir sanat. Bunların erkenden yetişmeleri gerekiyor, asker olarak o hayata intibak etmeleri gerekiyor, üniversite çağında asker olunmaz.( Milliyet, 4 Şubat 2018)

***

MAHATMA GANDİ’NİN “YEDİ ÖLÜMCÜL GÜNAH” LİSTESİ

İlkesiz Siyaset

Emeksiz Zenginlik

Vicdansız Haz

Niteliksiz Bilgi

Ahlâksız Ticaret

İnsaniyetsiz Bilim

Özverisiz Tapınma

***

SORU/YORUM:
Bilin bakalım, aşağıdaki isimler, hangi ülkenin erkekler basketbol liginin 16’ıncı hafta yıldızları:

Sayı Kralı: İvan Buva

Ribaunt Kralı: Vladimir Stimac

Asist Kralı: Sarunes Vasiliauskas

Haftanın Koçu: Saso Filipovski

Haftanın Oyuncusu: Damlan Kulig

 

YANIT: TÜRKİYE

 

ATATÜRK Diyor ki:

“NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!”

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle