Bir Bot, Bir Mont

23 Ekim 2018 10:04

Ekim ayının sonlarına yaklaştığımız bu günlerde Yalova ilimizde doğalgazı, sobalarımızı yakmaya hazırlanıyoruz.



Küçük çocuğu olanlar çoktan yaktı bile. Kış şartları geçim açısından zordur. Her yıl bu konuya dikkat çekmeye çalışırım. Kış öncesi belki duyarlı birkaç vicdana  dokunabilirsem onlar aracılığı ile bir yavrumuz bile bu kış üşümeyecekse her şeye değer…

Düşük gelir düzeyindeki ailelerin özellikle çocuklarının kışlık giysi, bot vs.ihtiyaçlarının olup olmadığına yönelik bir sosyal projeyi hayata geçirme adına köşe yazımda sizlerle paylaşacağım.Sosyal medyada geçmiş yıllarda bu yönde çalışma yapılmış ve köy okullarında öğrenim gören çocuklara bot alımı ile ilgili çok da duygulandığım çalışmalar oldukça  gurur verici. İyilik yapma ve yardımlaşma adına belki de toplumun bütününe yayılması gereken örnek çalışmalar… Herkes kendi bölgesinde bu çalışmanın içeriğini zenginleştirirse  zaten toplumun tümüne yayılmış olacaktır.

Özellikle yetim, kimsesiz, düşük gelirli ailelere devletimiz gerekli desteği sağlıyor olsa da bizler kış gelmeden daha duyarlı davranarak, incitmeden, gururlarını kırmadan özellikle çocuklarına çam sakızı çoban armağanı bir şeyler yapabiliriz diye düşünüyorum. Bunun ucu açık elbette. Yerel yönetimlerin sosyal belediyecilik adına konuyu daha da sahipleneceklerini ümit ediyorum. Okullarda kışın ortasında , yıpranmış bez ayakkabı ile gelen çocukta bot olmadığı , yokluğun ve yoksulluğun içinde olduğunun en somut göstergesi olsa gerek. Onları rencide etmeden okul idareleri STK’lar ile birlikte kaynak bularak güzel çalışmanın paydaşı olabilirler. Bu gözle öğretmenler bir baksın bakalım öğrencilerine… Bir tarafta cebinde asgari ücreti aşan cep telefonu taşıyan zengin öğrenci ile, diğer yanda asgari ücretle geçinmeye çalışan ailenin çocuğu… Bizim üzerimize düşen ayakları tüm kış üşümeyecek, belki de daha iyi organize olarak bir de mont alarak sırtının da üşümeyeceği, desteklenmesi gereken yavrularımızı tesbit edip onlara şefkatimizi göstermemizdir. Çok zor değil… Birilerinin önayak olması gerekiyor…

Bu doğrultuda geçen sene “ Dolabında Durmasın Sokakları Isıtın” kampanyası büyük şehirlerde bazı belediyeler tarafından çok güzel uygulandı. Kampanyanın özü evinizde kullanmadığımız kışlık giysilerin sağlam çantaya koyarak, daha evvelden şehrin muhtelif yerlerinde belirlenmiş panolardaki askılara konulması, ihtiyacı olanın da oradan alması mantığı işletiliyor.İhtiyaç olmayanın paylaşıldığı, ihtiyacın olanının alındığı “ Dolabında Durmasın Sokakları Isıtın” yaklaşımı…. Biz mahallemizde bu merhamet köprüleri ile “ Sosyal Sorumluluk” , “ İnsan Olmanın gereği” bir adım atılmış oluyor…

Belediye başkanlarımıza , milli eğitim yetkililerine, okul idarecilerimize, öğretmenlerimize, muhtarlarımıza,kaymakamlarımıza, valimize buradan sesleniyorum. Gece yastığa başınızı koyduğunuzda üşüyen bir çocuk olup olmadığını, aç yatan bir yavrucak olup olmadığını ve bunun vebalinin sizin sırtınızda olduğu bilinci ile rahat uyuyabiliyorsanız sizi kutlarım. Ama en küçük bir şüpheniz varsa sabah ilk işinizin bu durumdaki yavrular için gereğini yapmak sizin boynunuzun borcudur. Eğer eksik kalan bir şey varsa  bulunduğunuz  makamlar bu vebali kaldırmaz, kaldıramaz. Bunun hesabını da kimse veremez.

Gururlu ve onurlu çocuklar eksiklerini kimseye demezler. Olan ile yetinmeye, idare etmeye odaklanarak yaşam mücadelesini sürdürürler. Onlara küçücük destek de bizden olsun.

Haydi herkes mahallesinde bu gözle bir baksın bakalım, merhamet elinin uzatılacağı yavrularımız  var mı?

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle