Kuleli Askerî Lisesi

Kuleli Askerî  Lisesi

Kuleli Askerî Lisesi, İstanbul Çengelköy’ de, deniz kıyısında, tarihî bir kışlada, tarihî bir okul…(İDİ)

Askerî Lise’ nin kuruluşu, kışladan da eskidir. Şimdi, tarih sayfalarını aralayalım.

1826 yılında Yeniçeri Ocağı ortadan kaldırıldıktan sonra, yeni kurulan ordu için çağdaş bilgi ve tekniklerle donatılmış subaylara ihtiyaç duyuldu.

Bu amaçla ilk adım olarak 2’inci Mahmut’un Hassa Ordusu Mareşallerinden Ahmet Fevzi Paşa, 1831 yılında, bu ordunun erleri arasından başarılı olanları seçerek Selimiye Kışlası’nda bir “Sübyan Bölüğü” kurdu.

Amaç, bu bölükteki erlerin belirli bir süre eğitim ve öğrenimden sonra yeni ordunun saflarına subay olarak katılmalarını sağlamaktı.

Sübyan Bölüğü eğitimine devam ederken, Mekteb-i Harbiye (Harp Okulu), 1 Temmuz 1835’te, 2’inci Mahmut tarafından resmen açıldı.

Bu dönemde Sübyan Okulu öğrencileri yetersiz görülünce, Mekteb-i Harbiye’ye öğrenci yetiştirmek üzere her ordu merkezinde birer Askerî İdadî (Lise) açılmasına karar verildi ve başkent İstanbul’dan başka imparatorluğun 12 Ordu merkezinde 12 adet “Mekteb-i Fünûn-u İdadî” açıldı.

Günümüzde “Kuleli Askerî Lisesi” olarak adlandırılan askerî lise, “Mekteb-i Fünûn- u İdadî” adı altında 21 Eylül 1845’te ( bugün İstanbul Teknik Üniversitesi olarak kullanılan)  Maçka Kışlası’nda kuruldu.

Ancak Maçka Kışlası, bu sıralarda büyük bir onarım geçirdiğinden, Osmanlı Devleti’nin başkentindeki Askerî Lise, ilk eğitim öğretim yılını, Mızıka-i Hümayün ve Baltacılar Dairesi olarak kullanılan Çinili Köşk’te tamamladı.

Maçka Kışlası’nın tamiratının tamamlanması üzerine buraya taşınan Mekteb-i Fünûn-u İdadî, Sultan Abdülmecit’in de bulunduğu bir törenle 10 Ekim 1846’da ikinci eğitim - öğretim yılına başladı.

1868’de mevcut askerî idadîlerin (liselerin) birleştirilmesi kararı alındı ve dört askerî idadî “Umum Mekteb-i İdadî-i  Şâhane” adı altında Galatasaray Kışlası’nda birleştirildi.

Ancak idadîlerin birleştirilmesinden istenen sonuç elde edilememişti,  1872’de okulların ayrı ayrı öğretime devam etmeleri kararlaştırıldı.

1872 yılında “İdadî-i Şâhâne”, Kuleli Kışlası’na alındı ve adı da “Kuleli Askerî İdadîsi” oldu.

Kuleli Kışlası, 1877- 1878 Osmanlı- Rus Savaşı sırasında askeri hastaneye dönüştürülünce, Kuleli Askerî İdadîsi Harbiye Mektebi’ne taşındı.

1879 yılında savaşın bitişiyle birlikte, Kuleli Askeri İdadisi, tekrar Kuleli Kışlası’na döndü.

(Günümüzde Kuleli Askerî Lisesi’nin ikinci bölümünü kapsayan  ) Yukarı Mektep 2’inci Sultan Abdülhamit döneminde kışlaya ek hastane olarak yaptırıldı. Bu hastane sonradan bir süre “Tıbbiye-i Şahane” okulu olarak kullanıldı, 1893’te sonraları dar gelmeye başlayan bu binaya yeni bir bölüm ve bir hastane binası daha eklendi.

1898’de Tıbbiye Okulu Beylerbeyi’ne taşınınca, Kuleli Kışla sadece Mekteb-i İdadî’ ye kaldı.

1912 yılında Balkan Savaşı başlayınca, Kuleli Askerî İdadisi Beylerbeyi’ndeki Deniz Astsubay Okulu’nun yerine taşındı, Kuleli Kışlası hastaneye dönüştürüldü.

1913 yılında Balkan Savaşı sona erince Kuleli Askerî İdadîsi, Kuleli Kışlası’na döndü.

Kuleli Kışlası, Birinci Dünya Savaşı sırasında ve 1919’a kadar Kuleli Askerî İdadîsi olarak kullanıldı.

Mondros Ateşkesi’ nden sonra İngilizlerin isteğiyle, Kuleli Kışlası 7 Temmuz 1919’da boşaltıldı. Öğrencilerin bir bölümü Kâğıthane çevresindeki harap binalara ve çadırlı ordugâha taşındı, kalan öğrenciler ise evlerine gönderildi.

Kuleli Kışlası, 1919- 1923 arasında İngilizlerin zoru ile Ermeni yetim ve göçmenlerine tahsis edildi.

Kuleli Askerî İdadîsi, Ekim 1919’da Kâğıthane’ deki Sünnet Köprüsü yakınlarındaki çadırlarda, üç ay sonra da Maçka’da Kışlası’ nda, imkânlar nispetinde öğretime başladı. Ancak İngiliz yönetiminin baskısı sonunda, okul buradan ayrılmak zorunda kaldı. Okulun bir kısmı Beylerbeyi’ndeki Jandarma Okulu’na, bir kısmı da Çengelköy’deki eski hastaneye taşındı;  16 Nisan 1920 tarihine kadar dersler bu şekilde sürdürüldü.

Kurtuluş Savaşı başlayınca okul öğrencileri, Anadolu’ya kaçmaya ve millî mücadele içinde görev almaya başladılar.

Bu gençler, özel bir hazırlanma ve eğitim talimgâhından geçirildikten sonra birliklere subay namzedi olarak gönderildi.

(Örneğin, Genelkurmay Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı yapan Orgeneral Ahmet Cevdet Sunay da, Kuleli Askerî İdadîsi’ ni bitirip Kara Harp Okulu’ na gidemeden, subay adayı olarak eğitim kampına gönderilmiş, burada Ağır Topçu sınıfına ayrılmış, daha sonra Subay Vekili olarak Filistin cephesine gönderilmiş. Sunay, bu cephede gösterdiği yararlılıklardan ötürü Türk ve Alman Madalyası alarak Teğmenliğe yükselmiş. Yemen cephesinde esir düşmüş. Daha sonra Anadolu’ya geçerek Kurtuluş Savaşı’na katılmış.1921’de, Maraş ve Antep cephesinde Fransızlar’ a karşı savaşmış. Burada takdirname ile ödüllendirilmiş. Eskişehir- Kütahya ve Sakarya Muharebeleri ile Büyük Taarruz’ a katılmış. İzmir’in alınmasında bulunmuş. Burada gösterdiği kahramanlıktan dolayı İstiklâl Madalyası kazanmış. Çeşitli birliklerde Batarya Takım ve Batarya Komutanlığı yapan Sunay, Kurtuluş Savaşı sona erince Yüzbaşı rütbesi ile 1 Kasım 1925- 7 Ağustos 1926 tarihleri arasında Harp Okulu’nu, 11 Ağustos 1926- 31 Ocak 1927 tarihleri arasında ise Topçu Okulu’nda kalan askerî öğrenimini tamamlamış.)

(Kuleli Askerî Lisesi’ nde öğrenci iken Kurtuluş Savaşı’ na katılanlardan biri de, Kore Tugay Komutanı Yardımcısı iken 5 Haziran 1952’ de şehit olan Piyade Albay Nuri Pamir. Şehit Albayımızın adı günümüzde İstanbul- Ortaköy’ de bir sokağa verilmiştir.)

İngilizler, Lozan Barış görüşmelerinden sonra Kuleli Kışlasını boşaltınca, Kuleli Askerî İdadîsi, 6 Ekim 1923’te tekrar eski yuvasına döndü.

Kuleli Askerî İdadîsi, 1924 yılında “Kuleli Askerî Lisesi” adını aldı.

Kuleli Kışlası, bundan sonra 1941 yılına kadar Kuleli Askerî Lisesi olarak kullanıldı.

Kuleli Askerî Lisesi, 2’inci Dünya Savaşı başlayınca, seferberlik plânlarına uyularak, 1941 yılında Konya’ ya taşındı. Kışla, savaş boyunca 1000 yataklı askerî hastane olarak kullanıldı.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Kuleli Askerî Lisesi 21 Ağustos 1947’de tekrar Kuleli Kışlası’na taşındı, eğitim ve öğretimine burada devam etmeye başladı.

Türk kültür hayatına sonsuz hizmetlerde bulunmuş, kuruluşundan bu yana çok değerli subay ve general yetiştirmiş, bunun yanında da nice şair, ressam, ilim adamını da Türk Milleti’ ne sunan Kuleli Askerî Lisesi’ de Eğitim ve Öğretimde Amaç: Çağdaş eğitim ve öğretim bilimi kapsamında; öğrenciyi merkeze alan eğitim felsefesine uygun olarak;

Silâhlı Kuvvetlerin mevcut ve gelecekteki ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte;

Kara Harp Okulu’ndaki eğitim ve öğretimi takip edebilecek bilimsel altyapı ile donanmış;

Temel askerî bilgi ve davranışları kazanmış, askerlik mesleğinin temel değerlerine karşı duyarlı ve bu değerleri benimsemiş, üstün bedeni yeterliliğe sahip;

İletişim becerisi gelişmiş; İnsanlığa saygı, vatan, millet sevgisi, şeref ve bağımsızlık kavramlarını kendisine ilke edinmesinin yanı sıra Atatürkçü Düşünce Sistemini özümsemiş ve bunu bir yaşam tarzı olarak benimseyerek, kendine rehber edinmiş askerî öğrenciler yetiştirmekti.

Hedef: Değişen ülke ve dünya gerçeğini görebilen, algılayabilen;

Çağdaş yönde gelişmeyi sağlayan ve istenen yönde değişimi gerçekleştirebilecek liderlik özelliklerinde;

Bilgiye nasıl ulaşılabileceğini bilen ve bilgiyi inisiyatifle kullanabilen;

Sorumluluk duygusu gelişmiş ve öz denetim yapabilen;

Çağın gerektirdiği teknolojik gelişimi takip edebilecek bilgi, beceri ile sağlam bir beden ve ruh yapısına sahip;

“Atatürkçü Düşünce Sistemi” ni benimseyerek kalbine yerleştirmiş ve davranışlarına yansıtmış üstün nitelikli askerî öğrenciler yetiştirecek eğitim öğretim sistemleri ile buna hayat veren, çağdaş teknolojik donanımlı eğitim ve sağlıklı yaşam ortamını oluşturmak ve sürekli geliştirmekti.

Kuleli Askerî Lisesinde öğrenciler, Türk Silâhlı Kuvvetleri’ nin geleceğini oluşturacak liderler olarak değerlendiriliyor ve ileride bu şerefli vazifede en büyük sorumlulukları başarıyla yerine getirmelerini sağlayacak becerileri edinmeleri için modern öğretim teknikleri ve teknolojilerinin kullanıldığı bir öğretim sürecinden geçiyorlardı.

Kuleli Askerî Lisesinde; Atatürkçü Düşünce Sistemine gönülden bağlı, vatan ve millet sevgisi kavramlarını kendisine ilke edinmiş, mesleğini seven, vazife ve sorumluluk duygusu ile disiplin anlayışı gelişmiş öğrencilerin yetiştirilmesi hedeflenmişti. 

Eğitim ve öğretim ile ilgili gerçekleştirilen her türlü faaliyette; kısa ömürlü ve geçici sonuçlar yerine, uzun vadeli ve kalıcı sonuçlar alabilecek tarzda, süreci esas alan bir program uygulanmaktaydı.

Kuleli Askerî Lisesi’ nin en büyük özelliklerinden biri de, verdiği yaşam biçimiyle kişinin özgüvenini artırması ve sorunlara çözüm üretebilme yeteneğinin geliştirilmesiydi…

Ne yazık ki, bir kültüre kilit vuruldu. Kültürü korumanın sadece binaları korumak olmadığı, o binalardaki hayatın varlığı, unutuldu!

1845 yılında kurulan ve 171 yıllık bir mazisi olan Kuleli Askerî Lisesi, tarih demekti. Tarihî devamlılık, gelenekler ve aidiyet duyguları silinip atıldı. Savaş zamanlarında bile kapatılmayan okul, lağvedildi. Hata yapıldığı kanaatindeyim!

Geleceğe hükmetmenin ön şartı, geçmişi iyi bilmektir. İnanıyorum, ileriki yıllarda bu hatadan mutlaka dönülecektir. Umarım (mevcut değerler kaybedilmeden) çok fazla geç kalınmaz.

Ahmet Akyol, Yalova, 5 Kasım 2017

Yorumlar (2) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle

sait nadir güven

20 Kasım 2017 21:16
Kuleli tarihi hakkında bu geniş bilgiyi seneler sonra tekrar değişik bir biçimde okuduktan sonra , uykularım kaçtı. Bir TARİH cahil cuhelanın elinde böyle perişan edilir mi? Buna şahit olmak kahrolmaktır. bir iki gün içinde tekrar ve tekrar bakanlara başbakana ," EĞER BAŞBAKANSANIZ kuleli tarihini okuyun. ÜZÜNTÜDEN SAATLERCE DURGUNLAŞMIYORSANIZ.. ASKERİ OKULLARIN VE FAKÜLTELERİN TEKRAR AÇILMASI İÇİN , SİZE ARTIK YAZMAYACAĞIM , İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİNİ BEKLİYECEGİM." DİYECEĞİM.

xxxxx

06 Kasım 2017 21:03
peki askeri liselerin hepsi mi kapatıldı yoksa sadece kuleli mi kapatıldı abi ?