PTSAÇAPECUCTPZ
<<Takvimi Kapat
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Warning: include(data/ggads_336_280_news.htm): failed to open stream: No such file or directory in /var/www/yalovamiz.com/docs/konuk.php on line 83

Warning: include(): Failed opening 'data/ggads_336_280_news.htm' for inclusion (include_path='.:/usr/share/php:/usr/share/pear') in /var/www/yalovamiz.com/docs/konuk.php on line 83

Yaşar Okuyan

Yayınlama Tarihi: 30 Mart 2005

İsmimden Değil, Cismimden Korksunlar

Yalovamız.com’un bu haftaki konuğu DTP Genel Başkanı, Çalışma ve Sosyal eski Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan oldu. Yalovamız.com editörü Gazeteci–Yazar Faruk Kırtay’ın sorularını yanıtlayan DTP Genel Başkanı Yaşar Okuyan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı, Yalova Belediye Başkanı Barbaros Binicioğlu’nu ve eski Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal’ı eleştirdi.

İkditara ve muhalefete de seslenen Yaşar Okuyan, Yalova ve ülke sorunları üzerine çarpıcı açıklamalarda bulun. Okuyan, Yalova ve Türkiye soyulup talan edilirken sessiz kalınıyor. Ne yazik ki Türkiye’de olduğu gibi Yalova’da da duyarsızlık almış başını gidiyor dedi.

DTP Genel Başkanı Yaşar Okuyan’ın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

“Okuyan, Sevgisini de İnsanların Yüreğinden Silebilir misiniz?”
Bakanlığım döneminde Yalova’da kangren olmuş ve yıllardır yapılamayan bir SSK hastanesinin kazandırılmasının onurunu ben hep taşıyacağım. Bunu asla bir siyasi propaganda malzemesi yapmakta istemiyorum. Bu hastaneyi Yalovalılar zaten yıllar önce hak etmişti. Ben sadece bunu hızlandırdım.

O hastane Yaşar Okuyan’ın Yalova’ya kazandırdığı bir hastane olduğunu yoldan kimi çevirirseniz bunu size söyleyecektir. Ankara’dan Yalova’ya gelirken gördüm. Adımın bulunduğu tabelanın yol kenarına bir çöp gibi atılmasını yadırgadım sadece. Ancak bir kez daha vurguluyorum ki, Hastane’den Yaşar Okuyan adını silebilirsiniz, ismimin bulunduğu tabelaları bir çöp gibi kaldırıp atabilirsiniz ama, Peki halkın gönlündeki Yaşar Okuyan sevgisini de binlerce insanın yüreğinden çıkartıp silip atabilirmisiniz?

“İsmimden Değil, Cismimden Korksunlar”
Öncelikle şunu belirteyim ki, ben hiçbir zaman hiçbir kuruma ismimin verilmesi için talepte bulunmadım. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yaptığım dönemde Türkiye genelinde 11 ilde SSK Hastaneleri’ni hizmete açtık. O dönem, işçi ve işveren kesimlerinin temsilcilerinden oluşan SSK Genel Yönetim Kurulu aldığı karar doğrultusunda 3 ila 4 yıl Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Başkanlığı yapan kişilerin isimlerinin hastanelere verilme kararı alındı.

Bu doğrultuda da Yalova’daki Hastanemize 3.5 yıl Bakanlık yapmamdan dolayı benim adımın verilmesi uygun görüldü. SSK Hastaneleri’nin Devlet Hastanelerine devri sırasında bu yapılan ve hizmete açılan hastanelerin hiç birinin ismi değişmedi sadece başlarındaki SSK ibaresi kalkıp yerine Devlet Hastanesi ibaresi kondu. Örneğin Yalova’da depremde yitirdiğimiz eski Türk-İş Başkanı Şevket Yılmaz’ın, adını Bursa’da ki SSK hastanesine vermiştik aynı gün. Şimdi Bursa’da bu hastanenin adı, Şevket Yılmaz Devlethastanesi. Ancak Yalova’da siyasiler adımdan korkmuş olacaklar ki ismimi kaldırdılar. Ama benim bundan dolayı herhangi bir kaygım olamaz. Yalnız gerekli yerlere sesleniyorum; eğer ismimden bu kadar korkuyorlarsa cismimden de korksunlar.

“Tigem’in Satışı Yalova’ya İhanettir”
Tigem Arazisi Yalova’nın akciğeri konumunda. TİGEM arazisi bizlere Ulu Önderimizin bıraktığı yegane miraslardan biridir. Atatürk Yalova için “Benim kentim' dir demiş. Eğer biz Yalovalılar, Yalova’yı bu kadar önemseyen Atatürk’ün eserlerine sahip çıkamıyorsak o halde oturup düşünelim. Açık ve net söylüyorum. Tigem giderse,Yalova’da biter. TİGEM arazisi yasalarla korunmuş bir, Yalova’ın en önemli yeşil alanıdır.

Bu arazi Belediye'ye devredilerek üzerine konutlar, üniversite inşa edeceklermiş. Böyle bir proje Yalova’ya ihanet demektir. Yalova’ya verilebilecek en büyük zarar buranın peşkeş çekilerek talan edilmesidir. 1998 yılında Yalova kongresinde, Tigem için önemli projelerimiz vardı. Buranın yeşil alan olarak korunması, doğal alanın bozulmaması önşartı ile Yalovalıların kullanımına olanak sağlamak istiyorduk.


“Belediye Başkanı Ankara’daki Ağalarına Güvenmesin”
Belediye Başkanı Barbaros Binicioğlu, Ankara’nın adayı olup Yalova belediye başkanlığına oturdu. Şimdi de Ankara’daki ağababalarına güvenip bir takım çalışmaların içersine girmiş.
Öncelikli olarak’ta Atatürk’ün bizlere bıraktığı önemli bir miras olan TİGEM arazilerine göz dikmiş. Ancak Ankara’daki ağababalarına güvenmesin, kendisi bir sabah uyandı Yalova Belediye Başkanı oldu, ama bir sabah kalktığında Ankara’daki ağalarının o koltuklarda oturmadığını görebilir. Hatta bırakın koltuğu yüce divana gittiğini de görebilir.
Belediye Başkanlığı ciddi bir iştir. Yalovalılara rağmen Yalova’da kararlar alırsan o zaman gün gelir bunun bedelini de ödettirirler. Bir yılda Yalova’da yapılmış somut bir çalışma göremedim. Elbet, bunun kararını Yalovalılar verecek. Bir daha seçimlerde yaptığı çalışmaların mükafatını sandıkta alır herhalde!

“(YGH) Yakup’un Gelecek Hareketidir?”
Yalova eski Belediye Başkanı Yakup Koçal, anlaşılan siyasetten kopmamış. (YGH) “Yalova Gelecek Hareketi” adı altında kendi yandaşlarını bir araya getirdiği bir oluşum başlatmış. Her ne kadar kendisi bu hareketi bir sivil toplum hareketi olarak nitelendirse benim bundan şüphelerim var.

Zaten bu hareketin isimlerine bakınca ne anlama geldiği de görülüyor. YGH, yani Yakup’un Gelecek Hareketi. Benim endişelerim ve şüphelerim var bu oluşumdan. Bu oluşum toplumsal bir oluşumdan çok bireysel bir oluşum. Yakup Koçal’ın bizzat kendisinin gelecek hareketidir, Yalova’nın değil.

“Bütün Muhalefet Güçleri AKP'ye Karşı Birleşmeli”
Siyasi partilerin Genel Başkanlarını, Sivil toplum Örgütlerini, Akademik ve kitle örgütlerini tek tek ziyaret ediyorum. Son bir ayda 3 Parti genel başkanı ve bir çok sivil toplum örgütünü ziyaret ettim. Bunun tek bir nedeni var. Türkiye’de etkin bir muhalefet ne yazık ki yok. 50 parti var, ancak ortada adam gibi muhalefet edecek bir oluşum yok.


Türkiye’nin çıkarlarını savunan, Laik, Milliyetçi, Demokrat, tüm güçleriyle görüşmeler yaparak AKP’ye karşı demokratik bir cephenin kurulması için çaba sarfediyorum. Çünkü Türkiye elden gidiyor. Başbakan tüm bu olanlara sessiz kalıp, ülke ülke dolaşıyor. Gün artık AKP ile mücadele etme günüdür.
Buradan Türkiye’deki tüm siyasi partilere, sivil toplum örgütlerine sesleniyorum. Türkiye talan edilmeden güçlerimizi birleştirerek muhalefet birliği oluşturalım, aksi halde yarın çok geç kalmış olacağız.

“Perincek İle Görüşmem Rutin Bir Ziyaretti”
Son 1 ay içersinde TBMM’de Parlemento dışında kalan bir çok partinin Genel Başkanı ile görüşüyorum. Sadece partilerle değil, sivil toplum örgütlerini de ziyaret ettim. İP Genel Başkanı sayın Doğu Perincek ile görüşmemde bu çerçevede oldu. Benden bir gün önce de CHP Yalova Milletvekilimiz sayın İnce, AKSA Fabrikasına yönelik iddiaları araştırmak için Perincek’i ziyaret etmiş.

