Emsal Karar Var

15 Haziran 2020 09:31

Atatürk, 1929 yılında Yalova’ ya geldiğinde, biri Yalova’nın doğusunda, diğeri batısında iki çiftlik mevcuttu. Doğudakine Millet Çiftliği, batıdakine Baltacı Çiftliği deniyordu.



Atatürk, bu çiftlikleri kendi parasıyla alarak, tarım ve hayvancılıkta Türk çiftçisine örnek olacak şekilde geliştirdi ve vefatından önce 11 Haziran 1937 tarihinde ise, Türkiye’ nin değişik bölgelerinde tasarrufu altındaki tüm çiftlikleri bütün tesisat, hayvanat ve demirbaşları ile beraber hazineye hediye etti.

Yalova’ nın batısındaki Baltacı Çiftliği, zaman içinde TİGEM adını aldı; üzerinde çeşitli kurum ve kuruluşlara ait tesisler vardır.

Yalova’ nın doğusundaki Millet Çiftliği de zaman içinde değişik kuruluşlar geçirdi, günümüzde Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü olarak görev yapmaktadır. Türkiye’ nin ve bölgenin en önemli gen merkezlerinden biridir. Çiftlik arazisi başlangıçta 6928 dekar 092 metrekare iken büyük bir bölümü çeşitli şekillerde elden çıkmış, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü 1204 dekar araziye kadar gerilemiştir. Bu arazinin de ancak 897 dekarlık kısmı araştırma ve demonstrasyonlar için kullanılmaktadır.

Şimdi gelelim günümüze…

En son, Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’ nün, Yalova- Karamürsel yolunun güneyinde kalan, Gaziosmanpaşa Mahallesi konumlu 1474 ada, 12 parselde bulunan 113,396, 16 metre kare arazisi üzerinde Millet Bahçesi kurma girişimleri başlatıldı ve 20 Mayıs 2020 tarihli Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yazısı ile TOKİ tarafından Millet Bahçesi yapılmak üzere tahsisi yapıldı.

Doğal olarak konu kamuoyunun dikkatini çekti ve halen Araştırma Enstitüsü arazisinin bir bölümüne “Millet Bahçesi” yapılması kararı tüm hararetiyle kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.

“Millet Bahçesi yapılsın kardeşim, sen Millet Bahçesi’ ne karşı mısın?” diyen de var;

“Millet Bahçesi yapılsın ama 1’inci sınıf tarım arazisine değil de, daha uygun bir alana yapılsın “ diyen de…

“Sözü edilen alan derhal boşaltılsın, gecikmeksizin Millet Bahçesi yapımına geçilsin” diyen de var;

“Burası Atatürk’ ün emanetidir, neden bu emaneti kuruluş amacına uygun kullanmıyoruz?” diyen de…

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, online etkinliklerinde, 11 Haziran 2020 Perşembe günü, internet üzerinden canlı yayınlanan “Atatürk’ ün Mal Varlığını Halkına Emanet Ettiği 11 Haziran 1937’ nin 83’üncü yılında ‘Atatürk’ ün Halkına Emaneti: Çiftlikler’” başlıklı bir oturum/ söyleşi düzenledi. Prof. Dr. Ruşen Keleş’ in moderatörlüğünde söyleşide konuşmacılar Atatürk çiftliklerinin son durumları hakkında aydınlatıcı bilgiler verdiler.

34 yıllık memuriyet hayatının 32 yılını Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü (ABKMAE)’ nde geçiren ve halen burası hakkında konuşmada ve değerlendirmede en yetkin isim olan Araştırma Enstitüsü’ nün önceki müdürlerinden Emekli Ziraat Yüksek Mühendis Mehmet Emin Ergün de, Yalova Atatürk Çiftlikleri hakkında aydınlatıcı bilgiler verdi.

Sayın Ergün’ ün basın açıklaması ve sözü edilen söyleşideki anlattıklarından derlediğim bilgiler şunlar:

Atatürk, çiftlikleri bölge ve ülkemizde tarımın gelişmesi, yetiştiricilikte modern tekniklerin kullanılması ve çiftçilerin bu tekniklerle tanıştırılması amacıyla kendi parasıyla almış ve çalıştırmıştır. Sözü edilen çiftlik arazisi (Yalova İli Merkez İlçesi Gaziosmanpaşa Mahallesi’nde bulunan 1474 ada 12 parsel numaralı ve 113.396.16 metrekare yüzölçümlü taşınmaz) de  (Atatürk’ ün istediği şekilde çalışan) Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü (ABKMAE)’ nün bir parçasıdır.

ABKMAE, Atatürk’ ün mirasıdır ve Yalovalı’ ya emanetidir. Yalovalı, Atatürk’ ün kendisine miras bıraktığı emaneti gözü gibi korumalıdır.

