PTSAÇAPECUCTPZ
<<Takvimi Kapat
     12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Warning: include(data/ggads_336_280_news.htm): failed to open stream: No such file or directory in /var/www/yalovamiz.com/docs/konuk.php on line 83

Warning: include(): Failed opening 'data/ggads_336_280_news.htm' for inclusion (include_path='.:/usr/share/php:/usr/share/pear') in /var/www/yalovamiz.com/docs/konuk.php on line 83

İl Sosyal Hizmetler İl Müdürü Serap Şenocak

Yayınlama Tarihi: 08 Mart 2005

Kadın Olmak, Çalışan Kadın Olmak Zor

Yalovamız.com’ un bu haftaki konuğu Yalova İl Sosyal Hizmetler Müdiresi Serap Şenocak. Yalovamız.com editörü Gazeteci –Yazar Faruk Kırtay’ın sorularını yanıtlayan Serap Şenocak 5 yıldan buyana Yalova’da özellikle kadınlar ve çocuklara yönelik yaptığı çalışmalarla Yalova’da öne çıkan başarılı bir bürokrat oldu. Şenocak’la bugüne kadar gerek yazılı basın, gerekse de canlı olarak yayınlanan radyo programlarında geçen yıla kadar Her 8 Mart’ta stüdyo konuğum olmuş ve mikrofonlardan Yalova halkına 8 Mart ile ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu:
Yalova’da özellikle yaşanan 17 Ağustos depremi sonrasında, 30 metrekare prefabrik konutlarda sosyal yaşamın zayıf olması nedeniyle aile içi şiddetin geliştiğini, bugünlerde ise aile içi şiddetin ekonomik yapıdan kaynaklandığını belirten Şenocak, İl Sosyal Hizmetler müdürlüğü olarak salt kadınlara değil, çocuklara yönelik önemli çalışmalar yaptığını vurguladı. Kadınların sorunlarının ülke gündemine taşınması için 8 Mart’ın iyi bir fırsat olduğunu dile getiren Şenocak, sorularımıza yanıt verdi.
8 Mart tarihini bir kadın olarak nasıl tanımlıyor sunuz.?
8.Mart Dünya kadınlar gününün bu günlere hangi süreçlerden geçilerek gelindiğine bakarsak. Kadınların toplumda erkeklerle eşit haklar elde etme mücadelesi dünyada 1789 Fransız Devrimine kadar uzanmakta, 8 Mart 1857’de New York’da 40.000 kadar işçinin 8 saatlik çalışma süresi ve eşit işe eşit ücret istekleriyle başlattıkları grevde polis müdahalesi ve yangın nedeniyle 100’den fazla kadının hayatını kaybetmesi olayıdır. 1910 yılında Kopenhag’da ölen işçi kadınların anısına 8 Mart gününün “Uluslararası Kadın Günü” olarak kutlanması önerilmiş, 16 Aralık 1977’de Birleşmiş Milletler 8 Mart gününü “Kadın Hakları İçin Birleşmiş Milletler Günü” olarak ilan etmiştir. Böylece Birleşmiş Milletlere üye tüm ülkelerde bu gün “Uluslar arası Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlamıştır.
8 Mart’ın Türkiye’deki Süreci?
Ülkemizde ise Atatürk’ün milli mücadeleyi başlattığı yıllarda kadın hareketlerinin görüldüğünü, yıllarca hayal dahi edilemeyen, bugün bile birçok toplumda özlenen hakların Cumhuriyetin ve Devrimlerin mimarı Atatürk’ün reformlarıyla kazanıldığını görürüz. Bundan yüzyıl öncesinin aile düzeninde, sosyal kültürel yapısında, elinin hamuru ile erkek işine karıştırılmayan, vatandaş dahi sayılmayan pasif kişilikli kadından, Cumhuriyet döneminde yüceltilen, hukuken hakları temsil edilen aktif kadın kavramına geçiş, mucizevî bir oluşumdur. Türk kadını davasına sahip çıkmış, kendini ispatlayarak haklarını kazanmıştır. Türk kadını cepheden hastaneye, tarladan, fabrikaya, yün örmekten mermi yapmaya, büyük şuur ve kararlılıkla koşmuş, yüzyılların ezikliğinden silkinmiştir. Ancak, hak varsa karşılığı da görev ve sorumluluktur.
Türkiye’de kadının siyasetteki konumunu nasıl buluyorsunuz?
Özellikle siyasi haklarımızı yıllar önce kazanmamıza rağmen, yıllardır gereken düzeyde kullanamadığımızı görüyoruz. Türk siyaseti kadını, kadın siyaseti içtenlikle benimsememiş, yaklaşmamakla uzun zaman kaybetmiştir. Kadınlarımız toplumun düşünce, felsefe, kültürel veya sanatsal program ve fikir üretiminde de henüz yer alamamaktadır. Kadına yakıştırılan meslekler hep annelik ve eşlik imajına uygun mesleklerden olan, hemşirelik, öğretmenlik ya da bakıma, hizmete yönelik uğraşlar olmuştur. Günümüzde gözlemlenense, çalışan ve yüksek düzeyde eğitim görmüş kadınların kolay kolay yönetici mevkilere gelmemesi, çalışan kadın sayısının az olması, çoğunluğunun bir an önce emekli olup rahat yaşam biçimine girme eğilimlerinde olmalarıdır. Genellikle kadın dış görünüşü, cinselliği, kozmetik ve süs tüketicisi kimliği ile öne çıkartılan bir meta olmuştur.
Daha çok ne söylediği ile değil, başardığı işiyle değil, nasıl göründüğü ile ilgilenilmiştir. Toplumda hoşluğu ile yetinilmiştir. Türkiye’de kadınlar evleninceye kadar baba ve ağabeylerinin, evlendikten sonra kocalarının, daha sonrada erkek çocuklarının yönlendirmesine göre yaşamaktadırlar. Hayatlarını biçimlendiren kararların çoğunluğunu onlar verirler. Kadın genellikle eğitimini yuva kurarken ya da evlenip çocuk sahibi olduktan sonra yarım bırakmaktadır. Bazı ailelerde gelinlikle çıkıp ancak geriye kefenle dönebilme tehditleri devam edebilmektedir.