Sayın Perincek ile görüşmem, rutin muhalefet görüşmelerimden biridir. Ülke sorunları ve AKP iktidarına karşı güçbirliği konusundaki görüşmelerimiz sırasında İP Genel Başkanı, Yalova’lı olmamdan ötürü, gündeme getirdiği. AKSA fabrikasına yönelik iddiaları burada da yeniledi.

Kendisinden somut belge ve doküman istedim. Kendisi bana bu görüşmede “Resmi Rapor yada Belge” sunamadı. Sadece konuya ilişkin dokümanlar verdi. Dökümanlar da iddia edilen konuların yanıtlanması amacıyla AKKÖK Grubu Başkanı sayın Ömer Dinçkök’e mektup göndererek bana iletilen dökümanlarda yer alan iddialara yanıt vermesini talep ettim.

Ancak bana yanıt sayın Dinçkök’ten değil, AKSA Fabrikası Müdürü sayın Mustafa Yılmaz’dan geldi. Sayın Yılmaz, iddiaların gerçekdışı olduğunu, AKSA fabrikasının karalanmak istendiğini belirterek, Aksa Fabrikasının 5 kıtada 60 ülkeye ihracaat yaptığını vurgulamış. Verilen yanıt siyasi etik açısından da doğru değil. Çünkü, benim muhatabım sayın Yılmaz değil ki, sayın Dinçkök’tür. Kendisine bir kez daha mektup yazdım.

“Bayrağa Uzanan Eller Kırılır”
Nevruz kutlamaları bahane edilerek, son derece üzüntü verici olaylar yaşandı. Bayrağımızın ayaklar altında çiğnenip meydanlar, bölücü başının mitinglerine dönüşürken iktidar Ankara’da uyudu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise dünya gezilerini sürdürüyor. Yaşananlar son derece çirkin ve düşündürücü.Bütün bu olayların, Türkiye'yi bölmek isteyenlerin yeni oyunları.

Kürt-Türk kavgası yaratmak isteyenlerin oyunlarına alet olmayacağız. Son yaşanan çirkin olayda, halkımız toplumsal bir refleks göstererek, bayrağa uzanan ellerin kırılacağını tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir. Bizlerde bu duyarlılığımızı göstermek için Yalova İl Teşkilatı aracılığıyla yüzlerce Türk Bayrağını Yalovalı esnafımıza ve halkımıza dağıttık. Halkımızın tepkisi de göstermiştir ki gün, Türk Bayrağına ve ulusal onura sahip çıkma günüdür.

“AKP, Öcalan’ı Cumhurbaşkanı Adayı Göstersin”
AKP, Abdullah Öcalan’ı yeniden yargılanıp salıverilmesi ve ardındanda siyaset yapmasının önünü açmaya çalışıyor. AKP’nin şimdi sinsice uygulamaya koyduğu başka bir planı var. Abdullah Öcalan’ı serbest bırakıp, hatta daha ileri giderek Öcalan’ın siyaset yapmasının önünü açmaya çalışıyorlar.

Bu Türkiye’ye tam anlamıyla ihanettir. PKK-Kongragel’ in altı ay önce Avrupa Parlamentosu’na ve Avrupa Birliği’nin merkezine yaptığı resmi müracaatlarda, 10 tane talebi vardı. Bu taleplerin 9’u hükümetin bayram ilan ettiği 17 Aralıkta imza attığı gün yerine getirildi. Şimdi son bir talebi kaldı. O da Öcalan’ın serbest bırakılması. Şimdi iktidar PKK-Kongragel’in 10'ncu isteğini yerine getirme çabası içerisindedir.

Açık ve net ifade ediyorum, eğer bu Apo sevdanız, PKK sevdanızı daha ileri götürecekseniz önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çıkıp milletin huzuruna teklif edin. AKP’nin Cumhurbaşkanı adayı Apo’dur deyin. Daha dürüst daha namusluca bir iş yapmış olursunuz o zaman.

“Peşkeş, Yasal Hale Getiriliyor”
Özelleştirme uygulamaları ile Türkiye talan edilerek, parsel parsel satılıyor. Bunun son örneği ise, İzmir TCDD limanının yükleme-boşaltma işinin 15 yıllığına kiraya verilmesidir. ihalenin toplamı 1 milyar 50 milyon dolar.

Yüklenici firmanın uygun görmesi durumunda bu ihale 15 yıl daha uzayıp, 2 milyar 100 milyon dolara çıkabilecek. Bu tür işletmelerin 30 yıllığına kiraya verilmesi dünyanın neresinde görülmüştür? Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 30 yıllığına toplam 2 milyar 100 milyon dolarlık işi ihalesiz vermek ilk defa olmaktadır.

Bu işi 2 firma almıştır. İlahi tesadüfe bakınız ki; bu iki firmanın birincisi ihaleden 1 gün önce, ikincisi ise ihale gününde kurulmuştur ve AKP'li yöneticilerle ilişkisi vardır. Talanlar artık ayyuka çıkmıştır. İhaleler artık adrese teslim şartname ile hazırlanıyor.'Özelleştirme uygulamaları devlet malının yağmalanmasına dönüşmüştür.

“İşçi, Memur, Emekli, Çiftçi, Yaşam Zorluğu Çekiyor”
AKP hükümeti her ne kadar enflasyonu düşürdüğünü iddia edip, Türkiye’yi güllük gülistanlık olarak gösterse de, Türkiye halkı perişan durumda. Sokaktaki insanlardan birini çevirin, bakalım kaç kişi halinden mumnun.

Enflasyon indi masalı bir balon ve yakında patlayacak. İnsanların alım gücü yok, alım gücü olmayınca, bir başka ifadeyle Türkiye’de üretim olmayınca tüketimde olmuyor. Ekonomik uygulamalar sonucunda çiftçi, emekli, işçi, memur, esnaf türkiye’nin hiçbir döneminde bu kadar mağdur olmadı.

Çalışanlar hiçbir dönemde bu kadar zor durumda kalmadı. Sokaklarda gizmek, geceleri sokağa çıkmak artık büyük bir risk. Hırsızlık, kapkaç almış başını gidiyor. Durumdan memnun olan bir tek AKP ve yandaşları. Türkiye halkı ise bunlara yakında gereken yanıtı sandıkta verecek.

”Tck, Yasası Gazeteciler İçin Bir Mayın Tarlası“
Yeni TCK yasası ile Türkiye’nin tam anlamıyla gazeteciler için bir mayın tarlasına dönüşecek. Temel hak ve özgürlüklerin önüne yeni düzenleme ile engeller konuldu. Eski bir gazeteci olarak yine söylüyorum ki, yeni TCK yasası ile hırsızlar, hortumcular saygıdeğer biri olarak görülmesi sağlanacak.

AKP iktidarı bu yasa ile vatandaşına, herkes kendi başının çaresine baksın diyor. Önümüzdeki günlerde Türkiye, tam anlamıyla Aziz Nesin’i kıskandıracak olaylara sahne olacak.

  • Yazılmış yorumlar listeleniyor...
  • 05 Ocak 2009 21:18 tarihinde fatih çoban yazdı;yaşar okuyan çok doğru söylüyor o arazi bize atatürkten mirastır maddiyattan çok manevi önemi vardır satılmasın tigem yetkilelere sesleniyorum  yalovalı fatih aynı zamanda yaşar okuyanın ağzına sağlık ..
  • 24 Temmuz 2007 15:22 tarihinde GÜL GÜL yazdı;Kimki muhalefet olupta türkiyeyi ak bir hale getirdi. Hepiniz batırdınız. Hepiniz kendi çıkarlarınızı düşündünüz. Seçildiniz adamlarınızı doldurdunuz haksız yere kamu dairelerine. Seçildiniz yanımızdan geçtiniz selam bile vermediniz. Se... Devamı
  • Yorumunu Yaz
Yorum Formu

Resimde gördüklerinizi bu kutuya yazınız.
  • Tamamı BÜYÜK harflerden oluşan yorumlar yayınlanmaz.
  • Bu habere beş dakika içerisinde sadece bir adet yorum yazabilirsiniz.
  • T.C. yasalarına aykırı, hakaret içeren, kişilik haklarına saldırı niteliğindeki yorumlar yayınlanmayacaktır.
  • Yorumlardan doğabilecek hukuki yaptırımlardan hiç bir şekilde Yalovamiz.com sorumlu tutulamaz.
  • Yazılan her yorumun yayınlanacağı garanti edilmemektedir.

Tasarım ve Programlama Akro Media & ProDESTEK

Web sitemiz hakkında görüş ve önerilerinizi bildirin.

RSS

Firma Kayıt