Millet Bahçesi yapılması düşünülen 113, 396, 16 metrekare Araştırma Enstitüsü arazisi, tapuda “Zeytinlik” olarak geçmektedir. Zira Atatürk, bu bölgede yaptığı zeytincilik çalışmalarıyla tüm Türkiye’ de zeytinciliğin gelişmesinin temellerini atmıştır.    

Atatürk, 19 Ağustos 1929 tarihinde Yalova’ ya geldiğinde, günümüzde Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü adını alan, o zamanlar ise Millet Çiftliği olarak adlandırılan çiftlik hudutları içinde 4000 ağaçlı terkedilmiş bir zeytinlik bulunuyordu. Burayı gören Atatürk, zeytinliğin gençleştirilmesi ve yenilenmesi, Akdeniz’in belli başlı zeytin çeşitlerinden oluşan bir zeytinlik kurulması suretiyle, ülkemize uygun ticari niteliği olan çeşitlerin tespiti için talimat verdi.

4000 ağaçlı zeytinlikte bakım çalışmaları yapılırken, İtalya’dan çeşitli zeytin fidanları ithal edildi. Yurt dışından getirilen teknisyenlerle ( zeytincilikte budamayı, gübrelemeyi, bakımı ve sulamayı gösteren) kurslar açıldı ve genç ziraat mühendislerinden bazıları zeytincilik üzerine eğitim almak üzere İtalya’ya gönderildi.

Yetiştirilen genç ziraatçılar “Zeytin Bakım Fen Memuru” olarak köylerde zeytin çiftçilerini 15 günlük kurslarla eğittiler. Buradaki çalışmalardan sonra “ 26.1.1939 tarih ve 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Yasa” çıkarıldı.

Çiftliğin zeytinlik olarak tanımlanan arazisinde bulunan zeytin ağaçlarının önemli bir bölümü, çok sert bir kış döneminde, don nedeniyle özelliklerini kaybetti. Dolayısıyla tapuda “Zeytinlik” olarak geçen arazi, zamanla zeytinlik vasfını kaybetti. 

İlde kurulan “Zeytincilik Komisyonu”, sözü edilen enstitü arazisinde yaptığı inceleme sonunda, 13 Mayıs 2019 tarihinde, arazi hakkında “Zeytincilik vasfı yoktur” kararı verdi.

Ancak sözü edilen enstitü arazisi, zeytincilik vasfını kaybetse de, çiftliğin kuruluş ve işleyiş amaçlarına uygun olarak kullanılmaktadır.

Enstitü’ ye bağlı 113 dekarlık bu alanda halen meyve genetik kaynakları mevcuttur. Yalova’ nın geliştirmiş olduğu, örneğin 15 yıllık hizmetle geliştirilen Yalova İncisi, Ata Sarısı gibi üzüm çeşitlerinin geliştirildiği bir parselden bahsediyoruz.

Türkiye’ nin (Kiwi’ nin ilk geldiği 1989 yılında) ilk Kiwi bahçesi de burada kuruldu. Bu parselde halen kiwiler mevcuttur.

Sözü edilen parsel de önemli olan (buğday gibi tarımsal ürünler değil) genetik kaynaklardır.

Genetik kaynaklar ancak aşılamayla taşınır. Ağaçları söküp başka yere dikme halinde (tabi bunlar nereye- nasıl dikilecek?) ağaçların tutma ihtimali zayıftır. Ayrıca bu mevsimde ağaçlar sökülüp de bir başka yere dikilemez. Genetik kaynakların taşınması konusu bilimsel bir çalışma gerektirir.

**

Söz konusu alan, 1989 yılında sağlık, spor, eğitim ve kamu tesisi şeklinde farklı kullanımlara açılmak istenmiş; konu yargıya taşınmış ve Danıştay 6. Dairesi söz konusu arazinin Araştırma Enstitüsünde kalmasının kamu yararı olduğuna karar vermişti. (Danıştay 6. Daire, Esas No: 1998/ 11120, Karar No: 1989/ 2086, Tarih No: 13. 11. 1989) 

Kararın gerekçesi özet olarak şöyledir:

Araştırma Enstitüsü’ ne ait söz konusu alanda çeşitli ağaç yetiştirildiği; bu ağaçlardan fidan elde edilecek şekilde aşı kalemi üretildiği;

Üzüm çeşitleri üzerinde yapılan çalışmalarda pek çok çeşidin ıslahına (1989 yılında) 16 yıl önce başlandığı, bu yolla ülke ekonomisine katkı sağlanmakta olduğu;

Yine bu yerin Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığınca eğitim amacıyla da kullanıldığı, her yıl Ziraat Fakültesi öğrencileri ile anılan kuruluşun taşra teşkilâtında görevli teknik elemanlarının, çiftçilerin, yurt dışından eğitim amacıyla gelen kişilerin değişik sürelerde eğitildiği;