Kırsal Kesimde Kadının Yeri Nedir?
Özellikle kırsal kesimdeki kadınlarımız imam nikahı ile evlenmekte, çok eşlilik, kuma getirme hala görülebilmektedir. Hala kız çocukları okutulmayıp küçük yaşta evlendirilebilmektedir. Kadınların yaşamları üzerine kararlar alınırken onların ne düşündüğü, ne hissettiği hesaba katılmayabilmektedir. İktisadi değeri gözükmediği için tarlada, bahçede çalışan köy kadınlarımızın bu işleri değersiz ve önemsiz işler olarak nitelendirilmektedir.
Yalova’da Aile İçi şiddet Yaygınlaşıyor mu?
Özelikle yaşadığımız 17 Ağustos depremi sonrasında yaşanan ekonomik krizler şiddetin ön plana çıkmasına neden oldu. Deprem sonrası 30 metre karelik prefabrik konutlarda sosyal yaşamın yetersiz oluşu aile içi şiddeti de beraberinde getirmiştir. Ne yazık ki kadınlarımızı yaşanan aile içi şiddeti gizli tuttukları, kimseyle paylaşamadıkları aile içinde yaşadıkları şiddet olaylarıdır. Boşanmış kadınlar üzerinde yapılan araştırmalarda çoğunluğunun eşleri tarafından yoğun bir şekilde sözel, fiziksel şiddete maruz kaldıkları tespit edilmiştir.
Ülkemiz kadınları açısından bir diğer önemli gördüğüm, araştırmaların da işaret ettiği sanayileşmenin neticesinde görülen göç olgusu ile kadınların kırsal alandaki baskıcı gelenek göreneklerden kurtulmakla birlikte kentin sunduğu olanaklardan yararlanamama durumunda, gittikçe kötüleşen ekonomik koşullar söz konusu olduğunda, sağlıklarının kötüye gitmesi, eş ve çocuklarıyla ilişkilerinin bozulduğu, kaygı düzeylerinin arttığıdır. Devletin Kurumları aracılığıyla ve sivil toplum örgütleriyle işbirliği içinde bu kadınlara yönelik gerçekleştirdiği programlarda yalnızca ekonomik, sağlık ya da eğitim hizmetleri değil, aynı zamanda bilinçlendirmeye yönelik sosyal çalışmaları ve psikolojik hizmetleri de içermelidir, çünkü kadınlar aile içerisindeki ilişkiler açısından çoğunlukla anahtar bir rol oynamaktadırlar.
Kasım 2001’de Yeni Medeni Kanun kabul edilmiş, eksiklikler olmasıyla birlikte kadınlar için önemli mesafeler kat edilmiştir. 2005 Nisan ayı itibariyle yürürlüğe girecek olan Türk Ceza Kanununun Türkiye’nin gerek insan hakları normlarına uyumlu bir hukuk devleti olması yolunda gerekse Avrupa Birliği adaylık ve demokratikleşme sürecinde belirleyici niteliktedir. En önemlisi de kadın, erkek, çocuk, yetişkin tüm Türk vatandaşlarının hayatlarını özel, kamusal, sosyal ve politik alanlarda büyük ölçüde etkileyecektir.
Yalova’da kadınlara yönelik çalışmalarınız hangi aşamada?
Çalışmalarımızı kısa ve uzun vade olarak ele aldık, kısa vadede; Kadınların, haklarını yaşama geçirme becerisi edindirmek ve toplumsal değişim harekete geçirme gücüne ulaştırmak. Programa katılan kadınların, toplumsal rollerine ya da cinsiyetin algılayışına bağlı olarak yaşadığı kısıtlamalarla baş etme gücünü kazanmasına yardımcı olma. Programa katılan kadınların programından edindikleri bilgiler doğrultusunda, çevrelerindeki diğer kadınlara paylaşarak, yeni bilinçler oluşturmak ve toplumsal hareketliliği arttırmak.
Uzun Vadede ise; Kadınların ev içinde ve kent yaşamında konumunun güçlendirilmesi, kadın nüfusunda “ Kadın Bilinci” nin geliştirilmesi ve kadının yaşamın her alanında ( toplumsal, ekonomik faaliyetlerde, politikada vb.) yer alması. Kendini grup içerisinde ifade etmesine yardımcı olunarak kendine güvenin geliştirmesi. Kadının toplumda yaşadığı sorunlar hakkında bilinçlenerek, kendisi hakkında öncelik geliştirmesi, ayrıca hem cinslerinin yaşadıklarına karşı duyarlı hale gelmesi, gerektiğinde ortak tavır sergileyebilmesi.
Peki Çocukların Yalova’da konumu nedir?
Yalova’da son zamanlarda sokakta çalışan çocuk sayısı tedirginlik verici boyutlara ulaştı. Özellikle deprem sonrasında çocuk işçilerin sokaktan kurtarılması için yoğun çalışmalar yapılmasına rağmen, bu sayının artmasının önüne geçilemiyor. Yalova yoğun göç alan iller arasında. Yaşanan göç sonrasında sokaklarda her türlü tehlikeye açık bir şekilde çalışmak zorunda kalan çocuk sayısı ne yazikki giderek sayıları artmıştır.
Çocuklara Yönelik Rehabilitasyon Çalışmalarınız Sürüyor mu?
Deprem sonrasında Yalova Valiliği, ILO ve Çalışma Bakanlığı iş birliği ile sokakta çalışan çocukların rehabilitasyonuna yönelik bir proje başlattık.
Sokakta çalışan 600’ü aşkın çocuk tespit ettik. Bu çocukların ailelerini tespit edip, çocuklarını okula götürülmesinin sağlanması için katkılarda bulunduk. Elbet bu yönde çalışmalar halen devam ediyor.. Ancak yine de Yalova’da nüfusa nispetle sokakta çalıştırılan çocuk sayısı oldukça fazla. Kuruluşumuzda görevli sosyal hizmet uzmanları ve psikologlar, sokak çocuklarıyla ilgileniyor. Bu çocukları eğitmeye uğraşıyoruz.

  • Yazılmış yorumlar listeleniyor...
  • 20 Nisan 2011 19:29 tarihinde nurcan okçu yazdı;mrb çocuk gelişimi mezunuyum anadolu üniversitesi sosyal hizmet bölümü okumaktayım yalova da oturuyorum ihtiyaç durumunda beni arayabilirsiniz       tel..0534 847 36 10
  • 20 Eylül 2010 18:53 tarihinde ayşe yavuz yazdı;mrh yalova 'da ikamet etmekteyim sosyal hizmetler bölümünü okuyorum . sizinle çalışmak istiyorum 6295
  • 28 Nisan 2010 14:41 tarihinde hülya özcan yazdı;çalışmalarınız yalovayı çok değiştirdi dahada değiştiricek sizin mesleğe bağlılığınızı yürekten kutluyorum başarılar
  • Yorumunu YazTüm Yorumları Göster (6)
Yorum Formu

Resimde gördüklerinizi bu kutuya yazınız.
  • Tamamı BÜYÜK harflerden oluşan yorumlar yayınlanmaz.
  • Bu habere beş dakika içerisinde sadece bir adet yorum yazabilirsiniz.
  • T.C. yasalarına aykırı, hakaret içeren, kişilik haklarına saldırı niteliğindeki yorumlar yayınlanmayacaktır.
  • Yorumlardan doğabilecek hukuki yaptırımlardan hiç bir şekilde Yalovamiz.com sorumlu tutulamaz.
  • Yazılan her yorumun yayınlanacağı garanti edilmemektedir.

Tasarım ve Programlama Akro Media & ProDESTEK

Web sitemiz hakkında görüş ve önerilerinizi bildirin.

RSS

Firma Kayıt