Böylece gerekli yatırım yapılarak gerçekleştirilen araştırma, deneme ve eğitim çalışmaları sonucu ülke tarımına büyük bir katkı sağlayacak bir alt yapı oluşturulduğu;

Bu çalışmaların ülke ekonomisine milyarlarca katkı sağladığı ve bu miktarların gün geçtikçe fazlalaştığı anlaşılmış olup, iyi vasıflı tarım alanı olan böyle bir taşınmazın bir bölümünün bu amaç dışında başka amaçlara tahsisinde kamu yararına uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Sözü edilen arazi 1’ inci sınıf tarım arazisidir. Arazinin tarım dışı amaçlara tahsisi, bugüne kadar yapılan yatırımlarının heba olması sonucunu doğuracak; ülke ekonomisine, tarımsal üretime ve eğitime sağladığı yararı ortadan kaldıracaktır.

Bugün aynı yerde “Millet Bahçesi” yapma girişimi emsal nitelikte olan Danıştay’ın verdiği bu yargı kararını hiçe saymaktır.

03.07.2005 tarih ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 13. maddesi: "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz" şeklindedir. 

Park ve bahçeler, kent yerleşimlerinde sosyal hayat için vazgeçilmez önemli argümanlardır. Bunun siyasetle ilgisi yoktur. Ancak, Atatürk' ün emaneti olsun olmasın, bereketli toprakları olan birinci sınıf tarım arazisine park ve bahçe yapılmaz, yapılmamalıdır. İlgiyle aranırsa mutlaka uygun alanlar bulunacaktır. Bulunmalıdır!

***

Türkiye’ nin gündemindeki konulardan biri de Ayasofya’ nın ibadete açılması… Burada “Ayasofya ibadete açılsın” diyenlere, “Bu konuda Danıştay kararı bekleniyor” denilerek, Danıştay kararının emsal olacağı belirtiliyor.

Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü arazisinin tarım dışı amaçla kullanılmaması için de EMSAL karar var. Kanaatimce bu EMSAL KARAR mutlaka göz önünde bulundurulmalı ve gereği yerine getirilmelidir!

(NOT: Yazımın kendi arkadaşları tarafından okunmasını arzu edenler – yazıyı kopyalamadan- yazının başlangıcında bulunan Twetter veya Facebook’ ta paylaşım butonlarını tıklayarak kendi sayfalarında paylaşabilirlerse memnun olurum.)

Ahmet AKYOL,YALOVA, 14 Haziran 2020

Yorumlar (7) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle

Tural

16 Haziran 2020 11:47
Tarım stratejik bir sektördür. Bunun hayati önemi son pandemi döneminde de anlaşılmıştır. Özellikle böyle kritik bir dönemde, tüm dünyada gıda krizinin doğuracağı yaşamsal sorunlar öne çıkarken, verimli bir tarım alanının, üzerinde verilen emeğin heba edileceği düşünülmeden, Millet Parkı yapılmak istenmesindeki mantığı anlamak mümkün değildir. Bu mantık kabul edilemez. Millet Bahçesi olarak düşünülen yer seçimi yanlıştır. Emrivakiyle, olup- bittiye getirilmeden ve çok geç olmadan, telafisi mümkün olmayan zararlar ortaya çıkmadan, bu yanlıştan dönülmelidir.

İrfan Güvenalp

15 Haziran 2020 19:03
Eski Tarım Bakanlarından Hüsnü Yusuf Gökalp ile paylaştım. Yazılarını beğeni ile okuyorum ve çok yararlanıyorum.

TANJU ÜNAYRAL

15 Haziran 2020 12:48
TEŞEKKÜRLER. EMEĞİNE SAĞLIK.

Giray Boydak

15 Haziran 2020 12:10
Rantsal yapılaşma, Istanbul'u bitirdi. - Yalova mücavir belde sayılır, - Yalovada Atatürkümüzün emaneti olan bu çifliklerde gösterilen faaliyetler hükümetin tarım politikasına ters, - Danıştay kararları nın artık "belediye yasağı" olduğu malûm, - İşin içinde TOKİ var, Yolun sonu görünüyor gibi. Bu bilenlere rağmen. ZORLU bir mücadele başlatılmış, işiniz zor. GAZANIZ MÜBAREK olsun...

Faruk Tezcan

15 Haziran 2020 10:29
Bence söylenmesi gereken bütün sözleri söylemişsiniz Sn Akyol. Ve son sözü de eklemişsiniz. Teşekkürler.

İ.Bora Büyüköner

19 Haziran 2020 15:18
Sevgili Kardeşim Ahmet, Eline ve kalemine sağlık. Konuyu çok güzel tarihi ve yasal gerekçeleriyle açıklamışsın. Yazılarını zevkle okuyor ve paylaşıyorum. Selam ve sevgiler...

Nezihi

17 Haziran 2020 12:48
Tşk.ler Ahmet bu bilgileri bize aktarmak iyi oldu